İdrar yolu enfeksiyonları yaşlılarda sıklıkla belirti vermez.Urinary tract symptoms are frequently lacking in the elderly.
B6 vitamini Yaşlı ve orta yaşlı deneklerde bilişsel aktivite artışı bulunmamıştır.Vitamin B6 – no cognition-enhancing effects in middle-aged and older adults.
2005 yılında Yaşlı Vatandaşlar, Kadın ve Gençlik Bakanı olarak atandı.In 2009, she was appointed as state minister for youth and children affairs.
Mevcut Holosen yaşlı buzullar arası oluşum yaklaşık 11.700 yıl önce Pleistosen'in sonunda başladı.The current Holocene interglacial began at the end of the Pleistocene, about 11,700 years ago.
Bu merkez, türünün Amerika'daki en yaşlısıdır.This program is one of the oldest of its kind in the United States.
Kendi gibi yaşlı atının adı "Garip"tir.The name of the horse was always "Dick".
İkinci adamın yaşlı, güçsüz ve eğitimsiz olduğunu kabul edelim.The attacker continues to victimise the young, weak, vulnerable and uninformed.
O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.It is over 10,000 years old.
Bir Karşılaşma – Okuldan kaçan iki çocuk yaşlı bir adamla karşılaşır."An Encounter" – Two schoolboys playing truant encounter a middle-aged man.
Bazı deneylerde ise bebekler, yaşlılar ve hamile kadınlar da kullanılıyordu.They included infants, the elderly, and pregnant women.
Kendisinin ve eşinin yaşlı olduğu bir zamanda mucizevi bir şekilde oğlu olur.He and others are imprisoned until he miraculously names the murderer.
Yaşlılığı yoksulluk içinde geçti.There is pride in poverty.
Öğrenciler genellikle yaşlı ve eğitim seviyeleri düşüktür.Classes are usually split up by age and skill level.
Şu anda mahallede 35-40 hane yaşamakta ve bu nüfusun çoğunluğu yaşlılardan oluşmaktadır.The locality is named after them, and some thirty-five to forty families live there.
Taslak kafasının üstünde bir ok işareti olan orta yaşlı kel bir adam olarak çizilmişti.Their appearance resembles that of a naked middle-aged man with a skinhead.
Yaşlı adam, dede.Bonner, Ded.
Genellikle yaşlı kömürler daha kalitelidir.The former are usually of higher quality.
Bütün yaşlı modeller standart Leopard 2A4'lere dönüştürülmştür.All the older models were upgraded to 2A4 standard.
"Öte" ise yaşlı adam demektir."Gamla" means "old."
Yaşlılar ve küçük çocuklarda belirtiler çok belirgin olmayabilir.In children, numerous nonspecific signs and symptoms may be present.
Mahallenin nüfusu büyük çoğunluğu yaşlılardan oluşur.The majority of the population of the municipality is elderly.
Sağlık sorunları ve yaşlılığı nedeniyle bu görevde zorlandı.Declined due to health problems and advanced age.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.It has two kosher restaurants, an old-age home and a cemetery.
Genellikle yaşlı ve postmenopozal (menopoz sonrası) kadınların hastalığıdır.Originally it was described in elderly and/or post-menopausal women.
Yaşlı Amy, Doktor'a iki Amy'yi de alırsa bunu kabul edeceğini söyler.The older Amy agrees to help if the Doctor would take her too.
Katılımcılar genç ya da yaşlı, profesyonel ya da amatör olabilir.Athletes may be professionals or amateurs.
Bu köy içinde biraz yıkık görünüşlü kulübede Czipra adında bir yaşlı çingene kadın yaşamaktadır.In a particularly disreputable hut there lives an old gypsy woman named Czipra.
Görünümü yaşlı değildir, orta yaşlıdır.There is no middle age.
Öldüğünde, dünyanın en yaşlı politikacısıydı.At the time of his death, he was the oldest national leader in the world.
Yaşlı "Baba" Moroni Olsen ...Damru "Danny" Anjan Srivastav...
Otobüsten ilk olarak yaşlı çift serbest bırakıldı.The last two tracks were first released on Afters.
Yusuf doğduğunda Yakup oldukça yaşlıydı.He visited Morocco while relatively young.
Pir kelimesi Farça "yaşlı" ya da "ihtiyar" anlamındadır.In this respect, it resembles the word "elder" or "senior".
Kadınlar, bir ama gibi dalmayı 12 veya 13 yaşlarında yaşlı bir "ama"dan öğrenirler.Her age is unknown, but looks like a 12- or 13-year-old girl.
Kimileri ise yaşlılıklarını İsveç'te geçirme niyetiyle geri dönmüşlerdir.Many of the girls have reportedly returned to Thailand.
Yaşlı bir erkek olarak betimlenir.He speaks like an old man.
Yaşlı ağaçların sadece en üst kısmında dalları kalır.Remains of a single cannon lie at the top.
9.558 yaşındaki ladin halen dünyanın en yaşlı ağacı olarak kabul edilmektedir.The village by 958 already appears on its face to be a consolidated settlement.
Folat - Yaşlı ve orta yaşlı deneklerde bilişsel aktivite artışı bulunmamıştır.Folate – no cognition-enhancing effects in middle-aged and older adults.
Çok iri ve yaşlıydı.He was tall and big.
Bu oyun özellikle orta yaş ve daha yaşlı kimseler için popülerdir.The film proved to be especially popular among middle-aged and elderly Koreans.
Tercihen yaşlı ağaçların oyuklarında yuva yaparlar.They prefer to perch on the tops of trees.
Annesinin ölümü üzerine yaşlılar için bir kampanya başlattı.She develops close relationships with older women because of her mother's death.
Bu dili konuşabilenler genelde yaşlı nesillerdir.Speakers of the language are usually older adults.
Kendisi biraz yaşlıdır ve korkak biridir.He is very childish and is a coward.
Yaşlı Çeçen kadınlar.Stroppy Old Women.
Kendisinden daha yaşlı olan Andrey Aleniçev de onun gibi profesyonel düzeyde futbol oynadı.His older brother Andrei Alenichev also played football professionally.
Yaşlı Herakleios, oğlunun Bizans tahtına çıkmasının haberinden kısa bir süre sonra öldü.Heraclius the Elder died soon after receiving news of his son's accession to the Byzantine throne.
Sitenin 550 yıldan daha yaşlı olduğuna inanılmaktadır.The site is believed to be more than 550 years old.
Yalnız, yaşlılar için hastalık belirtileri ve tedavi yöntemleri yetişkinlerinden sıkça farklıdır.Both symptoms and treatment among the elderly differ from those of the rest of the population.
Figürler, gençliği, olgunluğu ve yaşlılığı temsil etmektedir.It depicts youth, maturity and old age.
Genelde, beyin parçalarını küçük çocuklara ve yaşlılara verirlerdi."So, they have set their sights on yours, your innocent girls and boys."
Ayrıca Madonna, Oricon listesinde ilk 10'a giren en yaşlı kadın sanatçı oldu.She also became the oldest female artist to enter the top-ten in Oricon albums chart history.
Emekliye ayrıldığında ABD ordusundaki en yaşlı personeldi.At the time of his death, he was the oldest military officer in the United States.
Bazı hizmetçiler yaşlı insanların bakımını da üstlenebilirler.For services to the Care of Elderly People.
Yaşlı Queeks (Titrek): (Seslendirme : Özgür Özdural) Adanın yanardağında yaşıyordur.Long John Silver: The cook on the voyage to Treasure Island.
Köyün yaşlıları, köyü Tirkilik olarak telaffuz ederler.These depict the people of the village as being stupid.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Persons Entitled to Receive Pensions.
Maia en yaşlı ve en güzel olanıdır.That is why his tomb is the biggest and most beautiful.
Ancak hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle azledildi.He eventually requested retirement on account of old age and illness.