yatırım ile cümle

yatırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dolayısıyla çok yüksek bir yatırım getirisi gerektirirler.したがって巨額の資金を必要とする。
İlçede istihdam sağlayıcı herhangi bir yatırım yoktur.特筆すべきは、代官所の出資が皆無。
Ortak yatırım CFM56 seri jet motorlarını imal etmek ve destek vermek için kurulmuştur.CFM56シリーズのジェットエンジンの製造と保守に特化したジョイント・ベンチャーである。
Bu Microsoft’un kurucusu Bill Gates ve ünlü yatırımcı Warren Buffett’ın servetlerinin toplamı kadardır.Microsoft創業者のビル・ゲイツ、投資家のウォーレン・バフェット等が愛飲している事でも有名。
İlçede önemli bir sanayi yatırımı bulunmamaktadır.これは主に、十分な一次産業への投資を持っていないによるものであった。
1936 ile 1939 arasında Polonya, İç Sanayi Bölgesine büyük yatırımlar yaptı.1936年から1939年にかけてポーランドは、国土の中西部から南部に広がる中央産業地帯 (Centralny Okręg Przemysłowy) に大規模な産業投資を行った。
TCDD, 2023 yılına dek 10.000 kilometrelik yüksek hızlı hat yatırım programı başlatmıştır.TCDDの上部機関であるトルコ運輸省は2013年までに1,500kmの、2023年までに4,000kmの高速鉄道網を整備する計画を立てている。
Son yıllarda enformasyon teknolojisi ve telekomunikasyon sektörlerinde şehirde yatırımlar yapılmıştır.近年、情報工学と電気通信分野の会社が市で出資している。
Yatırımların %10'unda ise yatırım yapılan şirketin yüzde 20'sinden fazlasına sahip olunmuştur.一度に投資できる両は全体投資額の最高10%までである。
Şirket yurtdışında da yatırımlara sahiptir.委員会は海外からも図書を購入した。
Şehre İngiltere içinden ve dışından yatırımların çekilmesini önem verilmektedir.西ドイツからの輸入は英米等の直接投資が呼び込んだものと推察される。
Bütün yatırım araçları tam bölünebilmelidir.これによって財政とは完全に切り離されることになった。
Size yatırım yapacak yapımcı bulamazsınız.個人投資家向けの製品を提供してはいない。
Yatırımcılardan - 2 üye.^ 第二部ゲスト。
İkinci ve daha önemi olarak, yatırımın seviye ve kalitesinin 1980lerde sabit kalması sayılabilir.このように、威力、安定感ともに屈指のレベルのストローク力は、1980年代最高のものであると評価されている。
Ernst & Young raporuna göre, Polonya yatırım çekiciliği açısından dünyada 7. sırada yer almaktadır.2009年の Ernst & Young による報告によれば、ポーランドはビールの生産量ではヨーロッパでも第3位である。
En büyük yatırımcıları Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg ve T-Venture şirketleridir.主要投资者为Equitrust、Setubal(M.M.Warburg&CO)、tbg和 T-Venture。
Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve önemli bir bölgesel yatırımcısıdır.其为巴尔干地区最大规模经济体,并为这一区域重要的投资者之一。
Ayrıca Musk bu iki şirketi de Tesla’ya uzun vadeli yatırımcı olarak kazandırmayı başarmıştır.马斯克还成功让两家公司作为特斯拉汽车公司的长期投资者。
Sonraki ay şarkıcı, Popchips'in sözcüsü ile temsilcilisi oldu ve şirkette yatırım yaptı.同年7月,她成为Popchips的代言人兼形象大使,还投资该公司。
2008–2009'da, bitki yönetimi kendi üzüm bağlarının alanını genişletmek için 15 milyon ruble yatırım yaptı.在2008-2009年当中,为了扩大自己的葡萄园该工厂投资了1500万卢布 。
1903'te Henry Ford 11 yatırımcıyla birlikte 28.000 Dolar sermayeyle Ford Motor Company'i kurdu.福特与11位其他投资者以2.8万美元的资金于1903年建立了福特汽车公司。
Faydacı: Zaman, para, ve kaynaklar bakımından bütün yatırımlardan getiri elde etmeye duyulan tutku.后重賜恩典,移住襄州,授太子率府率,給予祿錢。
Filistinlilerin yapabileceği tek yatırımın eğitim olduğuna inanmaktadır. ^哈马达拉认为,巴勒斯坦人可以做出的唯一投资应该放在教育上。
Şu anda, Katar hükümetinin özel yatırımcıların elinde kalanı ile havayolu % 50 hissesine sahiptir.現在,卡塔爾航空由卡塔爾政府和個人投資者各佔50%股份。
Daha sonra yerel yatırımcılara satıldı. ^ Sitesi其后既遣官采之产所,而买办犹未止。
Amerikan şirketlerinin ülkesinde yatırım yapmasını, Libyalı gençlerin Amerika’da eğitim görmesini istiyordu.巴林已经邀请马来西亚的企业界在该国投资。
Maliyet, yatırımın süresi boyunca artar; yatırım süresi ne kadar uzunsa maliyet de o kadar büyük olur.金錢不會自動隨時間而增值,金錢的時間價值經過實際的投資才能實現。
Yatırımcı gözüyle bunlara güven tamdır.給予保守投資者以投資信心。
Karadağ'da yatırım imkanlarını araştırdığını söyleyen devrik Tayland Başbakanı, Artık burası benim ülkem.台灣魔術師粘立人隨後召開記者會,抨擊這種魔術手法,這個手法開始在台灣被人討論。
Calyon Crédit Agricole Fransız Bankacılık grubunun Kalkınma ve Yatırım bankasıdır.ACBA银行是法国农业信贷银行的子公司。
Temel konuları, istihdam, sosyal refah ve kamu eğitimine yatırım, kamu güvenliği ve sağlık bakımıdır.其核心議題有就業;社會保險和福利;公共教育、公共安全與健保的投資。
Hisselerin düşüşe geçeceğine inanan yatırımcıların kullandığı bir yöntemdir.這是投資者最常用減少股票投資虧損的方法之一。
1991 - Yeni motor yatırımları yapıldı.1997年 - 新航運大樓開始營運。
Dolayısıyla çok yüksek bir yatırım getirisi gerektirirler.这被认为是一项很高的投资。
Okan Yatırım Bankası, hazinenin yazısı ile 25 Haziran 1998 tarihinde bankacılık işlemlerine başlamıştır.2009年6月25日,香港特别行政区金融管理专员已根据《银行业条例》向国家开发银行授予银行牌照,并於6月25日生效。
Ayrıca büyük yatırım fonlarının şirketin hisselerinde payları vardır.他们还在不动产上有重要投资。
Bu karar, Arap kesimindeki yatırımları desteklemeyi amaçladı .此举被认为是为了在海湾战争中唤起阿拉伯世界的支持。
Üniversite için "yaptığım en iyi yatırım" demiştir.日後他回到該校演說時高興的評論:「這是我所做過最棒的投資。
Toplam yatırımlarının değeri 6 milyon doları bulmaktadır.项目总投资6亿元。
Bu da sanayi yatırımlarını şehre çekmektedir.然而,这项业务也对公司带来了财政风险。
2011'deki toplam yatırım ise 22,5 milyar dolardır.2011年GDP为56.22亿元。
Bu amaçla yapılan yatırım, 1998 yılı içerisinde devreye alınmış ve halen tam kapasiteyle çalışmaktadır.此等工程於2006年與本項目一併動工,並於2008年啟用。
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.런던 회사의 투자자들이 실망스럽게도 버지니아에서는 금도, 은도 발견되지 않았다.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.이 사업 모델은 수 많은 기관 및 개인 투자자들을 끓어 모으는데 성공했다.
Bu seviyede melek yatırımcılar yatırım yapmaktadır.현재 엔젤 투자자로도 활발히 활동하고 있다.
Sadece 2007, yılında Çin'li yatırımcılar bölgeya 1 Milyar dolar yatırım yapmışlardır.2007년 중국 회사는 아프리카에 총 10억 달러를 투자하였다.
Dolayısıyla çok yüksek bir yatırım getirisi gerektirirler.이것들은 막대한 투자를 필요로 했다.
1936 ile 1939 arasında Polonya, İç Sanayi Bölgesine büyük yatırımlar yaptı.1936년부터 1939년에 걸쳐 폴란드는 국토의 중서부에서 남부에 걸쳐 넓은 중앙 산업 지대(Centralny Okręg Przemysłowy)에 대규모 산업 투자를 실시했다.
George Soros, Quantum Fonu Grubu’nun baş yatırım danışmanı olan Soros Fund Management LLC’nin başkanıdır.그는 Quantum Fund 와 Soros Fund Management 의 공동 설립자였다.
Yani , KAMAZ ilk on yılda inşaat yatırım sermayesini ödedi.바실리우스는 치세 말기인 10년간 대대적인 건축사업에도 나섰다.
Başım ağrır (ağrıyor), yatırım (yatıyorum).정말 원통한 일이야.내 가슴이 쓰라리고 아파!
TCDD, 2023 yılına dek 10.000 kilometrelik yüksek hızlı hat yatırım programı başlatmıştır.(Map) TCDD는 2023년까지 10,000 km의 고속철도 선로를 건설하기 위해 투자하고 있다.
Kuyumcu, değerli metal ve taşları işleyerek takı ve yatırım aracına dönüştüren kişidir.금고(金庫)는 돈이나 기타 귀중품을 보관하기 위해 특수 제작한 상자이다.
Teorideki bu teknik, yatırımcıların farklı finansal araçların değerlerini doğru hesaplamalarını sağlar.בתאוריה, שיטת חישוב זו מאפשרת למשקיעים להעריך את הערך ההוגן של מכשירים פיננסיים שונים.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.כדי לגייס כספים לפיתוח תעשייתי, פולין מכרה את רוב הציוד המודרני שייצרה.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.מאז שנות ה-90 חל גידול בהשקעות זרות בעיר.
1976’da başlayan ikinci dönem yatırım 1979‘da tamamlanmıştır.ההתאוששות בהשקעות, שהחלה ב-1976, התעצמה גם כן.
Harvard'da lisans öğrencisiyken Saverin, petrol endüstrisine 300,000$lık stratejik bir yatırım yaptı.במהלך לימודיו הרוויח $300,000 בהשקעה אסטרטגית בתעשיית הנפט.
Şirket bu arz sonucunda yatırımcılarla, hisse başına 85 $'dan 19,605,052 hissesini paylaştı.החברה הציעה 19,605,052 מניות במחיר 85 דולר למניה.

İlgili Sayfalar