yasaları ile cümle
yasaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Anayasanın yorumlanması, yasaların yorumlanması ve kuvvetler ayrılığı ile yakından ilgilidir.A su discreción queda la interpretación de las reglas y las dudas.
Legal olarak çalışmalarını sağlayacak yasaları çıkarttı.Le faculta legalmente para hacer ciertas cosas.
Newton yasalarının geçerli olduğu bir referans sisteminde böyle bir kuvvet yoktur.No hay un análogo de la tercera ley de Newton en esta teoría.
Bunun üzerine 1512 yılına ait Burgos yasaları 1542’de yenilenir.Las Leyes de Burgos de 1512 fueron sustituidas por las Leyes Nuevas de Indias de 1542.
Gaz yasalarıFuentes del Derecho
Yasaları bakanlar kurulu ve milletvekilleri teklif edebilir.Y los encargados de poner el proyecto en práctica serían las diputaciones y los ayuntamientos.
Doğanın yasalarına karşı gelemezsiniz.Non potete andare contro le leggi della natura.
Suudi Arabistan ve Kamerun yasalarında halen cadılıkla ilgili maddeler mevcuttur.Una legislazione ufficiale contro la stregoneria persiste in Arabia Saudita e Camerun.
Kendisi tarafından yazılan yasaları beş patrikliğe yolladı.Inviò copie degli atti, scritti da lui stesso, ai cinque Patriarcati.
Bazı İmparatorluk yasaları, "Senato'ya Söylev" formunu alırdı ve yasalaşmadan önce yüksek sesle okunurlardı.Alcune leggi imperiali presero la forma di "Orazioni al Senato" e furono lette ad alta voce davanti al corpo.
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Il processo obbedisce alle leggi della meccanica del buco nero.
Oğlancılık yasaları veya Sodomi yasaları, cinsel suçlar olarak cinsel ilişkileri sınıflayan bir yasadır.Le leggi sulla sodomia sono atti legislativi che definiscono certi tipi di rapporto sessuale come crimini.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.Oltre che dell'adozione delle leggi, la Dieta è formalmente responsabile della scelta del primo ministro.
Kangju'lar anlaşılır biçimde şimdi kendi yasaları ile bir büyük güç.Kangju è a questo punto diventata a tutti i diritti una grande potenza.
Kaşrut yasaları konusunda uzman olmalı, şayet kendisi haham değilse, bir haham tarafından eğitilmiş olmalıdır.Deve essere un esperto delle leggi di kasherut e addestrato da un rabbino, se non un rabbino egli stesso.
Türkiye yasalarına göre şirketler temelde ikiye ayrılır: Kişi (şahıs) şirketleri ve sermaye şirketleri.Le conseguenze che avvengono sono: a) Chiusura dell'impresa per le società e per le imprese individuali.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Le leggi medievali sulle eresie furono rimesse in vigore.
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Ogni cantone ha una sua costituzione, un suo parlamento, un suo governo e suoi organi giurisdizionali.
Yasaları bakanlar kurulu ve milletvekilleri teklif edebilir.Nuove leggi possono essere promulgate dal gabinetto o dai membri del parlamento.
Işığın hızından çok düşük olan hızlarda, bu operatörler Newton yasalarına indirgenir.Per basse velocità tuttavia, le equazioni si riducono alle leggi del moto di Newton.
15 üyeli Anayasa Mahkemesi, yasaların anayasaya uygunluğunu denetler.Risoluzione 5 – Conferma della necessità di rispettare le leggi del paese.
Gaz yasalarıLegge di stabilità
Bununla beraber nasyonal sosyalistler 15 Eylül 1935 tarihinde Nürnberg Yasaları'nı çıkarttılar.Il 15 settembre 1935 vennero promulgate le leggi di Norimberga.
Ama yasaların anayasaya uygunluğunu denetleme yetkisi anayasada açıkça yer almamaktadır.La titolarità della potestà regolamentare della regione non è definita a livello costituzionale.
Yasama görevi yasa yapma, yasa değiştirme ve var olan yasaları yürürlükten kaldırma yetkisidir.Ramo legislativo: è responsabile per la creazione di leggi e può modificare quelle esistenti.
Jim Crow yasalarıЗаконы Джима Кроу
Onlar artık yasaları kendileri uygulayacaklardır.Исполняют их кайчи (сказители).
1880'lerde ılımlı boşanma yasaları dolayısıyla "boşanma başkenti" haline geldi.В 1880-х годах был известен как «столица разводов» из-за своего мягкого законодательства.
Yasaları çıkarmaya ek olarak, başbakan'ı seçmekle resmen sorumludur.В дополнение к принятию законов парламент формально несет ответственность за выборы премьер-министра.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.Обеспечивает соблюдение федеральных правил.
Başsavcı yasaların en yüce koruyucusudur.Обвиняемый является основным носителем права на защиту.
475 yılında Euric Vizigotların ilk kapsamlı yazılı yasalarını oluşturacaktır.Около 475 г. Эврихом были составлены первые своды законов вестготов.
Evrenin kaos üzerine kurulu olduğunu ve kanun ve yasaların sapıklıtan ibaret olduğunu savunur.Они намеренно создают хаос, чтобы подорвать основы закона и порядка во вселенной.
Toplumun koşulları hayatın yasalarına bağlıdır.Общество живёт по законам военного времени.
Gök cisimleri Güneş'in çevresinde Kepler yasalarına uygun olarak devinirler.Орбиты объектов вокруг Солнца описываются законами Кеплера.
Olasılık biliminin genel yasaları Rus ruleti için de geçerlidir.Русская рулетка подчиняется общим законам теории вероятности.
Nefret yasaları 1990'larda cinsel suçları da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.Результаты, полученные этим методом, подтвердились сексуальными преступлениями в будущем.
Orta Çağ sapkınlık yasaları tekrar çıkarıldı.Прежде она была представлена средневековыми практиками покаяния.
Halkaları oluşturan küçük parçacıkların her biri, Kepler yasalarına uygun olarak kendi yörüngesini izler.Все частицы туманности движутся уже по законам Кеплера.
1 – Amerika Birleşik Devletleri'nden Delaware ve Hawaii'de sivil birliktelik yasaları uygulamaya kondu.США США, 1 января: Вступил в силу закон о гражданских партнёрствах в штатах Делавэр и Гавайи.
Genellikle gaz yasalarıyla ilgili çalışmalarıyla anılır.Соответственно, они подчиняются всем газовым законам.
Araştırmaları sonucu belleğin çözülme yasalarını ortaya koymuştur.Вычислительные исследования породили понимание закона.
Rusya yasalarına göre, bankanın kârının yarısı hükümetin federal bütçesine aktarılmalıdır.وفقاً للقانون الروسي، فلابد من نقل نصف أرباح البنك إلى الميزانية الفيدرالية للحكومة.
Fakat gözlem ve ölçümlerin bilimsel yasaları aydınlatmaktan başka amaçlar için yapıldığı görülmektedir.ولكن الملاحظات والقياسات كانت على ما يبدو لأغراض أخرى غير القوانين العلمية.
Afrika Ulusal Konseyi (ANC) paso yasalarına karşı bir kampanya başlatma kararı almıştı.هيأ المؤتمر الوطني الأفريقي (ANC) للمباشرة في حملة احتجاج على قوانين الاجتياز.
Newton'ın hareket yasaları tutmak gerekiyordu.قوانين نيوتن للحركة .
Yasaların konmaya başlamasına rağmen otomobil bazıları için hâlâ tehlikeli olarak görülmektedir.وعلى الرغم من وضع القوانين إلا أنهم يرون أنها تشكل خطراً على بعض السيارات.
Kepler, gezegen hareketlerinin matematiksel yasalarını formüle etmeyi başardı.وضع كيبلر القوانين الرياضية للحركات الكوكبية.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.ويعد التعليم على هذا المستوى الطلاب للمهن القانونية، والتي تتطلب من الطلاب حفظ قوانين روما.
Yahudi yasalarınca evlenebilirler.أنه يجوز لليهودي أن يتزوج من قرائية.
Bu konu üzerine çıkarılan yasaların pek çoğu Solon ve Drakon tarafından çıkarılmıştır.على الرغم من ذلك، تجلت أهمية الأعمال التي قام بها عندما قام سولون بإلغاء معظم القوانين التي شرعها دراكو.
Bilgilenme özgürlüğü yasaları, sadece hükûmetin yürütme işlevleri açısından geçerlidir.وبالتالي فإن حرية الصحافة هي تحت سيطرة السلطة التنفيذية.
Kendi yasalarını ve yaşam biçimlerini koruyan "milletler" olarak varlıklarını sürdürebildiler.فقد استطاعوا الإستمرار بالنظام الدولى الذى يحمى القوانين الخاصة بهم ونواحى حياتهم المختلفة .
Endonezya ulusal ve bölgesel yasalarına göre kadın başörtüsü tamamen isteğe bağlıdır ve mecburi değildir.بموجب القانون الوطني والإقليمي الاندونيسي، ارتداء الحجاب اختياريا وليس اجباريا.
Solon Yasaları'ndan da yararlanılarak 2 yılda hazırlandı.ويُنسب القانونان السابقان لسولون.
1758'de doğal iktisat yasaları görüşünü biçimlendirdiği temel yapıtı İktisadi Tablo yayınladı.في 1583 نشر كتب بشأن قواعد المنظور العملي.
Gaz yasalarıسياسات النفط.
Olasılık biliminin genel yasaları Rus ruleti için de geçerlidir.واستقر الرأي علي ان العلم الروسي سيكون نفس علم روسيا القيصرية.
1858 - Osmanlı İmparatorluğu sodomi yasalarını kaldırdı.عام 1858 ألغت الدولة العثمانية قوانين تجريم المثلية الجنسية.
Charles yasası, gaz yasalarından biridir.A Lei de Charles é uma lei dos gases perfeitos.