yatı ile cümle
yatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hazar Denizi’inde balıkçılığa da yatırım yaptı.Il se consacre à la pêche au requin.
Yatırımcılardan - 2 üye.Réservé aux investisseurs individuels.
Üreme mevsimde bir nadiren de iki kez kuluçkaya yatılır.La vie offre rarement deux fois la même opportunité.
Karaağa'da bir adet yatılı bölge ortaokulu bulunmaktadır.Il s'y trouve une importante école de karaté.
Yatırımlarda artış gerçekleşti.Retour sur Capitaux Investis
Bu fon, 28 yıllık tarihinde dünyanın en yüksek performansa sahip yatırım fonu olarak kabul edilmiştir.J'ose parler de cela parce que depuis 28 ans c'est devenu un des hauts lieux de la confession.
Bu büyümenin merkezinde hem geleneksel hem de yeni veri kaynakları yatıyor.Au-dessous de est une recette de base et traditionnelle.
Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.Les banques ne sont plus les seules distributeurs de produits bancaires.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.Je suis monté à l'étage et ai enlevé mes vêtements.
Oğlu İshak'ı bağlayıp sunaktaki odunların üzerine yatırdı.Il lia son fils Isaac, et le mit sur l’autel, par-dessus le bois.
Vurgu İmi (´): Sağa yatık olarak kullanılır.L. (voir l'encadré à droite).
Laurie bunun doğru olmadığını söyler ve Lindsey ile onu yatağa yatırır.Il a été prouvé qu'il avait raison lorsque Stacy et House couchent ensemble.
Yatırım potansiyeli olarak daha çok gıda üzerine yoğunlaşılmıştır.Plus important peut-être, des fonds sont alloués à la recherche.
7 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 1980'den 1984'e kadar hapis yatıp daha sonra serbest kaldı.Il est enfermé en prison jusqu'en 1980 et s'exile en Suède après sa libération.
Defin hazırlıkları tamamlanınca cenaze yatırıldığı yerden kaldırılır.Ce sera plus tard que l’on retrouvera l’endroit où il est enterré.
Almanya ve İspanya yatırımların büyük çoğunluğunu kendilerine çekmeye devam etmektedirler.L'Allemagne et l'Espagne ont diminué fortement les subventions de ce secteur.
Evde durduğu zaman ise yatıp uyumayı tercih eder.Elle regarde ensuite la télé avant d'aller se coucher.
Yeraltı suları bol almasına rağmen yatırım yapılıp içme suyu temin edilemiyor.Malgré des demandes répétées, nous n'avons fourni de l'eau potable.
Bu tür platformlar alternatif yatırım seçenekleri sunmaktadır.Ce hedge fund, regroupe plusieurs fonds d'investissement alternatifs.
Cansız bedeni öylece yatıyordu.Son corps est allongé.
Kral Leonidas gerginliği yatıştırdı ve Termopylae'de savunma yapılması konusunda herkesi ikna etti.Léonidas apaise les tensions et affirme vouloir défendre les Thermopyles.
"Gizli teşkilatın silahları Akdeniz'in dibinde yatıyor".Les armes de la ville sont sculptées au centre du soubassement.
Carmella çantasındaki sözleşmeyi yatırır gibi olsa da yatırmadı.Carmella n'utilise pas sa mallette.
1994-1995 yılından itibaren kız öğrencilere de yatılılık olanağı sağlandı.Entre 1994 et 1996, l'université accroit ses capacités d'accueil des étudiants.
Okan Yatırım Bankası, hazinenin yazısı ile 25 Haziran 1998 tarihinde bankacılık işlemlerine başlamıştır.La banque fédérale de Chicago cessa le traitement des chèques papier le 17 novembre 2009.
Erkek öğrenciler için yatılı kısmı bulunmaktadır.Un uniforme est obligatoire pour les élèves.
Böyle de yatılmaz ki.Il ne dort pas.
Krusty bu ihtilafı sona erdirmek için hemen kampı ziyaret eder ve Bart'ı yatıştırmayı becerir.Krusty fait finalement son apparition pour calmer Bart et apaiser les tensions,.
Gemi ayrıca Amerikan yatırımcı John Pierpont Morgan tarafından finanse ediliyordu.Elle devient alors proche du financier John Pierpont Morgan.
İlk yatırım masrafı çok, fakat bakım masrafı az ve temizdir.L'investissement de départ est important, mais les coûts de fonctionnement sont relativement faibles.
Yatırım almaya çalışan girişimlerin hepsi bu arayışlarında başarılı olamamaktadır.Ses efforts pour attirer des investissements dans la province n'ont pas eu autant de succès.
Ailesi, Alex'i yani tek halefini hastaneye yatırır.Pendant ce temps, Alex rend visite à Max, son jeune patient, à l’hôpital.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Ils couchaient nus sur les planches.
Konsey, Azerbaycan ile İngiltere arasında ticareti ve yatırımı teşvik eder.Promouvoir les échanges commerciaux et les investissements entre la France et le Cambodge.
Pilot, lövyeyi sola eğdiğinde soldaki yatırgaç kalkar, sağdaki yatırgaç ise iner.Le pilote se plaçait à droite tandis que le mitrailleur était à gauche.
Yatırılan paranın geri dönüşü kesin olarak takip edilebilir.Le retour sur investissement sera alors connu.
Yatırım harcamasının sonucunda ortaya çıkan yatırım, orta ve uzun dönemde getiri sağlamaya devam eder.Ce taux doit être relativement bas pour favoriser les investissements à moyen et à long terme.
Fakat, bu eleştirmenleri yatıştırmaya yetmemiştir.Cependant, elle n'a pas laissé les critiques la limiter.
Böylece hayvancılıkta "evde doyur evde yatır" usulüne dönülmek zorunda kalındı.Ils ont alors reproduit l’abattoir chez eux avec du « bétail » humain.
Krediler daha sonra daralır ve yatırım büyümesi azalmaya başlar.Par suite, l'investissement va diminuer et le revenu diminuer.
Yapılan yatırım 3 milyar dolar civarındadır.L'investissement prévu est de l'ordre de trois milliards d'euros.
Bununla birlikte yaklaşık 40 civarında kişisel bilgi-işlem yatırımı yapmıştır. ^ Wei, Coach K.Une quarantaine de jeunes chercheurs étaient associés à ses activités. ↑ « sociologie
2008'de dünyanın en uzun binası nın yapımı için 10 Milyar Dolarlık yatırım planlamıştır.En 1998, la municipalité investi 10 000 $ d'aménagement à proximité du pont.
Son aktivite eşzamanlılık, kredi ve yatırım ürünleridir.Son activité se concentre sur les comptes courants, le découvert, le crédit et les produits d'investissement.
2013 - 2015’te piyasaya sürülecek yeni sedan otomobil yatırımı açıklandı.Ces nouvelles plateforme de forage seront livrées entre 2013 et 2015.
Kendi servetini kültür yatırımlarına harcamak istiyordu.Il employa sa fortune dans des œuvres sociales.
Yatırımcı gözüyle bunlara güven tamdır.Elle est plus sûre pour l'investisseur.
O, bebeğini yatağa yatırdı.Él acostó a su bebé en la cama.
Geçen haftadan beri yatakta hasta yatıyor.Llevo en la cama enfermo desde la semana pasada.
Tom yatıyordu.Tom estaba mintiendo.
Yatakta yatıyorsun.Estás tumbado en la cama.
Çocukları yatırmam gerek.Tengo que acostar a los niños.
Tom hangi mezarlıkta yatıyor?¿En qué cementerio está enterrado Tom?
Kripto paraya binlerce ₺ yatıran insanlar da var.También hay gente que invierte miles de liras turcas en criptomonedas.
Éé Éé sağa yatık olan akute imi'nden oluşur.Por la derecha: Oñate, que viene de Oñate.
Filistinlilerin yapabileceği tek yatırımın eğitim olduğuna inanmaktadır. ^Cree que la única inversión que los Palestinos pueden hacer es en la educación.
National Nanotechnology Initiative dolayısıyla ABD 3.7 milyar dolar yatırım yaptı.A través de su Iniciativa Nanotecnológica Nacional, Estados Unidos ha invertido 3.700 millones de dólares.
Gidip bir yere oturuyorum ya da yatıyorum.Voy y me siento o me acuesto.
AFI'ye yatırım yapan Mandarić, kulüp başkanı olarak kaldı.Mandarić, inversor en AFI, se mantuvo como presidente del club.
Sequoia Capital, Don Valentine tarafından ABD'de de 1972 yılında kurulmuş bir yatırım şirketidir.Sequoia Capital es una empresa de capital fundada por Don Valentine en 1972.
İlgili Sayfalar