yasaları ile cümle

yasaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı.O casamento não foi reconhecido legalmente pelas leis búlgaras.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.O processo obedece a leis da mecânica de buraco negro.
Nihai Nihai evren farklı fizik yasaları kapsamında mümkün olan her matematiksel evreni içerir.O multiverso final contém todo universo matematicamente possível sob diferentes leis da física.
Völkerstrafgesetzbuch (VStGB) Uluslararası Hukuka göre düzenlenmiş Alman yasalarıdır.O Völkerstrafgesetzbuch (VStGB) é a lei alemã que regula os crimes contra o direito internacional público.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Todas as outras leis e atos legais normativos da Ucrânia devem estar de acordo com a constitutição.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Além da aprovação de leis, a Dieta é formalmente responsável por escolher o Primeiro-Ministro.
Yasaların kalitesinin izlenmesi, 1848'den sonra Senatonun temel işlevi haline geldi. ^ "Der Staten Generaal".A monitoração da qualidade da legislação gradualmente passou a ser a principal função do Senado após 1848.
Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir.Todos os cidadãos têm o direito de concorrer, pessoalmente ou através de mandatários, para a sua formação.
Jül Sezar, Pompeius'a söz vermiş olduğu yasaları kurulların onayına sundu.César submeteu as leis que ele tinha prometido a Pompeu para as assembleias.
Bunun üzerine 1512 yılına ait Burgos yasaları 1542’de yenilenir.As Leis de Burgos de 1512 foram substituídas pelas Leis Novas das Índias em 1542.
Aynı şekilde İsrail vatandaşlık yasalarınca da bu kişiler Yahudi sayılmamaktadır.Considera neste estado que o povo de Deus é o povo judeu.
Jim Crow yasaları«Jim Crow Laws» (em inglês).
Bu yasaların tamı tamına geçerli olduğu tüm gazlara, ideal gaz denir.A lei dos gases ideais é a chamada equação de estado do gás ideal, também chamado de gás perfeito.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Uma lei da sodomia é uma lei que define certos atos sexuais como crimes.
O ayrıca Elektromanyetizm yasalarını Genel görelilik kuramı ile birlikte düşünen ilk kişilerden biriydi.Foi um dos primeiros a conceber a combinação da relatividade geral com as leis do eletromagnetismo.
Bazı İmparatorluk yasaları, "Senato'ya Söylev" formunu alırdı ve yasalaşmadan önce yüksek sesle okunurlardı.Algumas leis imperiais tinham a forma de "Orações ao senado" e eram lidas em público para os senadores.
Katedral yasaları monastik kuralları benimsedi.Surge o Espírito das leis de Montesquieu.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.Mas suas observações e medições eram feitas por propósito em vez de de ser pelas leis da ciência.
1758'de doğal iktisat yasaları görüşünü biçimlendirdiği temel yapıtı İktisadi Tablo yayınladı.Em 1731 publicou Discursos da Filosofia Natural dos Elementos.
Görüşmede basın ahlak yasaları ve bilimsellik esastır.In: Crítica trimestrais para a legislação e a ciência jurídica.
Araştırmaları sonucu belleğin çözülme yasalarını ortaya koymuştur.Seu conhecimento conduz a conclusões sobre o mecanismo de reação.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Desobedecendo as leis de Deus segundo os seus mandamentos.
Her ülkenin ve her kuruluşun telif haklarına ilişkin kendi yasaları ve kuralları vardır.Todavia, todas as leis estaduais de trânsito e veículos têm elementos comuns.
Levililer Kitabı, Tanrı'nın yasalarını kaydeder.O Livro do Levítico registra as leis de Deus.
Onlar artık yasaları kendileri uygulayacaklardır.Zij ontvingen ook geregeld hun standgenoten.
Suudi Arabistan ve Kamerun yasalarında halen cadılıkla ilgili maddeler mevcuttur.Officiële wetgeving tegen hekserij is nog steeds van kracht in Saoedi-Arabië en Kameroen.
Bu saldırı Kanada'da silahla ilgili yasaların değişmesine sebep oldu.De moorden leidden ook tot een verscherping van de wapenwetgeving in Canada.
Çünkü bütün insan yasaları tanrısal olandan beslenir.Alle menselijke wetten teren op één goddelijke wet.
O yıllarda Güney'de Jim Crow yasaları hüküm sürüyordu.Deze staten voerden al snel de zogenaamde Jim Crow-wetten in.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Juridisch gezien berust de politieke verantwoordelijkheid voor een besluit alleen bij de eerste minister.
Termodinamik kanunları (ya da termodinamik yasaları) termodinamiğin temelini oluşturan dört kanun.De vier hoofdwetten van de thermodynamica leggen verbanden tussen de grondbegrippen van de thermodynamica.
Bu taktik tamamıyla Berohan Yasaları ile bütünleşmişti.Dit strenge optreden heeft alles te maken met het aangescherpte asielbeleid.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Wat u doen moet, leert u Gods Woord.
Newton'ın hareket yasaları tutmak gerekiyordu.De wet van actie en reactie van Newton.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.Hun waarnemingen en metingen werden om andere dan wetenschappelijke redenen gedaan.
Fakat bu plan Norveç yasalarına takıldı.Het werd gebruikt in het Normandische recht.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.De middeleeuwse kantelen werden verwijderd.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.De grondrechten van de federale grondwet moeten voldoende zijn.
Kirchhoff II” yasalarını yayınladı.Het bewijs volgt uit de wetten van Kirchhoff.
Brezilya hükümeti göçmen yasalarını yürürlüğe sokmayarak iyi ilişkilerini sürdürmeye devam etti.De Belgische regering scherpt het asielbeleid aan.
Yahudi yasalarınca evlenebilirler.Ze trouwen op huwelijkse voorwaarden.
Güney Afrika, Namibya topraklarında kendi yasalarını ve 1948 yılından sonra apartheid politikasını uyguladı.Sinds 1948 werd in Zuid-Afrika een politiek van apartheid gevoerd.
Ekonominin tarihsel bir süreç olduğunu ve bu nedenle evrensel ekonomi yasalarının olamayacağını savunmuştur.Ze betoogt dat economie geen exacte wetenschap is, en dus ook geen natuurkunde-achtige wetten kan hebben.
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.Er waren wel enkele verschillen ten aanzien van de Rassenwetten van Neurenberg van 15 september 1935.
Evlilik Danimarka yasalarına göre yasal olsa da Kilise tarafından kabul edilmemiştir.Było to małżeństwo według tzw. prawa duńskiego, nieuznawane przez Kościół.
Yansızlık Yasaları çoğu ülkeyi pek de hoşnut etmemiştir.Większość chartów afgańskich nie jest do końca posłuszna człowiekowi.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Zostały przy tym zniesione przywileje średniowieczne.
Roma yasaları geleneksel olarak Comitia Tributa'nın oyuyla geçiyordu.Prawo rzymskie traktowało długi z gry jako zobowiązania naturalne.
Buna göre livatanın cezası, devletin yasalarınca belirlenen bir ceza olmalıdır.Generalnie skargę powinna składać ofiara naruszenia praw przewidzianych w Pakcie.
Aynı şekilde İsrail vatandaşlık yasalarınca da bu kişiler Yahudi sayılmamaktadır.Również prawo państwa Izrael nie uznaje ich za Żydów.
Schengen antlaşmaları da AB yasalarına dahil edilmiştir.Prawa zrzeszania gwarantują też inne umowy międzynarodowe.
Alman yasaları uyarınca, karting pilotu lisansı alabilmek için istenilen yaş sınırı 14'tür.Niemieckie przepisy mówiły, że aby uzyskać licencję kartingową, kierowca musi mieć ukończone 14 lat.
Gürcistan Anayasası (Gürcüce: საქართველოს კონსტიტუცია), Gürcistan'ın üstün yasalarıdır.骨のシタリ Hone no Shitari) – Prawa ręka Dōkoku, jest głównym strategiem Gedōshū.
Tüm hikâyeler birlikte, Asimov'un robot yasalarının tarihini anlatırlar.Są one zobowiązane do przestrzegania sformułowanych przez Asimova trzech praw robotyki.
Roma tüzesiyse pek çok Avrupa ülkesinin ve sömürgelerinin yasalarına temel oluşturmuştur.O podejściu rzymian do walk można dowiedzieć się sporo ze spisanych przez nich reguł i zasad.
Ayrıca, fizik yasaları elektriğin elektrik şebekesi üzerinden nasıl aktığını tespit eder.Dessutom bestämmer fysikens lagar hur elektriciteten rör sig i ett elektriskt nätverk.
Ancak evlilikleri Bulgar yasalarına göre yasal sayılmadı.Giftermålet blev inte giltigt enligt belgisk lag.
Newton'ın hareket yasaları tutmak gerekiyordu.Se Newtons rörelselagar.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Medeltidens häxjakt åter i fokus.
Schengen antlaşmaları da AB yasalarına dahil edilmiştir.Detta innefattar även bestämmelser som rör Schengenregelverket.

İlgili Sayfalar