yatağın ile cümle

yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yoksa yatağının yanında her erkek gördüğünde gözlerin böyle ışıldıyor mu?Or... If any man is near your bed side, are your eyes always glossy like this?
Ama sen bununla yatağına gidebilirsin. Öyleyse neden gitmiyorsun?But you're in bed with him too.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.We kicked his bed so that he could see out.
Ayrıca bebeğinizin beşiğini yatağınızın yanına koyarak bebeğinizi her zaman görebilirsiniz.In addition, you can keep a crib right next to your bed so you can always see your baby.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.The bathroom was so big, she built the bed over the bathtub -- it's quite fascinating.
ve yatağında uyuya kaldım.e dei uma cochilada na cama dela!
Ve o biyo-reaktör yara yatağında uzanacak.And that bio-reactor will lay down in the wound bed.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.On his bed is a girl from the neighborhood named Sheila.
Bu 2-5 dolar, yatağınız vardır.This is two to five dollars. You have a bed.
Yelek bana kocaman bir yatağın üzerine serilmiş bir örtüyü hatırlatıyordu.The doublet makes me think of a coverlet on the vast bed.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Take it from me: Under the bed is not a good hiding spot.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.The other reason is this amazing bush glows.
Onları alıp buraya gel de... ...üstüne giydirelim, daha sonra da yatağına geri dönmelisin.Well, go get them and bring them here, we'll put them back on and then you got to go back to bed.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.There's a little plaque on the end that, you know, each buyer gets their name engraved on it.
Ameliyathanede, yatağın başında hissettim ben bunu.I've felt it in the operating room, at the bedside.
Rüya şeyler gerçek yaparken, yatağında uyurken ROMEO.ROMEO In bed asleep, while they do dream things true.
Ve benim hayat stol'n onu yatağına ev hath.And, on my life, hath stol'n him home to bed.
Önce git, hemşire beni Senin hanım takdir yatağına ev acele teklifGo before, nurse: commend me to thy lady; And bid her hasten all the house to bed,
Şimdi, sabah damat senin yatağından canlandırmak sana gelince, sen ölü bir sanatı:Now, when the bridegroom in the morning comes To rouse thee from thy bed, there art thou dead:
Hayır! Sana asla yatağın hangi tarafında yatmayı sevdiğini sormadım.I never asked you which side of the bed you liked.
Niçin sabahları yatağından kalkarsın?Why do you get out of bed in the morning?
Onun kucağında oturmayı severdi çünkü yatağında yatmanın onun için acı verici olduğunu söylerdi.He liked to sit on her lap because he said that it was painful for him to lie in his own bed.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][we must dream the dreams of a river seeking its course,] [of the sun dreaming its worlds.]
Bu kaya yatağının ürünü olarak oluşuyor ve organizmalar yol açmak ile meşguller.This is the breakdown product of the bedrock, that organisms are busy munching their way through.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.They take iron and manganese minerals within the bedrock and they oxidize them.
Bize cok ciddi bir sekilde bakti: " Eger kafani yatagin basucuna vurmazsan olabilir."No problem is ever as serious as it looks.
Ben yatağın kenarına oturdu.I sat on the edge of the bed.
Yatağına git.Go to your bed.
Havaya CO2 eklemek yatağın üzerine bir tane daha battaniye atmak gibidir.Adding CO2 to the air is like throwing another blanket on the bed.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.You know the feeling of lying in bed with the window open, listening to gentle rain outside?
Çok uzun boylu ve senin yatağında yatıyor.He's very tall[br]and he's sleeping in your bed.
Senin yatağındaydı.He was in your bed.
‹‹Kimse babasının karısını almayacak, babasının evlilik yatağına leke sürmeyecektir.››A man shall not take his father's wife, and shall not uncover his father's skirt.
onlara, ‹İsrail halkı Şeria Irmağının kurumuş yatağından geçti› diyeceksiniz.Then you shall let your children know, saying, 'Israel came over this Jordan on dry land.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.She went up and laid him on the bed of the man of God, and shut the door on him, and went out.
Elişa eve vardığında, çocuğu yatağında ölü buldu.When Elisha had come into the house, behold, the child was dead, and laid on his bed.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.He is chastened also with pain on his bed, with continual strife in his bones;
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaStand in awe, and don't sin. Search your own heart on your bed, and be still. Selah.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.He plots iniquity on his bed. He sets himself in a way that is not good. He doesn't abhor evil.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››"An evil disease," they say, "has afflicted him. Now that he lies he shall rise up no more."
Menteşeleri üzerinde dönen kapı gibi, Tembel de yatağında döner durur.As the door turns on its hinges, so does the sluggard on his bed.
Yatağınızı ulu, yüksek dağa serdiniz, Oraya bile kurban kesmeye gidiyorsunuz.On a high and lofty mountain you have set your bed; there also you went up to offer sacrifice.
Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.From a drop of semen when emitted;
O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?Was he not an emitted drop of semen,
İşçiler heykeli 1999 yılında Losinj bölgesi yakınında deniz yatağından çıkardılar.Workers raised the statue from the seabed near the Losinj area in 1999.
Racan, hastanedeki yatağında eşi Diana Plestina yanındayken şafaktan önce uykusunda öldü.He died in his sleep before dawn, with his wife Diana Plestina by his hospital bed.
Uçak veya gemilerin üzerinde yatağın üç tipi vardırː Gerçek, manyetik ve pusula yatak.On aircraft or vessels there are three types of bearing: true, magnetic, and compass bearing.
Bu eşyaların hepsi duvara, çocuğun yatağının üstüne asılırdı.All of these items were hung on the wall, over the boy's bed.
O gecenin ilerleyen saatlerinde Fridolin önemli bir hastanın ölüm yatağına çağrılır.Later that night, Fridolin is called to the deathbed of an important patient.
İşlem başlangıçta cevher yatağına deliklerin delinmesini içerir.The process initially involves the drilling of holes into the ore deposit.
Liç çözeltisi, cevherle temas ettiği yatağın içine pompalanır.Leaching solution is pumped into the deposit where it makes contact with the ore.
Charyn Kanyonu, Charyn Nehri'nin ana yatağını takip eder.Charyn Canyon follows the main course of the Charyn River.
Sondaj, tuğla ve seramik için birçok kil yatağından yararlanılır.Many clay deposits for drilling, brick and ceramics are exploited.
Nehir yatağında ve ötesinde (nehirden uzakta) su depoları inşa edilmiştir.Water reservoirs are built on the riverbed as well as beyond it (in a distance from river).
Azer Gold CJSC, 2016 yılında Chovdar yatağında altın madenciliğine başladı.In 2016, Azer Gold CJSC began gold mining in the Chovdar deposit.
Motor, türbin yatağının sağlığını izlemek için termoelektrik enerjili sensörler kullanır.[1]The engine uses thermoelectric-powered sensors to monitor turbine bearing health.[44]
Bu fenomen en aktif halindeyken deniz-yatağını kaldırabilir.When this phenomenon is at its most active it can lift the sea-bed.
Bunun yerine, efsanedeki insanların Zambezi taşkın yatağında yaşadıkları söyleniyor.Instead, the people in the myth are simply stated to have been living on the Zambezi floodplains.
Paleo akım, bir dizi çapraz yatağın enine kesitini görerek belirlenebilir.Paleocurrent can be determined by seeing a cross-section of a set of cross-beds.
Cornelia inci kolyesini Godfrey'in yatağının altına yerleştirir ardından polisi arar.Cornelia plants her pearl necklace under Godfrey's mattress, then calls the police.

İlgili Sayfalar