yasaklanmış ile cümle

yasaklanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece Madonna'nın bir videosu, 2. kez yasaklanmıştır.Η αυτοβιογραφία του Τάκι έχει εκδοθεί δύο φορές.
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.Η αναρρίχηση απαγορεύτηκε το 1982 με σχετική πράξη, ενώ από το 1986 απαγορεύεται και η πρόσβαση στο νησί.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Βεβαίως, λόγω των σκληρών σκηνών βίας που περιέχει λογοκρίθηκε ενώ σε πολλές χώρες απαγορεύτηκε.
Birçok ülkede ticari amaçla avlanması yasaklanmıştır.Ακόμη, σε πολλές περιπτώσεις απαγορεύεται το κυνήγι των θηλυκών ζώων.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Τα πολιτικά κόμματα παρέμειναν απαγορευμένα στη χώρα.
Film, İran'da yasaklanmıştır.Η ταινία έχει απαγορευτεί στη Γερμανία.
Ayrıca avlanmak köy halkı tarafından yasaklanmıştır.Επιπλέον, απαγορεύτηκε η μετακίνηση του αγροτικού πληθυσμού στις πόλεις.
Para basmak yasaklanmıştır.Η χρήση του έχει απαγορευθεί.
Film birçok ülkede pornografik olduğu gerekçesi ile yasaklanmıştı.Η διανομή της ταινίας απαγορεύτηκε σε αρκετές χώρες.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melaneserne blev delt ved at de måtte skaffe sig statsborgerskab fra en af styringsmagterne.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Det var litteratur, der var strengt forbudt.
Film o yıllarda Almanya ve İtalya'da yasaklanmıştı.Filmen blev forbudt i Finland og Tyskland.
Film Almanya, Singapur, Norveç, İsveç ve Avustralya gibi ülkelerde yasaklanmıştır.Filmen blev forbudt i Norge, Sverige og Singapore.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Slavehandel blev formelt fordømt og forbudt.
Erişkin olmayan büyücülerin okul dışında büyü yapması yasaklanmıştır.Efter Deusmast død bliver de elever på Skolen for magi.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.En egentlig skarp eller stringent tænkning var ikke hans særkende.
Mahallede her türlü avcılık yasaktır.Ördek ve balık avlamacılıgının yanında çok sayıda avcılık yasaklanmıştır.Med tæmningen af hunde udvikles forskellige former for jagt som sporjagt med hund og rævejagt.
Zamanında böyle satış yasaklanmıştı."Ingen udgivelsesdato blev på dette tidspunkt offentliggjort."
Film, Avustralya'da 20 yıl yasaklanmıştır.Filmen var forbudt i Australia i 20 år.
Film, İran'da yasaklanmıştır.Filmen ble forbudt i Irland.
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.Samtidig ble all klatring på øya forbudt, og i 1986 ble all ferdsel forbudt.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.De andre politiske partiene ble etterhvert forbudt.
Sanatçının kendisinin başvurması yasaklanmıştır.Bruk av tolk var ikke tillatt.
Ancak Çin tarafından kullanımı yasaklanmıştır.Forbudt i Kina.
Yoğun yaya kalabalığı yüzünden bisiklete binmek yasaklanmıştır.Det er forøvrig forbudt å kjøre motorvogn på Herføl.
Film Almanya, Singapur, Norveç, İsveç ve Avustralya gibi ülkelerde yasaklanmıştır.Denne filmen er forbudt i Sverige, Tyskland, Norge og Singapore.
2 Eylül 1925 yılında da tekkeler kapatılmış, tarikatlar yasaklanmıştır.I oktober 1972 ble Pass for dørene – dørene lukkes utgitt.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.Filmen ble forbudt å vise offentlig frem til 1998.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesiere ble delt ved at de måtte skaffe seg statsborgerskap fra en av styresmaktene.
Nehirde balık avcılığı tamamen yasaklanmıştır.Perburuan kri-kri sangat dilarang.
Film o yıllarda Almanya ve İtalya'da yasaklanmıştı.Film ini ditembak selama beberapa bulan di London dan Italia.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Saat ini, perdagangan internasional produk-produk yang bahan bakunya berasal dari hewan ini dilarang.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.Di sejumlah negara penanaman ganja sepenuhnya dilarang.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Masturbasi dilarang sama sekali dalam Syiah.
Ayrıca siyasi faaliyette bulunması da yasaklanmıştır.Berkat aksinya tersebut ia dilarang berpolitik.
Eşcinsellik İslam dini öğretilerinde (Kur'an ve Hadisler'de) yasaklanmıştır.Maka dari itu, para murid lelaki di kelasnya (kecuali Katsuya) menilainya bukanlah sosok wanita idaman.
Ancak Çin tarafından kullanımı yasaklanmıştır.Pemerintah Cina secara aktif melarang penggunaannya.
Sparta yasalarına göre Carneia sırasında herhangi bir askeri faaliyet yasaklanmıştır.Theo phong tục Sparta, trong lễ hội Carneia không ai được phép xuất quân.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Tất cả các đảng còn lại đều bị pháp luật cấm.
Para basmak yasaklanmıştır.Việc đổ khuôn đồng bị cấm.
Başka partiler yasaklanmıştır.Các chính đảng bị cấm hoạt động.
CITES listesinde de EK-I altında listelenerek ticareti yasaklanmıştır.Các sản phẩm từ Cá sấu Dương Tử được nêu trong danh sách của CITES, việc trao đổi buôn bán bị cấm.
Çok yüksek seviye turnuvalar hariç, kullanımı yasaklanmıştır.Tại một số sân vận động, tour du lịch cũng bị cấm.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Hướng đạo đã bị cấm tại một số quốc gia và vẫn còn bị cấm đoán tại một số nước đó.
Ayrıca gösteriye yöre halkı dışında katılım yasaklanmıştır.Ngoài ra, nhân viên khu vực công cộng đã bị cấm rời khỏi đất nước.
1988 yılında Banks Yarımadası etrafında yaratılan deniz koruma alanında balık ağı ile avlanma yasaklanmıştır.1988年にバンクス半島 (Banks Peninsula) 周辺で刺し網漁を禁止する保護区が設けられた。
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.^ 長野新幹線は2005年から全面禁煙化済。
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.一切の政党活動は禁止。
Şarkı bu konusu yüzünden birçok ülkede yasaklanmıştır.この曲は数カ国で放送禁止になった。
Firmalar tarafından oluşturulmuş karteller kanunlara göre yasaklanmıştır.コマーシャルは、法律で禁止されている。
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.ロシア国内で映画公開されるのは、1994年である。
Burada kan akıtmak ya da kâr elde etmeye çalışmak yasaklanmıştır.有料での採血等が禁止された。
Eşcinsellik İslam dini öğretilerinde (Kur'an ve Hadisler'de) yasaklanmıştır.さらに、イスラム教の教えの中に傲慢であってはならないと記されている。
Bu dönemde Sardana da yasaklanmıştı.この時期、巡礼は禁止された。
Muhammed'in tasvir edilmesi, Kur'an'da belirtilmese de birkaç hadiste açıkça yasaklanmıştır.コーランは明示的にムハンマドの描写を禁止しているわけではないものの、いくつかのハディースは明示的に禁止している。
Para basmak yasaklanmıştır.直接の金銭授受は禁止されている。
Birçok tartışmaya konu olan roman Amerika'daki bazı okullarda yasaklanmıştır.アメリカでは多くの学区において腰パンは禁止されている。
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.多くの国で使用が制限されている。
Film, gösterime girdiği yıllarda Almanya'da yasaklanmıştır.そのため未だにドイツでは上映が禁止されている。
Bu nedenle son yıllarda balık avlanması yasaklanmıştır.1940年代には狩猟が禁止された。

İlgili Sayfalar