yassı ile cümle

yassı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Gırık(Tepe), Yasûg(Yassıhöyük) ve Kîlîsîg(Dilek) bağlı mezraalardır Atatürk Barajının 3 km Kuzeyindedir.Il sommo sacerdote fa introdurre poi Azaria, Ismaele e tre leviti, cui svela la verità.
Bu eşitlikler ise evrenin yassı, açık veya kapalı olduğu anlamına gelir.La legge di Dio è frutto della rivelazione ed è chiara, certa, costante ed universale.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.La coda viene usata come timone.
15 Eylül - Yassıada Yargılamaları kararları açıklandı.Il 5 agosto dovrà rispondere di queste accuse in tribunale.
Eski adı , Yassı Viran 'dır(harabe anlamında).И (弈 — пиньинь yì) — древнее название игры Го.
Yassıada'da 17 ay hapis yattı.Впоследствии 17 дней провёл в тюрьме Мазас.
27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra tutuklandı ve Yassıada Yargılamaları'nda yargılandı.После государственного переворота 27 мая 1960 года был арестован и отдан под суд.
İkinci dava Yassıada'ydı.Это была уже вторая судимость.
Ama arka tarafı daha gridir, alın daha az yassılaşmıştır.Гребень удлиняется на спине, но там чешуя намного меньше.
Yanları yassı olur ve yüksek bir sırtları vardır.У него серьёзное лицо и капризная губа!».
Yapılan oturumlar her gece radyoda Yassıada Saati programında halka duyuruluyordu.Бой часов ежедневно передавали по радио.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.Листья пружинят, хотя они выкованы из стали и составляют единое целое со стволом.
Yeşil yassıkuyruk, Tazmanya'nın endemik kuş türlerindendir.11 видов обитающих здесь птиц — эндемики Тасмании.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Разобрать мясо на мелкие кусочки.
Evrim süresinde bazı mastodon türleri ön dişlerini kaybetmiştir; bazılarının dişleri ise yassılaşmıştır.وحدث في بعض أحقاب تطور الثيرابودات أن فقد بعضها أسنانه.
İkinci dava Yassıada'ydı.محاكمة الطاغية الثاني.
Yassı kuyruğunu dümen olarak kullanır.يستخدم محلوله الكحولي كضمادات سائلة.
Yassı evren, Açık Evren ile aynı nihai kaderi paylaşır.مصير الكون ككل هو مسألة لا تزال مفتوحة.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.كذلك كانت الخيول كثيرًا ما تسرج بسروج من القماش مرسوم عليها شعار النبالة.
Parmaklarda yassı tırnaklar bulunur.باب ما ذكر في الأصابع.
Bütün Trematodlar parazit yassısolucanlardır.Todos os esporozoários são parasitas obrigatórios.
Objeler yassılmış gibi görünebiliyorlardı.As lamelas podem parecer estar encharcadas.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Valem um pedaço de carne.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Saté zijn stukjes geroosterd vlees op een spiesje.
Yassı evren, Açık Evren ile aynı nihai kaderi paylaşır.Het uiteindelijke lot van het heelal is hetzelfde als dat van een open heelal.
Stella için Manet, modern devrimde yassılaştırmanın babasıydı.Voor Caro was dit het moment de moderniteit te omarmen.
27 Mayıs Darbesi sırasında tutuklanarak Yassıada mahkemelerinde yargılandı.Op 27 mei 2011 werd hem door de rechtbank tijdens zijn betoog het woord ontnomen.
Ankara' nın Yassıviran köyünden olup, 1592 yılında etrafına topladığı kişilerle haydutluk yapıyordu.Iedere provincie had zijn eigen wensen wat betreft de steden die zij in 1592 graag veroverd zagen.
Kaşıkçılar, adlarını çok uzun, ucu iyice yassılaşmış yayvan gagalarından alırlar.Langpootmuggen danken hun naam aan de zeer lange en sprieterige poten.
Parmaklarda yassı tırnaklar bulunur.De vingers kregen nagels.
14 Temmuz 1960 tarihinde Yassıada'da intihar etti.Norisada pleegde op 4 juli zelfmoord.
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.Zamiast niego powstaje świetlista kula podobna do słońca.
Yerel yassı ekmekleri ftira ve geleneksel Malta ekmeği kaşerdir.Miejscowy płaski chleb zwany ftira oraz tradycyjny maltański bochenek chleba są koszerne.
Diğer yassı solucanlardan, 4 sinir kordlarının varlığı ile ayrılırlar.Podstawki podzielone wzdłuż przegrodami, z czterema palcowatymi sterygmami.
Batı yassıkuyruğu Avustralya'da bulunur.Żaby znaleziono we wschodniej części Australii.
Vücut dorso-ventral olarak (alt-üst yönünde) yassılaşmıştır.Kroppen är tillplattad uppifrån (dorsoventralt).
Vücutları dorso-ventral yassıdır.Proctophyllodes ingår i familjen Proctophyllodidae.
15 Eylül - Yassıada Yargılamaları kararları açıklandı.Den 15 september släpptes reglerna för uttagningen.
Ona göre güneş bir yaprak gibi yassı imiş.Han benämnde henne som den som solen skiner på.
Türkiye'nin en büyük yassı demir üreticisidir.Венесуела є великим виробником залізняку.
Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.На всьому Юконі було заарештовано в цей рік 150 людей.
Bütün Trematodlar parazit yassısolucanlardır.Всі види є паразитами напівхордових.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor.У січні 1966 року почалися судові процеси.
Sanduka mezarlar ise mezar çukurları içine büyük, yassı taşların yerleştirilmesiyle yapılmıştır.Kámen byl vyhrazen pouze pro náboženské stavby, k nimž patří i hrobky.
Diana altmış-yedi yaşşına geldiğinde çeşitli fiziksel problemlerle karşılaştı.Když jí bylo 67 let, začala zažívat četné fyzické problémy.
Başlangıçta kalın olan abakus, sütunların incelmesiyle yassı bir levha halini almıştır.Drahoš prohrál hned na začátku, míní expert.
Ancak bu yönelim yalnızca “lokal yassı” uzayzamanlar için geçerlidir.Je třeba podotknout, že tato hierarchie je platná jen pro místní skupiny.
Parmaklarda yassı tırnaklar bulunur.Na prstech jsou zřejmé otisky prstů.
1940 yılından sonra köy halkı yassı örtü evler yerine kiremitli binaları kullanmaya başlamıştır.V roce 1941 došlo v osadě k výstavbě zděných domů namísto dosavadních stanů.
Daha sonra da ve diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleri ile birlikte Yassıada'da hapsedildi.Ulterior împreună cu alte persoane membre ala Partidului Democrat, Menderes este închis pe Yassiada.
1961 - Yassıada'da Anayasa'yı ihlal davası başladı.1961: Începe procesul Eichmann în Israel.
İkinci dava Yassıada'ydı.A doua acuzație adusă gen.
Molekül olarak yassı bir şekilleri vardır.Ebből kifolyólag a molekuláknak sajátos alakja van.
Doğu yassıkuyruğu türünün ana yurdu Avustralya ve Tazmanya'dır.Az ausztrál serlegpáfrány őshazája Ausztrália és Tasmánia.
Koyu kırmızı yassıkuyruk, Avustralya'ya özgü bir tür olup, Yeni Zelanda'ya ve Norfolk Adası'na da yayılmıştır.A vörösfejű lile Ausztrália-szerte elterjedt, de megtalálható Új-Zélandon is.
Diğer yassı solucanlardan, 4 sinir kordlarının varlığı ile ayrılırlar.Kérődzők, négy részből álló összetett gyomorral.
Yassıada'da 17 ay hapis yattı.17 vuotta vankilassa, Maraton edessä.
Parmaklarda yassı tırnaklar bulunur.Sormien päissä on kynnet.
Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.Στις 2 Σεπτεμβρίου στάλθηκαν στο Στούτχοφ 150 από αυτούς τους συλληφθέντες.
14 Ekim - Yassıada Duruşmaları başladı.Στις 4 Νοεμβρίου άρχισε η δίκη του Αλ.

İlgili Sayfalar