yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.Ketika Yakub mendengar bahwa Yusuf datang, ia mengumpulkan seluruh tenaganya, lalu duduk di tempat tidur
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.혹이 야곱에게 고하되 네 아들 요셉이 네게 왔다 하매 이스라엘이 힘을 내어 침상에 앉아
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.Tedy oznámeno jest Jákobovi a povědíno: Aj, syn tvůj Jozef přišel k tobě.
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.Иакова известили и сказали: вот, сын твой Иосиф идет к тебе. Израиль собрал силы свои и сел на постели.
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.ויגד ליעקב ויאמר הנה בנך יוסף בא אליך ויתחזק ישראל וישב על המטה׃
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.فاخبر يعقوب وقيل له هوذا ابنك يوسف قادم اليك. فتشدد اسرائيل وجلس على السرير
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.有 人 告 訴 雅 各 說 、 請 看 、 你 兒 子 約 瑟 到 你 這 裡 來 了 . 以 色 列 就 勉 強 在 床 上 坐 起 來
Yakupa, ‹‹Oğlun Yusuf geliyor›› diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.有 人 告 訴雅 各 說 、 請看 、 你 兒子 約瑟 到 你 這裡來 了 . 以色列 就 勉強 在床 上 坐起來
Yani, ne kadar zor olabilir ki? Yatağında yatarken ona bakıp düşündüm;Quiero decir, ¡no es que sea tan dificil!
Yatağına girdikten sonra bir farkı yok değil mi?Akár össze is keverhette volna, mert magának tök mindegy, csak melegítsük meg az ágyát. Értem én.
Yatağına girdikten sonra bir farkı yok değil mi?Al zou het andersom zijn, dan maakt het nog niet uit. Als we je bed maar warm houden.
Yatağına girdikten sonra bir farkı yok değil mi?Ar putea fi invers... ... pentru că oricare din noi e bună de-ncălzit patul. Am înţeles.
Yatağına girdikten sonra bir farkı yok değil mi? İkiniz de çok tatlı ve güzelsiniz.Bueno, ambas son adorables y hermosas.
Yatağına girdikten sonra bir farkı yok değil mi?قد يكون بالعكس لأنه بصراحة لا يهم لأن أي مننا تكفي لتدفئة السرير أفهمك
Yatağına gitmek zorundasın.Tienen que irse a la cama.
Yatağına git.Отиди на леглото си.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Ada sebuah plakat kecil di ujungnya itu, tahukah anda, masing2 pembeli dapat mengukir nama mereka di atasnya.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.C'è una targhetta sul bordo, con inciso il nome del proprietario.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Có một bản khắc ở đằng sau, bạn biết đấy, có tên của người mua trên đó.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Da ist eine kleine Plakette am Ende, wissen Sie, jeder Käufer bekommt seinen Namen dort eingraviert.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Der er en lille plade i enden hvor, I ved, hver køber får deres navn indgraveret på det.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Există o plăcuţă pe o parte, ştiti, pe care numele fiecărui cumpărător este gravat.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu. (Gülüşmeler)Er is een bordje aan het voeteneinde, weet je wel, waar elke koper zijn naam in gegraveerd krijgt. .
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Il y a une petite plaque au bout où, vous savez, chaque acheteur fait graver son nom.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Každá postel má malou plaketu se jménem majitele.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.이 침대의 끝 부분엔 자신의 이름을 새겨넣을 수 있는 조그마한 장식판이 있습니다.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Tem uma pequena placa ao fundo da mesma e cada comprador tem o seu nome gravado nela.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Tiene una pequeña placa al final en la que... ...se graba el nombre de aquel que la compre.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Tole je plaketa na robu, v katero dobi vsak kupec vgravirano svoje ime.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Tu jest taka plakietka, na której można wyryć nazwisko każdego kupującego.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Van egy kis tábla a végén, tudják, amire minden vásárló nevét rávésik.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Υπάρχει μια πλάκα στο κάτω μέρος στο οποίο κάθε αγοραστής μπορεί να χαράξει πάνω το όνομα του.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Знаете, на изголовье есть табличка имя каждого покупателя на ней выгравировано.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.Накрая има малка табелка, на която гравират името на всеки купувач.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.יש שם לוח קטן בקצה שהשם של הקונה חרוט עליו.
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.هناك رقعة (لوحة) في الطرف ينقش عليها اسم كل مشتري
Yatağın ayak ucunda küçük bir plaka var yatağı alan kişinin isminin kazılı olduğu.買い手の名前が彫ってあります (笑)
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.(35:5) на ложе своем замышляет беззаконие, становится на путь недобрый, не гнушается злом.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.ájának beszéde hiábavalóság és hamisság; megszünt bölcs lenni [és] jót cselekedni.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Alles wat hij zegt, is slecht en bedrieglijk. Verstandig en goed handelen is er niet bij.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Di tempat tidur ia merencanakan kejahatan; perbuatannya tak ada yang baik, yang jahat tidak ditolaknya
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hänen suunsa sanat ovat vääryyttä ja petosta; hän on lakannut tekemästä sitä, mikä taidollista ja hyvää on.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hans munns ord er urett og svik; han har latt av å fare viselig frem, å gjøre godt.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Hans muns ord äro fördärv och svek; han vill icke göra vad förståndigt och gott är.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.În aşternutul lui se gîndeşte la răutate, stă pe o cale care nu este bună, şi nu urăşte răul.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Inique e fallaci sono le sue parole, rifiuta di capire, di compiere il bene
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.저는 그 침상에서 죄악을 꾀하며 스스로 불선한 길에 서고 악을 싫어하지 아니하는도다
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Maquina o mal na sua cama; põe-se em caminho que não é bom; não odeia o mal.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Nó toan ác tại trên giường nó ; Nó đứng trên con đường chẳng thiện , Nó cũng không gớm_ghiếc sự dữ .
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Nó toan ác tại trên giường nó; Nó đứng trên con đường chẳng thiện, Nó cũng không gớm ghiếc sự dữ.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.på sit Leje udtænker han Uret, han træder en Vej, som ikke er god; det onde afskyr han ikke.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Slová jeho úst sú márnosť a lesť; prestal mať rozum, aby robil dobré.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Slova úst jeho jsou nepravá a lstivá, přestal srozumívati, aby dobře činil.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Słowa ust jego są nieprawość i zdrada; nie chciał rozumieć, aby dobrze czynił.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Sobre su cama piensa iniquidad; está en un camino que no es bueno y no desprecia el mal
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.sondern sie trachten auf ihrem Lager nach Schaden und stehen fest auf dem bösen Weg und scheuen kein Arges.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Zlobo izmišlja v postelji svoji, stopa na pot, ki ni dobra, hudo se mu ne gnusi.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Ανομιαν διαλογιζεται επι της κλινης αυτου ισταται εν οδω ουχι καλη το κακον δεν μισει.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.Беззаконие измислюва на леглото си; Застава на недобър път; злото не мрази.
Yatağında bile fesat düşünür, Olumsuz yolda direnir, reddetmez kötülüğü.און יחשב על משכבו יתיצב על דרך לא טוב רע לא ימאס׃