yatılı ile cümle
yatılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
11 yaşında okuması için İngiltere'ye, yatılı kız okuluna gönderildi.W wieku trzynastu lat została wysłana do szkoły w Anglii.
Öğrenciler yatılı bölge okullarında eğitime devam etmektedir.Umożliwiono młodzieży odbywanie prób w pomieszczeniach studyjnych.
Süreya, 1947-48 döneminde İstanbul'daki Haydarpaşa Lisesinde parasız yatılı öğrenci olarak öğrenim görmüştür.Liceum Haydarpaşa w Stambule, do którego Süreya uczęszczał w latach 1947-48.
1865 - Yoksullar ve yetimlerin yatılı eğitimi için Darüşşafaka kuruldu.1865 omvandlades huset till Asylet för Pauvres Honteux.
1979 yılında yatılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi.1979 växte The Tourists ut ur The Catch.
Eğer yatılı kalması gerekiyorsa konuk edilir, yatırılır.Om åbo byggt laga hus måste han underhålla dem.
Almanca'nın ikinci dil olarak öğretildiği bir İngiliz yatılı okulunda eğitim almıştır.Den är skapad för att undervisa engelska som andraspråk.
Yatılı bölümü de vardır.Handikappsektion finns också.
Kendi "Büyük Belki"sini bulmak için Culver Creek yatılı okuluna gider.Майлз вирушає до школи-інтернату Калвер Крік, щоб знайти своє власне «Велике Мабуть».
Babası da onu götürüp bir yatılı okula bırakır ve bir daha hiç ortada görünmez.Мого батька теж забрали, заарештували у старій школі, її вже немає.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Частина студентів коледжу забезпечується житлом в гуртожитку.
Bu üniversitesitede yapılan ayrı bir sınavla ikinci sınıftan yatılı olarak başlamıştır.На підставі тестування його прийняли відразу в другий клас.
Çok az sayıda istisna dışında öğrenciler yatılı olarak okula devam etmişlerdi.Через відсутність матеріального забезпечення школу відвідувала лишень невелика кількість дітей.
Kızkardeşi ile beraber bir yatılı okulda okumuştur.З дружиною разом навчалися в одній школі.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.В своєму обійсті відвів безоплатно приміщення для двокласної школи.
1927-28 yılından itibaren yatılı öğrenci kabul edilmeye başlandı.З 1927-28 рр. почали приймати студенти-інтернати.
Burada bir yatılı bölge okulu da bulunmaktadır.Dále je zde výtvarná škola.
Eğer yatılı kalması gerekiyorsa konuk edilir, yatırılır.Nelze-li, setřeme ji za mokra, což je nutno vyzkoušet.
14 yaşındayken babası onu İsviçre'de yatılı moda tasarım okulu olan Institut Le Rosey'e gönderdi.Brzy poté jej jeho otec poslal do institutu Le Rosey, internátní školy ve Švýcarsku.
Alaska yerlileri bu yatılı okullarda zorla Hristiyanlaştırılmışlardır.Tyto školy měly "civilizovat" indiány umístěné v rezervacích.
Bir ara izinli gelen babası onu Fransız Dame de Sion okuluna yatılı olarak verir.Aby zůstal co nejblíže domovu, rozhodl se Frank navštěvovat University of Miami.
Burada bir yatılı bölge okulu da bulunmaktadır.Aici se găsește o tabără școlară.
Tahsilin tamamı ise yatılı bölge okullarıyla karşılanır.Întregul său parcurs școlar se realizează în școli armene.
Ayrıca köye yapılan yeni yatılı ilköğretim okulu açılmıştır.Acesta a înființat și o școală începătoare pentru copii satului.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Câteva familii locuiesc în căminul școlii.
Okula ilk yıl 38 yatılı erkek öğrenci kaydoldu.Az első évben 38 tanulót oktattak.
Eilis İrlanda yatılı evlerinde yaşamaktadır ve her gece ev sahibeleriyle akşam yemeği yemektedir.Egy ír vendégházban lakik ahol minden este együtt vacsoráznak a többi lakóval.
Genellikle yatılı okullarda mutlu olan çocuk yoktur sanıyorum.A legjobbak általában a káptalani iskolák voltak.
Annabelle Tillman, senatörün kızıdır ve ceza olarak Katolik yatılı okula yazılmıştır.Annabelle Tillman (Erin Kelly) egy politikus lánya, akit szigorú katolikus lányiskolába küldenek.
1890'lı yılların başında okul yatılı hale getirildi.Az 1890-es évek elején felmerült, hogy az iskolát át kellene adni a községnek.
Köyde ilköğretim okulu yoktur Araç ilçesine bağlı yatılı okul düzeni vardır .Autó nélkül a városban – oktatási segédanyag .
Okula ilk yıl 38 yatılı erkek öğrenci kaydoldu.Kouluun kirjoittautui yhteensä 38 oppilasta ensimmäisenä syksynä.
Öğrencilerin bir kısmı yatılı; diğerleri gündüzlü idi.Muut olivat käyneet oppikouluakin ja osa oli ylioppilaita.
Erkek yatılı bölümü vardır.Heimoon kuuluu joitakin päällyskasveja.
Bu nedenle, yatılı okul olan kolejin ilk yıllarda yer konusunda sıkıntı çektiği söylenebilir.Karria epäiltiin yleensä ensimmäisenä, jos lukiossa tapahtui jotain ikävää.
1979 yılında İhsangazi Yatılı Bölge Okulunun açılmasıyla mevcut yapılaşma artmaya devam etmiştir.Vuonna 1979 lukio siirtyi nykyiseen koulurakennukseen.
Eğer yatılı kalması gerekiyorsa konuk edilir, yatırılır.Αν της έδωσε κάποια παρηγοριά, πρέπει να είμαι ευγνώμων .
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Λειτούργησε ακατάπαυστα επί μία χιλιετία.
Yeni alınan yurt binası da yatılı 75 öğrenciyi barındırmakta yetersizdi.Den nye bygning havde 19 elevværelser med plads til 75 elever.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Eleverne er bosiddende på skolen.
Okula ilk olarak 301 öğrenci kayıt yaptırdı, içlerinden 75 öğrenci yatılı idi.Sammenlagt går der omkring 1000 elever på skolen, hvoraf omkring 75 er indskrevet på kostskolen.
1954’te okul yeniden yatılı olarak faaliyete girdi.I 1954 blev en større tilbygning til skolen taget i brug.
Yatılı bölümü de vardır.Det finnes også en hæravdeling.
İngiltere’de prestijli bir yatılı okul olan Queen Elizabeth's Hospital’a gitti.Mens han bodde i England gikk han på kostskolen Queen Elizabeth's Hospital i Bristol.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Elevene bor på skolens internat.
Expedıtıon : Doğada uzun süreli (genellikle 1 haftalık) yatılı olarak yapılan etkinliktir.Grunneieren krever inn en (som regel årlig) grunnleie.
1979 yılında yatılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi.På septembermøtet 1979 ble medlemmene inviteret til debatt.
İlköğretim okulu yatılıdır.Grunnskolen er fulldelt.
İlkokuldan sonra bir süre Elazığ Anadolu Lisesi'nde yatılı okudu.Det siste året på universitetet ble han bare dårligere i anatomi.
Köydeki çocuklar genelde Şenlik Köyü'nde yatılı olarak okumaktadır.Der sover beboerne som regel i oppholdsrommet.
Bunlar yatılı ve burslu okullardı.Den var for Stokka og Tjensvoll skolekretser.
1954’te okul yeniden yatılı olarak faaliyete girdi.I 1954 fikk skolen et tilbygg.
Yatılı bölümü de vardır.Mereka pun menuntut bagian.
1976-1977 öğretim yılına kadar yatılı olan okul bu tarihten itibaren tam gün olmuştur.Sekolah ini telah berdiri sejak 1 Oktober 1977 sampai sekarang.
Üreme mevsimde bir nadiren de iki kez kuluçkaya yatılır.Pernah mengikuti Pesta Siaga, sedikitnya dua kali.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.“Saya sering tanda tangan surat pernyataan dispensasi uang kuliah.
On bir yaşında yatılı okula gönderildi ve okulun yemekleri kötü ve de disiplini çok sertti.Vào năm 11 tuổi ông được gửi vào trường nội trú, nơi có đồ ăn nghèo nàn và kỷ luật khắt khe.
Cumberbatch 8 yaşından itibaren yatılı okullara gitti.Benedict Cumberbatch vào học tại trường nội trú từ năm 8 tuổi.
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Nó đã từ lâu bị thâm hụt tài chính.
Erkek yatılı bölümü vardır.Quả chứa 1 hạt.