Tom buralarda yaşamak zorunda.Tom must live around here.
Tom'un yaşamak için sadece üç ayı var.Tom has only three months to live.
Tom yaşamak için bir yer arıyor.Tom is looking for a place to live.
Karımla yaşamak istiyorum.I want to live with my wife.
Tom benimle yaşamak için gelecek.Tom is going to come live with me.
Nerede yaşamak istersiniz?Where would you like to live?
Tom ile birlikte yaşamak zor.Tom is hard to live with.
Tom ile birlikte yaşamak kolay.Tom is easy to live with.
Ukrayna'da yaşamak ister misin?Would you like to live in Ukraine?
Birlikte yaşamaktan hoşlanmayabiliriz ama birlikte ölmek bir şeyi çözmeyecek.We may not enjoy living together, but dying together isn't going to solve anything.
Tom'un yaşamak için çok uzun zamanı olduğunu düşünmüyorum.I don't think Tom has very long to live.
İçimde Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlanacağıma dair bir his var.I have a feeling I'm going to really like living in Boston.
Böyle yaşamaktan bıktım.I'm tired of living like this.
Bu nedenle seyahat etmeyi severim ve pek çok farklı kültürü yaşamak isterim.That's why I like traveling, and would like to experience many different cultures.
Tom, yaptıklarının sonuçlarını yaşamak durumunda.Tom had to live with the consequences of his actions.
En büyük ağabeyim küçük bir köyde yaşamaktadır.My oldest brother lives in a small village.
Madrid'de yaşamak istiyor musun?Do you want to live in Madrid?
Yaşamak için bir nedenim yok.I don't have a reason to live.
Seninle birlikte yaşamak bir kabus olurdu.Living with you would be a nightmare.
Tom yaşamak için çalışıyor.Tom works for a living.
Tom olmadan yaşamak zor olacak.It's going to be hard to live without Tom.
Tom'suz yaşamak zor olacak.It's going to be hard to live without Tom.
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan hoşlanıyorsun.You do like living dangerously.
Yaşamak için yaptığın iş nedir?What is it you do for a living?
Korku yaşamak için gereklidir.Fear is essential for survival.
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan zevk alır mısın?Do you enjoy living dangerously?
Artık burada yaşamak istemiyorum.I don't want to live here anymore.
Daha fazla yaşamak zorunda olduğumu sanmıyorum.I don't think I have much longer to live.
Yalnız başıma yaşamak istiyordum.I wanted to live by myself.
Yalnız başıma yaşamak istiyorum.I want to live by myself.
Tom gerçekten Boston'da hiç yaşamak istemedi.Tom never really wanted to live in Boston.
Tom Boston'da yaşamak istediğini söylüyor.Tom says he wants to live in Boston.
Yaşamak için çok şeyin var.You've got a lot to live for.
Her zaman böyle bir yerde yaşamak istedim.I've always wanted to live in a place like this.
Hiç burada yaşamak ister misin?Would you ever want to live here?
Tom nerede yaşamak istiyordu?Where did Tom want to live?
Neden biri böyle bir yerde yaşamak ister?Why would somebody want to live in a place like this?
Neden herkes böyle bir yerde yaşamak ister?Why would anybody live in a place like this?
Birkaç yıl Avustralya'da yaşamak istiyorum.I'd love to live in Australia for a few years.
Tom'un yaşamak için çok daha uzun zamanı yok.Tom doesn't have much longer to live.
Benim çevrem yaşamak için güzel bir yer.My neighborhood is a nice place to live.
Burada yaşamak zorundasın.You have to live here.
Başka bir yerde yaşamak istiyorum.I'd like to live somewhere else.
Ben her zaman başka bir ülkede yaşamak istedim.I've always wanted to live in another country.
Boston ya da Chicago'da yaşamak istiyorum.I want to live in either Boston or Chicago.
Boston'da ya da Chicago'da yaşamak istiyorum.I want to live in Boston or in Chicago.
Tom Boston'da yaşamak için bir yer bulup bulamayacağını merak ediyordu.Tom wondered if he could find a place to live in Boston.
Neden Avustralya'da yaşamak istiyorsun?Why do you want to live in Australia?
Tom artık burada yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live here anymore.
Boston'da yaşamak ister misin?Do you want to live in Boston?
Seninle yaşamak kolay değil.Living with you isn't easy.
Onlarla yaşamak kolay değil.Living with them isn't easy.
Onunla yaşamak kolay değil.Living with him isn't easy.
Tom arkadaşlarına yaşamak için bir yer bulmalarına yardım etti.Tom helped his friends find a place to live.
Dan Meksika'da yaşamak istiyordu.Dan wanted to live in Mexico.
Hava olmadan yaşamak mümkün değildir.It is not possible to live without air.
Bizimle yaşamak ister misin?Would you like to live with us?
Burada bizimle yaşamak ister misin?Do you want to live here with us?
Tom yalnız yaşamaktan rahatsız değildi.Tom didn't mind living by himself.
Nasıl, erkek kardeşinle yaşamak hoşuna gidiyor mu?How do you like living with your brother?