Eser sahiplerinin yasal çıkarlarını en etkin şekilde korumayı amaçlar.Mimoriadne odolné sú objekty pre ochranu najvyššieho vedenia štátu.
Draco'nun yasalarından korunan tek şey, eski yasanın cinayetle ilgili bölümleriydi.Drakónove ustanovenia týkajúce sa zabitia boli prebraté do Solóvých zákonov.
Antipapa Christopher uzun süre yasal bir Papa olarak kabul edilmiştir.Rod Frangipane bol ešte nedávno dlho opora pápežstva.
Bu sorun Atina'da hukukçu Solon'un çıkardığı yasalarla çözüldü.V Aténach boli určité zásady výchovy stanovené už Solónovými zákonmi.
Birincisi, negatif özgürlük bir tür özgürlük alanı (yasaların yokluğunu) tanımlar.O iných významoch výrazu Sloboda pozri Sloboda (rozlišovacia stránka).
Ülkede yasal başkent Sucre olmasına karşın, bakanlar kurulu La Paz'da yerleşiktir ve ülke buradan yönetilir.Poznámky: La Paz je sídlom štátnej správy, Sucre je sídlom súdnej moci.
Sparta yasalarına göre Carneia sırasında herhangi bir askeri faaliyet yasaklanmıştır.Karneia bol hlavný dórsky sviatok, počas ktorého boli vojenské aktivity v Sparte zakázané.
Bazı ülkelerde ötanazi yasal olmasa da, ötanazi faili cezaya çarptırılmaz.Dokonca aj obyčajné slúženie omše v súkromí bez štátneho súhlasu bolo trestným činom.
Antipapa Christopher uzun süre yasal bir Papa olarak kabul edilmiştir.Protipapež Krištof je dolgo veljal za legitimnega papeža.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Vloga cesarja v cerkvenih zadevah se nikoli ni razvila v nespremenljiv, zakonsko določen sistem.
Bütün yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların oluşturulmasına katılma hakkına sahiptir.Vsi državljani imajo pravico osebno ali preko svojih predstavnikov sodelovati pri njegovem sprejemanju.
Bu durum yasal bir zorlamanın sonucu değildir.Takšna oporoka ne izgubi pravnega učinka.
Kırım, Ukrayna yasalarına göre Kırım Anayasası tarafından yönetilen özerk bir parlamenter cumhuriyettir.Krim je parlamentarna republika s svojo ustavo, ki je usklajena z ukrajinsko zakonodajo.
Kepler'in gezegensel hareket yasaları'nın kanıtlanması kafasını kurcalayan bir problem idi.Problem o dokazu Keplerjevih zakonov mu je pritegnil pozornost.
Noether teoremi, simetri ile korunum yasaları arasındaki temel bağı açıklar.V fiziki izrek Noetherjeve opisuje osnovno povezavo med simetrijo in ohranitvenimi zakoni.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.Delovala bo v skladu z zveznimi predpisi.
Düşünce özgürlüğüne engel yasalar bulunmamaktadır.Nisem izdal vzroka svobode.
Günümüzde yapılan yasal düzenlemelerin amacı, proaktif olarak sorunlar ortaya çıkmadan önlemleri almaktır.S pomočjo akta naj bi se težavam izognili, preden se pojavijo.
Dönemin yasaları gereği Bay Bennet ölünce ailenin mirası Bay Bennet'in kuzeni Bay Collins'e geçecektir.Ob smrti gospoda Benneta bi podedoval posestvo družine.
Bu okullar öğrencileri hukuk kariyerine hazırlıyordu ve öğrenciler Roma yasalarını ezberlemek zorundaydı.Institucije so bile namenjene učencem rimskega prava.
42 üyeli bir meclis, yasal görevleri yerine getirir, RCVS'yi yönetir ve yılda üç defa toplanır.Izvršilni odbor vodi in upravlja Unesco in se sreča dvakrat letno.
Bu nedenle Ersöz ile ilgili tüm takdiri ve yasal indirimlerin uygulanması gerektiğini düşünüyorum." demiştir.Bojim se, da bom moral popraviti vse moje knjige in mnenja.").
Yapılan değerlendirmelerde kanında hem yasal miktardan fazla alkol hem de kokain çıkmıştır.Obdukcija je pokazala da je imel v krvi 1,5 ‰ alkohola in večje količine kokaina ter marihuane.
Yürütmenin görevi yasama organınca yazılmış ve yargı düzenince yorumlanmış yasaları uygulamaktır.Zagotavlja spoštovanje prava s pravilnim tolmačenjem in uporabo pogodb.
2001 - Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.Nizozemska kot prva država na svetu uzakoni možnost istospolne poroke.
Görevi Tanrının yasalarını digimonlara uygulamaktır.Za pisanje božjega imena veljajo stroga pravila .
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Za črne luknje velja razširjeni entropijski zakon.
Genellikle gaz yasalarıyla ilgili çalışmalarıyla anılır.V glavnem se ga spominjamo zaradi njegovega dela, povezanega z lastnostmi plinov.
Yahudilerin kendi yasal sistemleri ve sosyal hizmetleri bulunmaktaydı.Po miletskem sistemu so imeli svoje lastne verske in sodne ustanove.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Za pujske v bokse navadno ne dajemo rešetk.
2010 haziranında ABD'de yasal oturma hakkını kazandı.Raj je januarja 2010 pridobil državljanstvo ZDA.
Siyasi bir toplumsa özgürlük yasaların hükmüne bağlıdır.Podrobno ureja vprašanje uresničevanje verske svobode zakon o verski svobodi.
Bazı İmparatorluk yasaları, "Senato'ya Söylev" formunu alırdı ve yasalaşmadan önce yüksek sesle okunurlardı.Nekateri državni zakoni so imeli obliko slavnostnih govorov v senatu in so se glasno prebrali pred senatorji.
Özellikle, Tokugawa dönemi süresince devam eden kiracılık sistemini yasallaştırmışlardır.Visų pirma jie įteisino nuomos sistemą, kuri gyvavo Tokugavos laikotarpiu.
Bu sınırlar da sadece yasalarla belirlenebilir.Šias ribas gali nustatyti tik įstatymas.
2015 - Amerika'da eşcinsel evlilik mahkeme kararıyla yasal kabul edildi.2015 m. visoje JAV įteisinta tos pačios lyties asmenų santuoka.
Yasal bir çocuğa sahip değildi.Teisėtų vaikų neturėjo.
Daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır.Vėliau šis jo pseudonimas tapo legalia pavarde.
Boşanma, evliliğin yasal olarak sona ermesine boşanma denir.Santuoka nutraukiama (teisinėmis) skyrybomis.
Uyuşturucu kullanmak yasalara aykırıdır.Teisės pažeidimas yra priešingas teisei.
Komünist Parti 1990 yılına kadar Özbekistan SSC'nin tek yasal partisi oldu.Iki 1990 m. Komunistų partija buvo vienintelė legali partija Uzbekijos TSR.
Eyalette yaklaşık 300 kadın yasal olarak bu işi yapmaktadır.Teisme dirba per 300 tarnautojų.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.Tačiau imperatoriaus vaidmuo niekada neišsivystė į tikslią įstatymais apibrėžtą sistemą.
Afrika Ulusal Konseyi (ANC) paso yasalarına karşı bir kampanya başlatma kararı almıştı.Nuo pat jaunystės dalyvavo Pietų Afrikos Respublikos Afrikos nacionalinio kongreso (ANK) veikloje.
3. Yasa, Bir robot birinci ve ikinci yasalarla çelişmediği sürece varlığını korumak zorundadır.Robotas privalo ginti savo egzistavimą, jei tai nesikerta su pirmaisiais dviem dėsniais.
Gaz yasalarıTeismų įstatymas
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti'nde tek yasal parti iktidardaki Vietnam Komünist Partisidir.Vienintelė legaliai veikianti partija Vietname.
Yenilikler, patent ve fikri mülkiyet hakları yasaları ile korunur.Patentabilaus išradimo ir nepatentabilios idėjos skirtumai pagal Europos patentinės teisės nuostatas.
Bu Kaliforniya eyaletinde yasak olan şeylerin eyalette yasal hale getirilmesiyle sağlandı.Jo metu buvo kaltinamas valstybinio miško teritorijoje pasistatęs savavališkus statinius.
Budistler evrenin yasalarının derin ve manevi önemi olduğuna inanır.Bahajų mokymas teigia, kad visatą valdo fiziniai, moraliniai ir dvasiniai įstatymai.
Katedral yasaları monastik kuralları benimsedi.Ten vienuoliai laikėsi Benediktinų regulos.
Reenjeksiyon birçok ülkede yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.Daugelyje šalių jis yra privalomas pagal įstatymą mažmenininkams.
Türkiye Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti'ni Çin'in tek yasal temsilcisi olarak kabul etmektedir.1976 m. lapkritį TOK pripažino Kinijos Liaudies Respubliką kaip vienintelę teisėta atstovę.
Bu uygulama, yasal olabilir ya da olmayabilir.Pagal teisėtumą gali būti teisėtas arba neteisėtas.
Genellikle gaz yasalarıyla ilgili çalışmalarıyla anılır.Dažniausiai sutinkami teisės dokumentuose.
Böylelikle yasal statülerini de değiştirmiş oluyorlardı.Jos pakeitė magistratus.
Bu nedenle farklı yasalara tabiidirler.Jie gyveno pagal kitus įstatymus.
Eşcinsel evlilikler 2005 yılında Kanada'da ve 2010 yılında Arjantin'de yasalaşmıştır.Homoseksualios santuokos Kanadoje įteisintos 2005 m., 1999 m. leista sudaryti civilines sąjungas.
Ülkeye, bölgeye göre seks işçilerinin yasal statüleri değişebilir.Šalys Lietuvoje gali rašytiniu tarpusavio susitarimu pakeisti teritorinį tos bylos teismingumą.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.Skelbiami federaliniai įstatymai.