yasaklanmış ile cümle

yasaklanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sağlık sorunları nedeniyle 1786'da mezarlıkların Paris şehri içinde kurulması yasaklanmıştı.V roku 1771 bolo z hygienických dôvodov zakázané pochovávanie vo vnútromestských cintorínoch.
Çok yüksek seviye turnuvalar hariç, kullanımı yasaklanmıştır.Na bežných turnajoch sú vysokoumelé systémy v súčasnosti zakázané.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.Bol označený ako nemravný a ako taký aj zakázaný.
Sparta yasalarına göre Carneia sırasında herhangi bir askeri faaliyet yasaklanmıştır.Karneia bol hlavný dórsky sviatok, počas ktorého boli vojenské aktivity v Sparte zakázané.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.V Rusiji so film prvič dovolili predvajati šele leta 1994.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Hkrati je prepovedal vse politične stranke.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.Uporaba intervencijskih luči je v mnogih primerih prepovedana.
İçerdiği rahatsız edici görsel ögeler nedeniyle bazı ülkelerde gösterimi yasaklanmıştır.Rimske sveče so zaradi potencialne nevarnosti povzročanja nesreč v nekaterih državah prepovedane.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.2. julij - z zakonom je ukinjena rasna segregacija v Združenih državah Amerike.
Ayrıca Pokémon animesinin bazı bölümleri çeşitli sebeplerle yasaklanmıştır.Vendar pa je usoda zgradbe Mogamma zaradi številnih razlogov še vedno negotova.
Film o yıllarda Almanya ve İtalya'da yasaklanmıştı.Med vojno je bil več let v ujetništvu v Italiji in Nemčiji.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Za efektivne so se izkazale tudi nevodljive kasetne bombe, te so sicer v nekaterih državah prepovedali.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.Bilo pa je okretno in za tisti čas dokaj dobro oboroženo, a skoraj neoklepljeno.
19. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devletinde belgesiz diş hekimliğinin yapılması yasaklanmıştır.Do sredine 19. stoletja je bil vstop na to področje za nemuslimane prepovedan.
İtalya'da da Almanya'da olduğu gibi faşist hareketler yasaklanmıştır.Vokietijoje ir Italijoje atsirado fašistiniai judėjimai.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Pasakydavo, kada žydai paruošti.
Film, İran'da yasaklanmıştır.Filmas buvo uždraustas rodyti Kinijoje.
Bu nedenle son yıllarda balık avlanması yasaklanmıştır.Paskutiniaisiais metais valdžia uždraudė šių gyvūnų medžioklę.
Çünkü bugünlerde ithalat yasaklanmıştı.Moterims tomis dienomis buvo draudžiama verpti.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.2005 m. buvo uždrausta rūkyti.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Visi partijų ir organizacijų laikraščiai buvo uždrausti.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Kõik poliitilised parteid keelati.
Bhutan'da bu süre içinde televizyon yasaklanmıştı ve Bhutan dünyada televizyonu yasaklayan tek ülkeydi.Bhutan oli viimane riik maailmas, kus televisioon kasutusele võeti.
Fakat Roma'da Papa'nın bir kararnamesi ile opera eserlerinin sahnelenmeleri yasaklanmıştı.Paavsti nõudmisel olid Roomas, kus Händel suurema osa ajast viibis, ooperid keelatud.
Parti 1991 yılında yasaklanmıştır.Partei asutati 1991.
Başka partiler yasaklanmıştır.Erakonnad on keelatud.
Bu kedinin avlanması Moğolistan haricindeki bütün ülkelerde yasaklanmış durumunda.Manuli jaht on keelatud kõikjal, välja arvatud Mongoolias, kus puudub nende seaduslik kaitse.
Günümüzde bu gelenek yasaklanmıştır.Tänapäeval on see üldjuhul keelatud.
Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır.Omamise ja kasvatamise eest enam ei karistatud.
Bu dönemde camiye gitmek,cenaze töreni yapmak, türkçe konuşmak, dua etmek, Kur’an okumak vb. yasaklanmıştır.Keelt kasutatakse ainult palvetes, eriti matustel, laulude laulmisel, koosolekute teadaandmiseks.
Sovyetler Birliği devrinde milliyetçilik simgesi olan bu bayrak yasaklanmış idi.Nõukogude võimu ajal oli lipp keelatud.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Metsaraie oli keelatud.
Ayrıca Lider Malcolm'ın halka hitap etmesi bir süreliğine yasaklanmıştır.Je n'ai pas honte de cela.
Ayrıca Lider Malcolm'ın halka hitap etmesi bir süreliğine yasaklanmıştır.그리고 장관은 말 콤 당분간 연설에서 일시 중지 되었습니다.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Chicagoban a törvény tiltotta egy ideig.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Chicagossa se oli laitontakin, jonkin aikaa.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Den förbjöds i Chicago ett tag.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Foi proibido em Chicago, durante algum tempo.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Fu dichiarato illegale a Chicago per un certo periodo.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Il a été interdit à Chicago pendant un moment.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.În Chicago a fost ilegal o vreme.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.In Chicago war sie eine Zeit lang verboten.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.In Chicago was er een tijd een verbod op.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Itu dilarang di Chicago selama beberapa waktu.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.시카고에서는 한동안 법으로 금지되기도 했었습니다.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Se declaró ilegal en Chicago durante un tiempo.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.V Chicagu bylo chvíli mimo zákon.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.W Chicago było przez jakiś czas zabronione.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Είχε απαγορευτεί στο Σικάγο για λίγο καιρό.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.В Чикаго за кратко беше обявен за незаконен.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.Оно объявлено вне закона в Чикаго.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.בשיקגו הוא הוצא מחוץ לחוק לזמן מה.
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.وكان محظورا في شيكاغو لفترة من الزمن
Bir dönem Chicago'da yasaklanmıştı.カリフォルニアと 最近ではニューヨークでも係争中です
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Avant c'était haram, c'est-à-dire interdit, par le Grand Mufti précédent.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Azelőtt haram, tiltott volt, az előző nagy mufti idején.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Bo było "haram", czyli zabronione przez poprzedniego Wielkiego Muftiego.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Býval to strašné, zakázané predchádzajúcim Veľkým Muftim.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Costumava ser haram, proibido, pelo Grande Mufti anterior.
Bu önceki müftü tarafından yasaklanmıştı, haramdı.Det som brukade vara haram (hädelse), bannlyst av förra överhuvudet.

İlgili Sayfalar