Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sami bütün o şeyleri yeniden yaşamak istemedi.Sami didn't want to relive all that stuff.
Yaşamak için en kolay kişi değilsin.You aren't the easiest person to live with.
Burada tek başıma yaşamak istemiyorum.I don't want to live here by myself.
Tom yaşamak için yeni bir mekan buldu.Tom has found a new place to live.
Sağlıklı yaşamak istiyorsan sağlıklı beslenmelisin.If you want to live healthily, you must eat healthily.
Yaşamak için bir yer buldun mu?Have you found someplace to live?
Boston yaşamak için güzel bir yer mi?Is Boston a nice place to live?
Boston yaşamak için heyecan verici bir yer mi?Is Boston an exciting place to live?
Boston yaşamak için ilginç bir yer mi?Is Boston an interesting place to live?
Tom hâlâ yaşamak için bir yer arıyor.Tom is still looking for a place to live.
Ne kadar burada yaşamak istersiniz?How long do you want to live here?
Yaşadığın yerde daha ne kadar yaşamak istiyorsun?How much longer do you want to live where you're living?
Tom bir mağarada yaşamak istediğini söylediTom said he wanted to live in a cave.
Tom yaşamak için ne işle meşgul olduğunu bilmek istiyor.Tom wants to know what you do for a living.
Bir ilişkide tartışmalar yaşamak normal mi?Is it normal to have arguments in a relationship?
Avustralya yaşamak için ilginç bir yer mi?Is Australia an interesting place to live?
Avustralya'da yaşamak hoşuma gitmiyor.I don't like living in Australia.
Yabancı bir ülkede yaşamak bir hayat dersidir.Living in a foreign land is a life lesson.
Tom ile yaşamak zor, değil mi?Tom is hard to live with, isn't he?
Tom hep deniz kenarında yaşamak istiyordu.Tom had always wanted to live by the sea.
Minned mağarada yaşamak istemiyor.Mennad doesn't want to live in a cave.
Fransızcanın konuşulduğu bir ülkede yaşamak istiyorum.I want to live in a country where French is spoken.
Tek başıma yaşamak istiyorum.I want to live alone.
Atina'da yaşamak istiyorum.I want to live in Athens.
Ben her zaman Kabiliye'de yaşamak istedim.I always wanted to live in Kabylie.
Biz her zaman Kabiliye'de yaşamak istemiştik.We always wanted to live in Kabylie.
Kabiliye'de yaşamak şimdiye kadar verdiğim en iyi karardır.Living in Kabylie is a best decision I have ever made.
Fransa’da yaşamak istiyorum.I want to live in France.
Hayali dağlarda yaşamak.His dream is to live in the mountains.
Orada bir yıldan daha fazla yaşamak zorunda kalmamayı umuyor.She hopes she doesn't have to live there for more than a year.
Orada bir yıldan fazla yaşamak istemiyor.He doesn't want to live there for more than a year.
Orada bir yıldan daha çok yaşamak zorunda olmadığı için memnundu.He was glad he didn't have to live there for more than a year.
Emekli olduktan sonra şehir dışında yaşamak istiyor.He wants to live in the country after he retires.
150 yaşına kadar yaşamak imkânsız mı?Is it impossible to live to be 150?
Yaşamak için iyi bir yer bulmak zor.It's hard to find a good place to live.
Dünyanın her yerinde yaşama imkânın olsaydı nerede yaşamak isterdin?If you could live anywhere in the world, where would you live?
Tek başıma yaşamak istiyordum, bir huzurevinde değil.I wanted to live alone, not in a retirement home.
Yaşamak pahalı.Living is expensive.
Sevgisiz bir dünyada yaşamak istemem.I wouldn't want to live in a world without love.
Aşkın olmadığı bir dünyada yaşamak istemezdim.I wouldn't want to live in a world without love.
Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after I retire.
Tom insan donunda yaşamaktan rahatsız.Tom suffers from species dysphoria.
Güzel anlar yaşamak istiyorum.I want to live beautiful moments.
Kim orada yaşamak ister ki?Who'd want to live there?
Kim burada yaşamak ister?Who'd want to live here?
Lukas sadece mutlu biçimde yaşamak istiyordu.Lukas simply wanted to live happily.
Cezaları Dünya'da yaşamaktı.Their punishment is to live on earth.
Dünya çapında 4,5 milyar insan "güvenli şekilde yönetilen temizlik" olmaksızın yaşamaktadır.Worldwide, 4.5 billion people live without "safely managed sanitation".
Dougles P. şu an Avustralya'da yaşamaktadır.Douglas P. now lives in Australia.
2004 itibarıyla, bölgede yaklaşık 370.000 Rus yaşamaktadır.In 2004, there were about 370,000 Russians living in the region.
Ortalama olarak, Şikago'da her evde iki kişi yaşamaktadır.On average, there are two persons in each household in Chicago.
His mother is a naturalised French citizen, Babası Singapur'da yaşamaktadır.His mother is a naturalised French citizen, while his father lives in Singapore.
Václav ve Anna'nın oğlu olan Nedvěd, 1992 yılından beri eşi Ivana ile yaşamaktadır.The son of Václav and Anna, Nedvěd has lived with his wife Ivana since 1992.
Applebroog şu anda New York’ta yaşamakta ve Hauser & Wirth tarafından temsil edilmektedir.Applebroog currently resides in New York and is represented by Hauser & Wirth.
Avrupa'da neredeyse 800 tür kuş yaşamaktadır (445 of them breeding in Europe).The list of European birds is about 800 species long (445 of them breeding in Europe).
1909'da felç olmuş, hayatının geri kalanını bir koltukta yaşamak zorunda kalmıştı.Paralysed from 1909, he had to live the rest of his life in an armchair.
Ivan Wernisch Prag’da yaşamaktadır.Ivan Wernisch lives in Prague.
Babası 1982 yılında öldü ve annesi Nellie, halen Yorkshire'da yaşamaktadır.He died in 1982 and her mother, Nellie, still lives in Yorkshire.
Ben, her şeye rağmen şarkılar söylemekten, ağlamaktan, gülmekten, kısaca yaşamaktan vazgeçmeyeceğim.I will not give up on singing songs, crying, laughing, and living in short.
Yazar 1985 yılından beri Hamburg'da Alman eşi ve çevirmeni Gabriele Haefs'le birlikte yaşamaktadır.Since 1985 he has lived in Hamburg with his German wife and translator, Gabriele Haefs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod