yatağın ile cümle

yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.‎يتفكر بالاثم على مضجعه. يقف في طريق غير صالح. لا يرفض الشر
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.他 在 床 上 圖 謀 罪 孽 、 定 意 行 不 善 的 道 、 不 憎 惡 惡 事
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.他 在 床上 圖謀 罪孽 、 定意 行 不 善 的 道 、 不 憎惡惡事
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Az ágyán volt egy lány a szomszédból, akit Sheila-nak hívtak.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Di atas tempat tidurnya ada seorang gadis bernama Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.En su cama había una chica del barrio llamada Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Một cô bé tên là Sheila sống ở trong cùng khu chúng tôi đang ngồi trên giường.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Na cama dele estava uma miúda do bairro chamada Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Na jego łóżku jest dziewczyna z sąsiedztwa o imieniu Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Na jeho posteli je dievča od susedov menom Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Na jeho posteli je dívka ze sousedství, Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Op zijn bed ligt een meisje uit de buurt, Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Pe patul lui e o fată din cartier numită Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Sul suo letto stava una ragazza del quartiere che si chiamava Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Sur son lit, il y a une fille du quartier appelée Sheila.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.Στο κρεβάτι ήταν μια κοπέλα από τη γειτονιά, η Σίλα.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.На кровати лежала девушка из нашего квартала, её звали Шейла.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.На леглото беше момиче от квартала на име Шийла.
Yatağında Sheila adında mahalleden bir kız vardı.На ліжку лежала Шейла, дівчина з нашого району.
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Als ich sie da im Bett liegen sah, dachte ich,
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;침대 위에 그녀를 내려다 보면서 저는 속으로 생각했습니다.
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Quando olhei para ela, na cama, pensei comigo mesmo
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Saat melihatnya terbaring di ranjang, saya berpikir, kalau saja Anda sedikit lebih peduli,
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Когато в погледнах в леглото, си помислих:
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Когда я посмотрел на пациентку, которая лежала на кровати, я подумал:
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;כלומר, כמה קשה זה יכול להיות?
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;بينما أنا أنظر إليها وهي مستلقية على سريرها، قلت في نفسي
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;もう少し 気を付けさえしていれば
Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;我望住佢瞓喺床,心諗
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][a medrét kereső folyó álmát kell hogy álmodjuk,] [a világait álmodó Nap álmát kell hogy álmodjuk.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][dobbiamo sognare i sogni di un fiume che cerca il proprio letto,] [del sole che sogna i suoi mondi.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][kita harus bermimpi tentang sungai yang mencari jalurnya] [tentang matahari yang memimpikan dunianya.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][강물이 제 길을 찾아가는 꿈을 꾸고,] [자기 세상을 꿈꾸는 해를 꿈꿔야 한다.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][musíme snít sen o řece hledající svůj směr,] [o slunci snící své světy.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Musimy śnić sny o rzece szukającej swego biegu] [O słońcu śniącym o swych światach.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][nous devons rêver de rêves d'une rivière cherchant son lit,] [du soleil rêvant ses mondes.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]♪ să visăm visele unei ape căutându-și albia, ♪ ♪ unui soare visându-și cuvintele. ♪
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]soñemos sueños activos de ríos buscando su cauce, sueños de sol soñando sus mundos.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Temos que sonhar os sonhos de um rio em busca do seu curso,] [sonhos do sol a sonhar os seus mundos.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][we moeten de droom dromen van een rivier die haar weg zoekt,] [van een zon die droomt over haar werelden.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][wir müssen Träume träumen von einem Fluss, der seinen Lauf sucht,] [von der Sonne, die ihre Welten erträumt.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][Θα ονειρευτούμε τα όνειρα του ποταμού που ψάχνει το δρόμο του,] [του ήλιου που ονειρεύεται τους κόσμους του.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][будем видеть сны о реке, ищущей русло,] [о солнце, сочиняющем мир.]
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.](трябва да сънуваме сънищата на река търсеща своя път,) (както и слънцето сънуващо своите думи.)
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]עלינו לחלום את חלומות הנהר המחפש את נתיבו, ואת חלומות השמש החולמת את עולמותיה.
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.][يجب أن نحلم أحلام نهر يسعى إلى مجراه،] [وبالشمس تحلم بالأكوان].
[yatağını arayan nehrin düşlerini düşlemeliyiz,] [dünyalarını düşleyen güneşin.]自らの世界を夢見る 太陽の夢を
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Abbiamo spinto il suo letto così che potesse vedere fuori.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Chúng tôi phải đá vào giường để ra hiệu cho anh ta nhìn ra ngoài.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Empurrámos a cama para que ele pudesse ver para fora.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Felemeltük az ágyát, hogy kilásson.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.I-am lăsat patul mai jos ca să poată vedea afară.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Kami menyingkirkan ranjangnya sehingga dia dapat melihat keluar.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.우리는 그의 침대를 차서 그가 바깥을 볼 수 있었죠.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Le corrimos la cama para que pudiera ver.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Nadzvedli jsme jeho postel, aby mohl vidět ven.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Njegovo posteljo smo prestavili, da je lahko gledal ven.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Nous avons poussé son lit pour qu'il puisse voir dehors.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Odsunuli sme mu posteľ, aby vidiel von.
Yatağını dışarı çıkardık dışarıyı görebilsin diye.Przesunęliśmy jego łóżko by widział na zewnątrz.

İlgili Sayfalar