yatı ile cümle

yatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından demir çelik ve inşaat sektöründe yatırımlar yaptı.Danach betätigte er sich in der Eisen- und Stahlindustrie.
İngiltere‘de bir yatılı okulda okudu.Ausgebildet wurde sie in einem Internat in England.
Elektrifikasyonun pek çok avantajı vardır, ancak ciddi yatırım harcaması gerektirir.Viele Rohstoffe können nur unter Einsatz von erheblichen Investitionen gewonnen werden.
Yatılı bölümü de vardır.Sie haben auch eine Strafabteilung.
Yeni nesil bir yatırım ve fonlama sistemidir.Ein Investmentfonds ist ein Fonds zur Geld- und Kapitalanlage.
Mayıs’ a kadar 120.000 Amerikan Dolarlık yatırım tüketildiği için çalışmalar 6 aylığına rafa kaldırıldı.Das Ziel, innerhalb eines Monats 120.000 US-Dollar einzusammeln, konnte sogar noch leicht übertroffen werden.
Hephaistos onları yatıştırır.Salustia beruhigt sie.
Köyden ayrılanların köylerine sahip çıkmamaları nedeniyle hiçbir yatırım yapılmamıştır.Für Sedliště sind keine Ortsteile ausgewiesen.
Bu da yatırgaçların verimini arttırır.Hierdurch wird es Arbeitnehmern ermöglicht, auch einkommensmäßig aufzusteigen.
Borchert, karaciğer hastalığının tedavisi için İsviçre Basel'de bir sağlık merkezine yatırıldı.In der Schweiz wird Hippotherapie von der Krankenkasse bezahlt.
Yabancı yatırımlar desteklendi.Das restliche Kapital wurde fremdfinanziert.
Başta, geriye yatık bir tepelik vardır.Hinten befindet sich eine Starrachse.
Çerkes Hasan yakalanana kadar 5 kişi ölü yatıyordu.Beim Untergang der Carpathia kamen fünf Menschen ums Leben.
Rüzgar yatıştı.Le vent s'apaisa.
O yatakta yüzükoyun yatıyordu.Elle était couchée à plat ventre sur le lit.
Tom altı ayda yatırımını üçe katladı.Tom a triplé son investissement en six mois.
Forbes, bitcoin'i 2013 yılının en iyi yatırım aracı olarak adlandırdı.Forbes a nommé le bitcoin le meilleur investissement de l'année 2013.
Polisler yatı arar ve büyük miktarda kokain bulurlar.La police monte à bord et trouve une grosse quantité de cocaïne.
Skandal ancak Osgood kocasıyla yeniden bir araya geldiği zaman yatıştı.Le scandale ne cessa que lorsque Osgood retourna auprès de son époux.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Le business model a attiré beaucoup d'investisseurs institutionnels et privés.
Trendeki herkes kurtarıldı; 84 kişi hastaneye yatırıldı ve bir kişi öldü.Tous les passagers sont évacués ; 84 sont admis à l’hôpital et un mort est à déplorer.
En büyük yatırımcıları Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg ve T-Venture şirketleridir.Ses principaux investisseurs sont Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg et T-Venture.
2014'te Bloomberg, bitcoin'i yılın en kötü yatırımı olduğunu söyledi.En 2014, Bloomberg a nommé le bitcoin l'un de ses pires investissements de l'année.
Devlet yatırımlarındaki hızlı artışla kentin endüstriyel kapasitesi arttı.Avec l'augmentation rapide de l'investissement public, la capacité industrielle de la ville a augmenté.
Sözde Sarıkız kötü yola düşmüş, başka başka insanlarla yatıp kalkıyor diyorlarmış.Un peu mal à l’aise, ils parlent à propos du fait qu’ils n’ont couché avec personne d’autre.
Ünlü Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers iflasını açıkladı.Faillite de la banque américaine Lehman Brothers.
Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar.Ils emballent les récipients dans des feuilles et les portent sur leur tête.
Kendisine bu paradan verilen komisyonu da Clementine Philips adına açtırdığı banka hesabına yatırır.Il sort ainsi de prison et reçoit une commission qu'il mettra sur un compte au nom de Clémentine Phillips.
Erkek yatılı bölümü vardır.Il possède une section féminine.
Londra'da yatırım bankası Morgan Stanley'de kariyerine başladı.Il commence sa carrière dans la banque Morgan Stanley.
Tüm bunlara karşın Stalin'in kentte kalması paniği yatıştırdı.Cependant tout semble contraindre Truman à rester dans la ville.
Sağ yatıp sağ kalkmışlar!Les femmes sont représentées droites et debout.
Goldman Sachs, çokuluslu bir ABD yatırım bankasıdır.Goldman Sachs, banque américaine d'investissement.
Hareket edemeyecek kadar zayıf bir şekilde yerde yatıyorlardı.Ils gisaient là, dans leurs excréments, trop faibles pour bouger.
Yıl içinde iki ila üç kere kuluçkaya yatılabilir.Il peut y avoir 2 mises bas dans l'année.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.L'Estonie encourageait aussi les investissements étrangers.
Deney, insanları uykuya yatırmakla ilgilidir.Kyle se penche sur les raisons pour lesquelles les gens dorment.
Almanya'da önce dil öğrenimi için bir buçuk yıl yatılı bir lisede eğitim görmüştür.Elle parle parfaitement anglais ayant étudié un an et demi à l'étranger.
Yatın yasadışı işlerde kullanıldığını söylerler.Ceux-ci parlent d'utilisation de substances illicites.
Son yıllarda meyve fidanları dikilerek ilerisi için yatırım yapılmaktadır.Lors de la décennie suivante, est fondée la holding FRAM Investissements.
İngiltere, Azerbaycan'daki en büyük yabancı yatırımcıdır.L'un des plus grands investisseurs étrangers en Azerbaïdjan est le Royaume-Uni.
Toprak mezardaki gömüt başı batıya dönük, sağ yanına hocker (ana rahmindeki gibi) yatırılmıştır.Le confluent de la Queue d'âne (arrivant de la droite) et de la Côle.
Yatırımcılar aynı zamanda bitcoin madenciliğine de yatırım yapmışlardır.De ce fait, les mineurs de Bitcoin peuvent aussi miner Bitcoin cash.
Şehrin yüksek ekonomik büyüme oranı çok sayıda yatırımcı çekmiştir.D'après plusieurs recherches, la ville connaît un succès économique en raison de nombreux investissements.
Kabak bedeni temizler, sinirleri yatıştırır.Il apaise les tensions, calme les nerfs.
Bir diğer yatırım yönetimi bitcoin fonlarıdır.D'autres méthodes d'investissement sont les fonds bitcoin.
Tırnak Törpüsü: Bakan kişi kısa süreli derin bir uykuya yatırır.Pouvoir : Celui qui met le masque va trouver instantanément un sommeil profond.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.Les tensions au sein de l'Église ont été réglées.
Hissedarlar arasında Deutsche Bank'ın yanı sıra İngiliz ve Fransız yatırımcıları da içeriyordu.Elles ont servi à rembourser les créanciers du secteur privé – dont les banques allemandes et françaises.
Bu fonların hareketleri diğer küçük yatırımcıları da etkilemektedir.Son capital provient d'actions détenues par de petit investisseurs.
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Peu après son arrivée aux États-Unis, Zahara est hospitalisée pour déshydratation et malnutrition.
At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz.Mais le cheval gagne, sur lequel il n'a évidemment rien misé.
Hephaistos onları yatıştırır.Héraclès se calme.
Yatılan yer demektir.Les Dômes au couchant.
Jawlensky Wiesbaden'nin Rus Ortodoks mezarlığında yatıyor.Il est inhumé au cimetière russe de Wiesbaden.
2016 yılında da yaklaşık 1,8 milyar dolar yatırım yapılması planlanmaktadır.En 2016, plus de 1,48 milliard d'euros ont été régularisés.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.L'une des utilisations de l'épargne est donc l'achat d'un bien qu'il investit.
Parayı reel ekonomiye yatırıp reel ekonomiden kazanma vardır.Ils doivent l’être si l’on veut créer un véritable marché financier pour attirer les capitaux.
Yatırımcılar bu durumdan memnun değillerdir.Toutefois, les Juifs ne se satisfont pas de cette situation.
Bu çalışmasında işletmeleri masaya yatırdı.Il construisit cela sur sa table de cuisine.
İlgili Sayfalar