Karada da dolaşabilse de bataklık, göl gibi sulu ortamalarda yaşamak için evrimleşmiştir.The building might extend over the water as is the case at Fountains Abbey.
Savannah'da yaşamaktadır.They continued to practice in Savannah.
Kendi içine kapalı köy, gelenekleriyle yaşamaktadır.A village which has lots of tradition entwined with it.
Ardından İngiltere'ye giden Cengiz, 1985 yılından beri Londra'da yaşamaktadır.Catleugh lived in London, England from 1988 until his death in 2009.
Güneybatı Londra'da yaşamaktadır.He lives in South West London.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.It is found throughout Africa.
9-10 yaş aralığındaki kızların %40'ı kilo kaybı yaşamaktadır.According to one study, 40% of 9- and 10-year-old girls are already trying to lose weight.
İspanya'dan göç eden Basklar da yaşamaktadır.The descendants of Spanish settlers still living there.
Sanatçı hâlâ İsveç'te yaşamaktadır.Now, the artist lives in Italy.
Bugün Ticaret Bankası'nın bulunduğu alanda 80 Yahudi ailesi yaşamaktaydı.There were about 80 Jewish families in Kuwait living in one district where the Bank of Trade is now.
Yüzölçümü 500 km² olan adada yaklaşık 15.000 kişi yaşamaktadır.In average 150 persons live in a square kilometre.
Bu iki soyun sülaleleri bu mahallede yaşamaktadır.These two large stone culverts survive in this area.
Filmin özgün adı da zaten 'yaşamak' anlamına gelmektedir.The title of the film means "Return".
Fildişi Sahili genelinde yaklaşık olarak 60 etnik grup yaşamaktadır.The ethnic composition of Ivory Coast is complex with more than 60 ethnic groups represented.
Artık Robin, dördüncü sezonun başındaki Japonya faciasından beri Ted'le yaşamaktadır.In season 4, Robin moves in with Ted after leaving her short-lived job in Japan.
Böyle büyük bir camiayla şampiyonluklar yaşamak istiyorum.I want to lose to a great champion.
Köy nüfusunun bir kısmı ABD'deki New York ve New Jersey eyaletlerinde yaşamaktadır.Many others live in New Jersey and Washington State.
Normal bir hayat yaşamak üzerine: "Çok lüks bir hayatım yok."I can say one thing about my private life: I am not a sociable person.
1994 yılı itibarıyla, anakarada 50.000, Zengibar'da 4.000 kadar Asya kökenli insan yaşamaktadır.As of 1994, the Asian community numbered 50,000 on the mainland and 4,000 on Zanzibar.
Kendi değerlerim doğrultusunda yaşamak benim en doğal hakkım.A sense of entitlement stands in for personal values.
Rotherham, Güney Yorkshire'da yaşamaktadır.They reside in Rotherham, Yorkshire.
Ülke genelinde az sayıda Avrupalı da yaşamaktadır.There is also a small number of families in some European countries.
Köyde yaklaşık 1200 kişi yaşamaktadır.There are approximately 1600 people living within the village.
Oyun festivallerine katılmadığı zamanlarda ise Kanada, Ontario'daki çiftlik evinde yaşamaktadır.When not appearing at conventions, he lives in an old farmhouse in the countryside of Ontario.
Ayrıca 36 tür kuş ve çeşitli sürüngenler de Almagöl'de yaşamaktadır.Six species of frogs and three species of salamander also live on the island.
Evli ve 4 çocuk babasıdır ve 1985 yılından itibaren Neuilly-sur-Seine'de yaşamaktadır.They were married by his half-brother, Nicolas, who was then mayor of Neuilly-sur-Seine.
Şarkı anı yaşamak ve gençken zaman kaybetmemek hakkında.The song is about how we shouldn't be wasting time and over-thinking things.
2008 yılı itibarıyla mahallede 6 hane bulunmakta ve 38 kişi yaşamaktadır.Six people were killed during the 1988 race, three participants and three local residents.
O zamanlar küçük bir çocuk olan Cao Xueqin ailesiyle birlikte yoksulluk içinde yaşamaktaydı.Cao Xueqin, still a young child, lived in poverty with his family.
2000 yılı sayımına göre kasabada 2733 kişi yaşamaktadır.The 2000 census found 2,733 people in the township.
ABD, Santa Monica'da yaşamaktadır.They live in Santa Monica.
Günümüzde Avusturya'da 8 milyon Avusturyalı yaşamaktadır.Eight million Iranians already live with this syndrome.
Şu an Montecito, Kaliforniya'da yaşamaktadır.He currently resides in Montecito, California.
Nüfusunun yaklaşık % 86.5'i kentsel alanlarda, % 13,5'i kırsal kesimde yaşamaktadır.Approximately 86.5 percent reside in urban areas and 13.5 percent in rural areas of the province.
Bu nedenle küçük yaşta Kahire'deki amcası ve teyzesinin yanında yaşamak zorunda kaldı.He was later raised by his aunt and uncle in Cairo.
Diğer sülaleler köyün etrafındaki çeşitli alanlarda yaşamaktaydı.He then lived in various places around the country.
Mahallede 2012 yılı verilerine göre 286 kişi yaşamaktadır.According to the Supply Nation website, there are currently 268 Members.
1979 yılında yaklaşık 936.000 Alman kökenli Kazakistan bölgesinde yaşamaktaydı.In 1926, 639,000 ethnic Russians resided in the Donbass.
Januszkiewicz halen Arlington, Virginia’da yaşamaktadır.Ricchetti lives in Arlington, Virginia.
Kutup bölgesinde yaşamaktadır.They live in the pods.
Gençlerin büyük bölümü ise kent merkezinde çalışmakta ve yaşamaktadır.The majority of its members are residing or working east of Seattle.
Halen eşiyle birlikte New York'ta yaşamaktadır.He lives in New York with his wife.
Çift Malibu'da yaşamaktadır.The couple lives in Delhi.
Monako'da yaşamaktadır.They live in Monaco.
Fahriye artık kendi başına kararlar almak, başkaları için değil kendisi için yaşamak istiyor.Here people fight and stake their lives not for themselves but for others.
Mahallede bugün, 93 Harbi sonunda Yunanistan'ın Langaza yöresinden gelen göçmenler yaşamaktadır.It is nine hours away from the camps in which the Rohingya refugees currently live.
Kendisi ailesinin sarayında asude bir hayat yaşamaktaydı.He was lain in repose at his family's palace.
Avusturya vatandaşıdır ve 1936 yılından bu yana Almanya'da yaşamaktadır.He was 88 years old and had lived in Canada since 1968.
Yaşamakın özgün müziğini, Kurosawa'nın gedikli bestecisi Fumio Hayasaka yapmıştır.One of her first musical influences was the Japanese composer Fumio Hayasaka.
Köy halkının %95 i şehir dışında ve yurtdışında yaşamaktadırlar.70% live outside Palestine and Israel.
Ailesi Bakü'den uzakta bir köyde yaşamaktadır.All four live in a very old house outside the village.
18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorunda bırakıldı.It was preceded by 18 years of heavy negotiations.
70 haneli mahallede 355 kişi yaşamaktadır.About 1,355 other dwellings experienced minor losses.
Şu anda Kanada'nın Vancouver kentinde yaşamaktadır.They currently live in Vancouver, Canada.
Köyde günümüzde emekliler ağırlıklı olarak yaşamaktadır.The Town Hall is currently heavily indebted.
2008 kayıtlarına göre köyde 143 kişi yaşamaktadır.According to the 2003 census, there are 143 inhabitants in the village.
Ayrıca Yeni Gine'de de yaşamaktadırlar.It also occurs in New Guinea.
Böyle bir dünyada yaşamak utanç verici.- I'm not going wherever that is. - You can't just kill someone for what they like.
Ben burada seninle, babamla ve San'la yaşamak istiyorum. Ne... ?I want to live here with dad, you and san. what...?
Benimle çıkmak istersin yada benimle yaşamak mı istersin???"Do you want to date me or do you want to live with me?"