Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benden daha yaşlı olan bir sürü hastam var.I have a lot of patients who are older than me.
Yaşlı adamın sakalı uzun ve inceydi.The old man's beard was long and thin.
O, çok yaşlı olsa bile hayat dolu.He is full of life even though he is very old.
Ben yaşlılık nedeniyle ölmekten korkmuyorum.I am not afraid of dying due to old age.
Tom yaptığının yanlış olduğunu bilecek kadar yaşlı.Tom is old enough to know that what he did was wrong.
Sanırım Tom Mary için çok yaşlı.I think Tom is too old for Mary.
Henüz işe yaramayacak kadar yaşlı değilim.I'm not over the hill yet.
Buradaki en yaşlı kişi benim.I'm the oldest one here.
Tom yaşlı bir kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.Tom helped an old lady load her groceries in her car.
Genç adam yaşlı kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.The young man helped the old lady load the groceries into her car.
Onun benden daha yaşlı mı yoksa daha genç mi olduğunu bilmiyorum.I don't know if he's older or younger than me.
Yaşlı meşe ağacı neredeyse evden daha yüksekti.The old oak was almost higher than the house.
Ben yaşlıyım gibi görünmüyorum.I don't look like I'm elderly.
Yaşlı gibi görünmüyorum.I don't look like I'm elderly.
Yaşlı gibi gözükmüyorum.I don't look like I'm elderly.
Yaşlı gözükmüyorum.I don't look like I'm elderly.
Yaşlı adam geçenlerde vefat etti.The elder passed away recently.
Yaşlı adam araç tarafından ezildi ve hemen hastaneye götürüldü.The old man was run over and immediately taken to the hospital.
Yaşlı adam gençleri kıskanıyor.The old man envies the youth.
Yaşlılar gençleri kıskanır.The old envy the young.
Yaşlı bir kadın, caddeyi geçiyor.An old woman is crossing the street.
Bunun için fazla mı yaşlıyım?Am I too old for this?
O, yaşlı olduğunu kabul etmiyor.He refuses to accept that he is old.
Yaşlıların sözünü kesme.Don't interrupt the elderly.
Tom biraz bozuk para çıkardı ve yaşlı adama verdi.Tom took out some coins and gave them to the old man.
Sen yaşlı bir kadın gibisin.You're like an old woman.
Tom onu yapmak için çok yaşlı değil.Tom isn't too old to do that.
Tom takımımızda en yaşlı oyuncudur.Tom is the oldest player on our team.
Tom sınıfımızda en yaşlı kişidir.Tom was the oldest one in our class.
O, grubumun en yaşlısı.He's the oldest of my group.
O sadece çılgın yaşlı bir aptal.He's just a crazy old fool.
O sadece çılgın yaşlı bir adam.He's just a crazy old man.
Tom sadece çılgın yaşlı bir aptal.Tom is just a crazy old fool.
Üç çocuktan en yaşlısı Tom'dur.The eldest of the three boys is Tom.
Tom üç oğlanın en yaşlısı.Tom is the oldest of the three boys.
Tom yaşına göre yaşlı görünüyor.Tom looks old for his age.
O, zengin bir yaşlı adamla evlendi.She married a wealthy old man.
Tom yaşlı insanlara karşı naziktir.Tom is kind to old people.
Tom çok yaşlı bir yaşta öldü.Tom died at a very old age.
O yaşlı ve deneyimli.She is old and experienced.
Tom neredeyse Mary kadar yaşlı.Tom is almost as old as Mary.
Yaşlı Tom biraz temiz hava kullanabilir.Old Tom could use some fresh air.
Yaşlı büyükanne iyi dans ediyor.Your old grandma dances well.
Ben hiç yaşlı gibi hissetmiyorum.I don't feel like I'm old at all.
Tom bir araba kullanacak kadar yaşlı.Tom is old enough to drive a car.
Tom bir araba kullanmak için yeterince yaşlı.Tom is old enough to drive a car.
Vücutta yaşlı ama kalpte genç.Old in body but young at heart.
Hiç kimse Fransızca öğrenmek için çok yaşlı değildir.No one is too old to learn French.
Hiç kimse Fransızca öğrenemeyecek kadar yaşlı değildir.No one is too old to learn French.
Daha yaşlı bir evcil hayvan almayı düşünün.Consider adopting an older pet.
Zaten yaşlı bir vatandaşım.I'm already a senior citizen.
Tom yaşlı erkeklerin en iyi yaptığı şeyi yaptı.Tom did what old men do best.
Kendimi tepeler kadar yaşlı hissediyorum.I feel as old as the hills.
Tom daha yaşlıdır ama daha akıllı değildir.Tom is older, but not wiser.
Yaşlı bir hizmetçi olmayacağım.I won't be an old maid.
Biz biraz daha yaşlıyız.We're a little older.
Gerçekten o kadar yaşlı mıyım?Am I really that old?
Biz hepimiz senin kadar yaşlı değiliz.We're not all as old as you are.
Biz hepimiz senin gibi yaşlı değiliz.We're not all old like you are.
Tom karısının babasından daha yaşlı.Tom is older than his wife's father.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod