yat ile cümle
yat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.He is currently in prison.
Yunus ise teknenin ambarına inmiş, yatıp derin bir uykuya dalmıştı.Creede then went to the garden and reclined on a couch in the summer house.
Vorbunker'daki yataklarında, yüzlerinde siyanür zehirlenmesinin açık işaretiyle bulunmuşlardı.They were found in their beds in the Vorbunker with the clear mark of cyanide shown on their faces.
Bu hastane 800 yataklıdır.The hospital has approximately 800 beds.
Buna ek olarak, daha geliştirilmiş ve kullanışlı yeni lastik mil yatakları kullanılmıştır.They also use new or modernised rolling stock.
Yapılan yatırım 3 milyar dolar civarındadır.The investment is estimated to be worth $3 billion.
Eşler sırayla kuluçkaya yatarlar.The girls quickly go to bed.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Before the advent of antibiotics, mortality was typically 30% in those that were hospitalized.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.She is very sickly and stays in the hospital.
Ülkenin en önemli petrol yataklarının bulunduğu yerdedir.It contains the country's main oil fields.
Hiç kâr getirmeyen yatırımın olasılığı da iflas oranı olarak bilinmektedir.The possibility of getting no return on an investment is also known as the rate of ruin.
Mahküm oldu ve 14 ay hapiste yattı.He was charged and served 14 months in prison.
Bazı yatay bisikletler, normal bisikletlerden daha uzun oluyor.Bicycle rollers are nearly as old as the bicycle itself.
Bazen ortalık kızışır, ama sonunda neşeli beste türküler söyleyerek ortalık yatıştırılır.They end up being honest, but go through some amusing antics to get there.
Dört yatak odası sayesinde merkez altı kişiye kadar yatılı konuk kabul edebilmektedir.There are four bedrooms of the center, accommodating up to six people.
Askı beşikte iki ip yatay ve yanyana/paralel gerdirilir.Two roots are in play, ḥbr/ḫbr.
Satranca olan yatkınlığı o küçük yaşında bile fark ediliyordu.Her addiction to liquor was evident even in her younger years.
Yeni nesil bir yatırım ve fonlama sistemidir.A PSPP has the character of a financing or resource-generating instrument.
Ancak Angelo hâlen Isabella ile yattığına inanmaktadır.However, she then finds Angela sitting up in bed.
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.Terraced flower beds are a common feature in traditional Korean gardens.
Zengin yatakları bulunmadığından, berilden elde edilir.When fully ripe it can be eaten raw.
Gelecek için iyi bir yatırım yapmış olur."But it was good experience for the future."
Bunun yerine sorunun altında yatan varsayımla mücadele etmek gerekir.It is opposed to the supine position which is face up.
Yatılı bölümü de vardır.There is also a fireplace.
Manyetik ekvator ise, eğilimin 0 olduğu çizgidir (manyetik alanın yatay olduğu yer).The magnetic equator is the line where the inclination is zero (the magnetic field is horizontal).
Yatırım beklenenden az olmuştu.Damage was less than expected.
Bu yatırımlar devam etmektedir.These funds are invested.
Yatırımcı gözüyle bunlara güven tamdır.Perhaps that's what confuses the investors.
Ataklardan %20'den daha azı hastanede yatış gerektirir.Fewer than 20% of exacerbations require hospital admission.
Erkek ve dişiler birlikte kuluçkaya yatar.Fathers and children sleep together in the same bed.
Şirket yurtdışında da yatırımlara sahiptir.He had also investments in industrial enterprises abroad.
Türkiye, Hindistan'a doğrudan yabancı yatırım girişleri konusunda 41. sıradadır.Turkey ranks 41st overall in terms of FDI inflows to India.
341), İmparator Konstantin'i ölüm yatağında vaftiz etmiştir.337: Constantine the Great is baptized on his death bed.
Eylül-Aralık: Bu aylara kara yatak ayları denilmektedir.The pile dwelling was only inhabited during certain summer months.
Bedeni de yattığı yatakta, tam anlamıyla bir kan gölünün ortasında kalmıştı.Within a matter of minutes we stood in a lake of blood.
Karısının oda hizmetçisi olan Emilia hemen yatak odasına girmiştir.The man's wife, Emma, calls from her bedroom.
Her şeyden önce kafam asla indie tarzının ne olduğuna yatmıyor.I shall never forget my first impression of the place.
(İki büyük ırmağın yataklarını değiştirip ahırlardan geçirerek.)(腾蛇二十二星,在营室北,天蛇也,主水虫。)
Bağımsız yatırım şirketlerinden - 1 üye."1 Independent Company".
Bu yasağın kaynağı Levililer kitabıdır:"Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.Of him scripture says: "Do not let your mouth make your flesh sin".
Mezara yattığında ise ölmez, yeniden dirilmek için gün sayıp dinlenir.Death will single him out and on the Day of Resurrection, he will stand up all alone!"
Ardından Rick, yukarı doğru çıkan ayak seslerini duyar ve yatağının altına saklaır.Confused, she then hears rampant footsteps coming towards her room and hides under the blanket.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.However, this article focuses specifically on investment in financial assets.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus mostly lives in near-shore seagrass beds.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Investors in a mutual fund pay the fund's expenses.
Afrika Finans ve Yatırım Grubu'nda bir yönetici idi.At the African Finance and Investment Group, he was an administrator.
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Please TURN AROUND, DON`T DROWN.
Onları yere gömüp, kuluçkaya yatarlar.She then breastfed them and put them to sleep in a cradle.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.The innkeeper would serve time in jail for his efforts.
Albüm, Lil Wayne'in yasadışı silah bulundurma suçundan hapis yattığı dönemde piyasaya çıktı.The video was shot before Lil Wayne went to jail on a gun charge.
Avrupa’da Yahudilere karşı ön yargıların kökeninde ise din yatmıştır.Aware of what was happening to Jews throughout Europe, the family went into hiding.
Garajlarda, parklarda yattım.I began making holsters in my garage.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.They had been sleeping on the floor inside the building.
Siyasi lezbiyen tanımımız, erkeklerle yatmayan, kendini kadın bakış açısından tanımlamış bir kadın.Our definition of a political lesbian is a woman-identified woman who does not fuck men.
Neshat'ın "Batılılaşma"nın bir parçası olarak Tahran'daki bir Katolik yatılı okuluna kaydoldu.As a part of Neshat's "Westernization" she was enrolled in a Catholic boarding school in Tehran.
İmtiyazlı hisse senetleri ile, yatırımcılar genellikle sürekli bir temettü garantisi altındadırlar.With preferred shares investors are usually guaranteed a fixed dividend forever.
"Gizli teşkilatın silahları Akdeniz'in dibinde yatıyor"."Research teams find oil on bottom of Gulf".
Şirket bu arz sonucunda yatırımcılarla, hisse başına 85 $'dan 19,605,052 hissesini paylaştı.At IPO, the company offered 19,605,052 shares at a price of $85 per share.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.He returns to the hotel, where he sleeps for several hours.
Orijini, antik dönemin doğurganlık, bereket kültünde yatar.Traditionally, the beginning of the season of house blessings with Holy Water.