Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tanıdığın en yaşlı insan kimdi?Who's the oldest person you know?
İyi doktor bir yaşlı kadına bakıyor.The good doctor sees an old woman.
Yaşlı adam oturuyor.The old man is sitting.
Bir zamanlar küçük bir adada yaşlı bir kral yaşardı.Once upon a time there lived an old king on a small island.
Yaşlı adam o sabah çok geç uyudu.The old man slept very late that morning.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Birçok insan daha yaşlıdır ama daha akıllı değil.Many people are older, but not wiser.
Web, yaşlı insanların anlamadığı yeni ekonominin bir parçasıdır.The Web is part of the new economy that older people don't understand.
O, yaşlı adamın yolu geçmesine yardımcı oldu.She helped the elderly man cross the road.
Yaşlı bir adam gibi konuşmaya başladın.You're starting to sound like your old man.
Tom'un Mary'den daha yaşlı olduğuna inanamıyorum.I can't believe that Tom is older than Mary.
Daha yaşlı görünmek için Tom saçını griye boyadı.Tom dyed his hair gray so he'd look older.
Tom'un kız arkadaşı ondan daha yaşlı.Tom's girlfriend is older than he is.
Tom'un bu kadar yaşlı olduğunu düşünmüyordum.I didn't think that Tom was that old.
Tom bunu yapamayacak kadar çok fazla yaşlı.Tom is way too old to be doing this.
Tom bunu yapamayacak kadar çok fazla yaşlıTom is far too old to be doing this.
Tom bana göre o kadar yaşlı görünmüyor.Tom doesn't seem all that old to me.
Tom'un babası benimkinden daha yaşlı.Tom's father is older than mine.
Tom bana çok yaşlı görünmüyor.Tom doesn't seem so old to me.
Yoksul yaşlı Tom.Poor old Tom.
Tom'un yaşlı bir adama benzediğini düşünüyor musun?Do you think Tom looks like an old man?
Tom koltuğunu yaşlı bir adama verdi.Tom gave his seat to the old man.
Çelimsiz yaşlı adam inatla bir tekerlekli sandalyeyi kullanmayı reddetti.The frail old man stubbornly refused to make use of a wheelchair.
O, koltuğunu yaşlı bir kişiye verdi.She gave her seat to an elderly person.
Yaşlı insanlar genellikle kendileriyle konuşurlar.Old people often talk to themselves.
Hiçbirimiz yaşlı adamın düştüğünü görmedi.None of us saw the old man fall.
Şu anda yaşlı bayan yalnız yaşıyor.Now the old lady lives alone.
Bu tür bir şey için çok yaşlıyım.I'm too old for this sort of thing.
Tom dedem olacak kadar yaşlı.Tom is old enough to be my grandfather.
Sen zaten huysuz yaşlı bir adam oldun mu?Have you already become a grumpy old man?
Tom henüz bir ehliyet almak için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to get a driver's license yet.
Yaşlı kadın bana somurtkanlık ve güvensizlikle baktı.The old woman looked at me with surliness and mistrust.
Yaşlı kadın bana öfkeyle ve kuşkuyla baktı.The old woman looked at me with surliness and mistrust.
Yaşlı köpekler yeni hileler öğrenebilirler.Old dogs can learn new tricks.
Yaşlı babaları her birine güzel bir at verdi.Their old father gave each of them a fine horse.
O, yaşlı kadına kasabadaki tüm gürültüye ve ışığa neyin sebep olduğunu sordu.He asked the old woman what was causing all the noise and light in the town.
Yaşlı kadın gitti ve yakında Prenses ile birlikte geri döndü.The old woman went, and soon returned along with the Princess.
Dans edemeyecek kadar çok yaşlıyım.I'm too old to dance.
Buranın en yaşlısı olsam da, hala oldukça genç sayılırım.Even though I'm the oldest one here, I'm still pretty young.
Yaşlı insanlar kolayca hastalanır.Old people get sick easily.
Sen Tom'dan daha yaşlı mısın?Are you older than Tom?
Yaşlılığım için para biriktiriyorum.I'm saving up for my old age.
Sen sadece yaşlı bir adam olduğunu düşünüyorsun!You think you're just an old man!
Tom Mary kadar yaşlı.Tom is as old as Mary.
John benim kadar yaşlı.John is my age.
Onlar benim yaşlı bir kadın olduğumu söyledi.They said that I am an old lady.
Bugün bir zamanlar olduğumdan daha yaşlıyım ve bir gün olacağımdan daha gencim.Today I am older than I once was, and younger than I will someday be.
Yoldaki yaşlı adama para verdim.I gave money to the old man in the road.
O sabah altıya kadar dışarı çıkmak için çok yaşlı.He's too old to go out until 6 a.m.
Kızkardeşlerinin hepsi senden yaşlı mı?Are all of your sisters older than you?
Kızkardeşin senden yaşlı mı?Is your sister older than you?
Yaşlı adam yakında öleceğini biliyor.The old man knows that he will die soon.
Tom huysuz yaşlı bir ihtiyar.Tom is a grouchy old man.
Az önce gördüğün yaşlı adam benim büyükbabam.The old man you just saw is my grandfather.
Az önce gördüğün yaşlı kadın benim büyükannem.The old woman you just saw is my grandmother.
Yaşlı adam yavaşça yürüdü.The old man walked slowly.
Yaşlı adam ölüme yakın.The old man is near death.
O, şeytanın büyükannesi kadar yaşlıdır.She is as old as the devil's grandmother.
Yaşlı adamı sevdim.I loved the old man.
Ben, bir yaşlı adam, yaşlılık hakkında yaşlı bir adama yazdım.I, an old man, have written to an old man about old age.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod