Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Alanda 3000'in üzerinde balık türü yaşamaktadır.Over 3,000 species of marine life are found in the area.
Günümüzde, İstanbul halkının %66'sı Avrupa Yakası'nda yaşamaktadır.Nowadays, 66% of shares are owned by city Police.
Malta Yahudilerinin çoğu başkentte yaşamaktadır.Maltese Jews live mainly around the capital.
Sizlerin de sakin ve huzur içinde yaşamanız beni daima müsterih edecektir.I will try to ensure my parents are always warm and comfortable.
Günümüzde Danimarka'da 5 milyon Danimarkalı yaşamaktadır.There are five Hindu temples in Denmark.
Meclis'in öncelikli görevi ve yetkisi yasama yetkisidir.The function and procedures are primarily the responsibility of the legislature.
Bu da Ajuralıların Avrupalılar ile iyi ilişkiler yaşamadığını gösterir.This is most relevant for countries that do not have good relations with the United States.
Gürcistan'da yaklaşık 2,000 Laz yaşamaktadır.There are about 2,000 Laz in Georgia.
Hepsi de zühd (zâhid) hayâtı yaşamayı seçmiş kişiler olarak tanınıyorlardı.Every one of those who testified knew what was in store for him.
Bu dönemden itibaren kent bir ticaret kolonisi olarak yaşamaya devam etmiştir.During this period, the city prospered as a centre of commerce.
En büyük hayali güzel bir yaz aşkı yaşamaktır.How pleasant to walk on a fine summers day.
Yasama organı, tek meclisten (TBMM) kuruludur.The only manuscript, which is among the Cotton MSS.
Bakırcı, ABD'nin Teksas eyaletinde yaşamaktadır.Hart exiled herself to the state of Texas in the United States.
Yokohama'da yaşamaktadır ancak sık sık İran'ı ziyaret etmektedir.He lives in London but often spends time in Sudan.
Yasama, yürütme ve yargı ilkeleri arasında katı bir ayrılığa dayanan temsili bir yönetimdir.Before the Throne: A Comprehensive Guide to the Importance and Practice of Worship.
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.Linguistic anthropology – is the interdisciplinary study of how language influences social life.
Müslüman Abhazların çoğu ise Türkiye'de yaşamaktadırlar.However, most Muslim Pontic Greeks remained in Turkey.
2005 yılındaki nüfus sayımına göre Melekeok şehrinde 391 kişi yaşamaktadır.According to the 2005 census, 391 people resided in the State of Melekeok.
Karada da dolaşabilse de bataklık, göl gibi sulu ortamalarda yaşamak için evrimleşmiştir.The building might extend over the water as is the case at Fountains Abbey.
Savannah'da yaşamaktadır.They continued to practice in Savannah.
Ailesi o iki yaşındayken İsveç'e göç etmiş ve Göteborg'da yaşamaya başlamışlardır.His family immigrated to Sweden when he was 2 years old and resided in Gothenburg.
Kendi içine kapalı köy, gelenekleriyle yaşamaktadır.A village which has lots of tradition entwined with it.
Fakat Loren Coleman o zaman Massachusetts'te sığın yaşamadığını bildirir.Saul Samuel does not appear to have lived at Collingwood.
Ardından İngiltere'ye giden Cengiz, 1985 yılından beri Londra'da yaşamaktadır.Catleugh lived in London, England from 1988 until his death in 2009.
1977 yılında Yasamal ilçesinde 167 sayılı okulu bitirmiştir.In 1627 the school had to close.
Güneybatı Londra'da yaşamaktadır.He lives in South West London.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.It is found throughout Africa.
9-10 yaş aralığındaki kızların %40'ı kilo kaybı yaşamaktadır.According to one study, 40% of 9- and 10-year-old girls are already trying to lose weight.
Ve sonra Caroline ile beraber olur.Beraber yaşamaya başlarlar.She reconciles with Berenza, and they begin living together.
Şimdi adada insan yaşamamaktadır.There is currently no permanent population on the island.
2015 yasama seçiminde 89 sandalye kazandı ve iktidarı kaybetti.In February 2005 Bihar Legislative Assembly election RJD won only 75 seats and lost the power.
İspanya'dan göç eden Basklar da yaşamaktadır.The descendants of Spanish settlers still living there.
Arsenal'e transfer olduktan sonra İngiltere, Kuzey Londra'daki Hampstead'da yaşamaya başlamıştır.While playing for Arsenal, Hleb lived in Hampstead, North London.
Bol su bitkileri bulunan ama temiz sularda yaşamayı tercih eder.It has been found in moderately turbid water, but prefers clear water.
Sanatçı hâlâ İsveç'te yaşamaktadır.Now, the artist lives in Italy.
Bugün Ticaret Bankası'nın bulunduğu alanda 80 Yahudi ailesi yaşamaktaydı.There were about 80 Jewish families in Kuwait living in one district where the Bank of Trade is now.
Yüzölçümü 500 km² olan adada yaklaşık 15.000 kişi yaşamaktadır.In average 150 persons live in a square kilometre.
Aynı zamanda yalnız yaşamanın da etkisi olduğunu belirtti.She has also expressed actually enjoying the freedom of working only for herself in this way.
Amacı maddi sıkıntı yaşamadan çalışmalar yapmaktı.My goal was to capture real life without intruding.
Kanun teklifi veya kanun önerisi, bir yasama organı tarafından üzerinde görüşülen yasa önerisidir.A bill is proposed legislation under consideration by a legislature.
Çobanın yaşama şartları her mevsime göre değişir.The color their coats changes each season.
Bu iki soyun sülaleleri bu mahallede yaşamaktadır.These two large stone culverts survive in this area.
Daha sonra, Mitsuki’nin yaşamasını ümit ettiği ortaya çıkar.This is true when he wanted to propose to Midori.
Filmin özgün adı da zaten 'yaşamak' anlamına gelmektedir.The title of the film means "Return".
Fildişi Sahili genelinde yaklaşık olarak 60 etnik grup yaşamaktadır.The ethnic composition of Ivory Coast is complex with more than 60 ethnic groups represented.
Artık Robin, dördüncü sezonun başındaki Japonya faciasından beri Ted'le yaşamaktadır.In season 4, Robin moves in with Ted after leaving her short-lived job in Japan.
Yasama yetkisi Ulusal Diyet olarak adlandırılan parlamentodadır.The legislature is a unicameral Parliament named the National Assembly.
Böyle büyük bir camiayla şampiyonluklar yaşamak istiyorum.I want to lose to a great champion.
Köy nüfusunun bir kısmı ABD'deki New York ve New Jersey eyaletlerinde yaşamaktadır.Many others live in New Jersey and Washington State.
Sıcak çöl iklimlerinin aksine, soğuk çöl iklimleri soğuk ve kuru kışları yaşama eğilimindedir.Unlike hot desert climates, cold desert climates tend to feature cold, dry winters.
Normal bir hayat yaşamak üzerine: "Çok lüks bir hayatım yok."I can say one thing about my private life: I am not a sociable person.
1994 yılı itibarıyla, anakarada 50.000, Zengibar'da 4.000 kadar Asya kökenli insan yaşamaktadır.As of 1994, the Asian community numbered 50,000 on the mainland and 4,000 on Zanzibar.
Kendi değerlerim doğrultusunda yaşamak benim en doğal hakkım.A sense of entitlement stands in for personal values.
Rotherham, Güney Yorkshire'da yaşamaktadır.They reside in Rotherham, Yorkshire.
Ülke genelinde az sayıda Avrupalı da yaşamaktadır.There is also a small number of families in some European countries.
Gülay ise annesinin yanına taşınarak onunla birlikte yaşamaya başlamıştır.Then he lived with his mother till the end of his life.
TBMM’nin yaşama ve varolma mücadelesindeki en büyük başarısıdır.The BMP's most successful project was Why We Fight.
Köyde yaklaşık 1200 kişi yaşamaktadır.There are approximately 1600 people living within the village.
Oyun festivallerine katılmadığı zamanlarda ise Kanada, Ontario'daki çiftlik evinde yaşamaktadır.When not appearing at conventions, he lives in an old farmhouse in the countryside of Ontario.
Ayrıca 36 tür kuş ve çeşitli sürüngenler de Almagöl'de yaşamaktadır.Six species of frogs and three species of salamander also live on the island.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod