yasaklanmış ile cümle
yasaklanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.) ロード・ハウ島法の改正によりこの島の登攀は1982年に禁止され、1986年にはロード・ハウ島委員会により島へのアクセスが全て禁止された。
Bu ırk yüz yıllar boyu iyi korunmuş ve bölge dışına çıkışları yasaklanmıştır.千年の歴史を持つが、長年迫害されており、公の場に姿を見せることは禁じられていた。
Film, Avustralya'da 20 yıl yasaklanmıştır.這部電影在澳大利亞被禁止了20年。
Mende'nin çocuklarına dokunması, namaz kılması da yasaklanmıştır.朵顏把兒孫結諸部邀賞不得,盜邊。
İsrail vatandaşlarının Malezya İkinci Evim programına katılmaları yasaklanmıştır.以色列公民仍是唯一被禁止參與第二家园(英语:Malaysia My Second Home)計劃的。
"Fars körfezi" adını kullanmayan yabancı havayolu şirketlerinin, İran havasına girmeleri yasaklanmıştır.外国航空公司拒绝采用波斯湾名称的,会被禁止进入伊朗领空。
Bununla birlikte bazı bölgelerde (Leipzig, Kopenhag, Milano gibi) kitap yasaklanmıştır.在一些地方(如:莱比锡、哥本哈根、米兰)这本小说甚至受到了封禁。
Para basmak yasaklanmıştır.赠送钱币是禁止的。
Öte yandan bazı lüks malların ticareti yasaklanmıştır.禁止奢侈品出口。
Filmi, 1983 yılından sonra izlemek yasaklanmıştır.該電影其後在1983年公映。
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.对于其是否是一次政治运动也没有定论。
Film, İran'da yasaklanmıştır.伊朗国内被禁止上映。
Bhutan'da bu süre içinde televizyon yasaklanmıştı ve Bhutan dünyada televizyonu yasaklayan tek ülkeydi.这也意味着不丹成为世界上最后开通电视服务的国家之一;而此前很长一段时间之内,收看电视在不丹属于违法行为。
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.電影與小說在蘇聯同樣被禁,直至1994年才在俄羅斯上映。
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.科威特禁止一切政党活动。
Kalifornia eyaletinde ev sahiplerinin birleşmesi güneş cihazları tarafından yasaklanmıştır.在新加坡,政府禁止私人安装卫星接收设备。
Sanatçının kendisinin başvurması yasaklanmıştır.对所属的艺人严禁恋爱。
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.对该产品中的任何成分过敏者禁用。
Parti 1991 yılında yasaklanmıştır.该党成立于1991年。
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.일반적으로 노예에 해를 입히거나 죽이는 행위는 법으로 금지되었다.
Zira suret yazmak şeriatımızda memnudur (yasaklanmıştır)”.그는 그 일 절을 우리의 책에 나오는 대로 인용하는 대신 다음과 같이 인용하였다.
Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır.음식물이나 의복을 획득하여 저장하는 것은 금지되어 있었다.
Eşcinsellik İslam dini öğretilerinde (Kur'an ve Hadisler'de) yasaklanmıştır.그러나 '삼불거(三不去)'에 의하여 이혼의 제한을 두며 이혼사유의 정당성을 판결받아야 한다.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.또한 공무원의 정치적 활동은 금지되었다.
Köpeklerin evcil hayvan dükkanlarında (İngilizce: pet shop) satılması, birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır.개나 고양이 등 대형 포유류는 많은 유럽 국가들에서는 애완동물 매장에서 판매하지 않는다.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.그러나 이것은 너무나 인위적이고 부자연스러운 조치였기 때문에 결국 이 글자는 얼마 못가 폐지되었다.
Sparta yasalarına göre Carneia sırasında herhangi bir askeri faaliyet yasaklanmıştır.카르네아 축제 기간에, 군사적 행위는 법으로 금지되어 있었다.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.한족의 이주는 엄격히 금지되었었다.
Kanonik yasa bunu yasaklanmıştır.홍콩당국은 이를 금지했다.
Bahreyn'de 13 Nisan 2009 tarihinden bu yana, çocukların bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaklanmıştır.2007년 9월 1일부터 전 차량에서 흡연이 금지되었다.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.במדינות רבות פונדקאות אסורה לחלוטין.
Sağlık sorunları nedeniyle 1786'da mezarlıkların Paris şehri içinde kurulması yasaklanmıştı.מאז 1786 נאסר להקים בתי קברות בתחומי העיר פריז כפי שהיו אז.
Bu maddenin gıda koruyucu katkı maddesi olarak kullanımı, bazı ülkelerde yasaklanmıştır.עם זאת, הכנסת צבעי מאכל, מכל סוג למזונות מסוימים (כגון תבלינים), אסורה במדינות מסוימות.
Fakat esrar federal yasalarca yasaklanmış bir maddedir. .אך זה עדיין נחשב לא חוקי מבחינה פדרלית.
Başka partiler yasaklanmıştır.הכניסה למבקרים אחרים אסורה.
Para basmak yasaklanmıştır.איסור על זיוף.
Film, Avustralya'da 20 yıl yasaklanmıştır.הסרט צולם בקנדה במהלך שלושה חודשים ב-2006.
Kadınlar Memed'in atı hakkında türlü efsaneler söyler fakat kasabada at hakkında konuşmak yasaklanmıştır.סיפורי אליהו הנביא מתארים את מאבקו של אליהו בעובדי הבעל, אך אין בהם התייחסות לפולחן העגלים.
Ayrıca kocasına "yasaklanmış" metafizik bilgilerini de sunar.Тя започва да разкрива на съпруга си знанията си по метафизика и по „забранената” мъдрост.
Para basmak yasaklanmıştır.Забранява се отпускането на кредити.
Bu nedenle son yıllarda balık avlanması yasaklanmıştır.В последните години правителството забрани лова му.
Doğu Almanya'da ise şarkı resmi olarak yasaklanmıştır.Песента е официално забранена.
Ancak Çin tarafından kullanımı yasaklanmıştır.Правени са опити да бъде забранявано за използване в Европа.
Manastır kurallarına gore 10 etin yenmesi yasaklanmıştır.На гърба на монумента са изсечени Десетте Божи заповеди.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.В много страни употребата на азбест е забранена.
Nehirde balık avcılığı tamamen yasaklanmıştır.Ловът на диви животни е абсолютно забранен.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Съществува пълна забрана за каквато и да е творческа професионална дейност.
Film, Avustralya'da 20 yıl yasaklanmıştır.Film je bio zabranjen u Australiji 1976.
KPD yasaklanmıştı ve faaliyetlerini illegal olarak devam ettirmeye çalışıyordu.Nakon zabrane KPJ, nastavio je ilegalno djelovati.
Film, İran'da yasaklanmıştır.Naslovna pjesma je zabranjena u Libanonu.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.Film je bio zabranjen za prikazivanje u Indoneziji sve do 1999. godine.
Burada kan akıtmak ya da kâr elde etmeye çalışmak yasaklanmıştır.Ubiranje novaca ili primanje darova je zabranjeno.
İspanyol topraklarında İspanyolca dışındaki tüm dillerin konuşulması yasaklanmıştır.Pravni korištenje bilo kojeg drugog jezika osim španjolskog bilo je zabranjeno.
Bu dönemde Sardana da yasaklanmıştı.Ribarenje je privremeno bilo zabranjeno u tom razdoblju.
Sovyetler Birliği devrinde milliyetçilik simgesi olan bu bayrak yasaklanmış idi.Za vrijeme Sovjetskog saveza, bila je zabranjena kao nacionalni simbol.
Ayrıca Pokémon animesinin bazı bölümleri çeşitli sebeplerle yasaklanmıştır.Također, gotovo svaki Pokémon napad također pripada određenom tipu.
Yüksek alkol ihtiva ettiği için bazı ülkelerde tüketilmesi yasaklanmıştır.U mnogim zemljama s pretežno islamskim stanovništvom trgovina ili konzumiranje alkohola je zabranjeno.
Günümüzde bu gelenek yasaklanmıştır.Danas se to zabranjeno.
Avusturya'da 2002'den bu yana protestolar sırasında maske takmak yasaklanmıştır.Od 2006. godine, strogo je zabranjeno kupanje u jezerima.
Avusturya'da aynı soydan kişiler ve öz kardeşler arasında ensest yasaklanmıştır.U savez ulazi Austrija a iz njega je izdvojena osamostaljena Belgija.