yasaklanmış ile cümle

yasaklanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ayrıca gösteriye yöre halkı dışında katılım yasaklanmıştır.Miejscowej ludności zabroniono również prowadzenia obserwacji obozu.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.Alla politiska partier förbjöds.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesier hindrades från att förvärva medborgarskap i någon av makterna.
Günümüzde bu gelenek yasaklanmıştır.Metoden är idag förbjuden.
Zamanında böyle satış yasaklanmıştı."Privilegium var vid tiden inte säljbara.
Başka partiler yasaklanmıştır ve kurulmaları halinde illegal olarak görülürler.Andra partier förbjöds och utrensningar i form av avrättningar tilltog.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Organisationen är olaglig till följd av den amerikanska lagstiftningen mot rasism.
Para basmak yasaklanmıştır.Bogsering är förbjuden.
Bu nedenle Japonya'da 1629 yılıa gelindiğinde kadınların sahneye çıkması yasaklanmıştır.År 1629 blev kvinnor därför förbjudna att uppträda i kabukiföreställningar.
Sardana Franco diktatörlüğü döneminde yasaklanmıştı.У роки диктатури Франко сардана була офіційно заборонена.
Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.Расова дискримінація була заборонена законом.
Kölelik hristiyanlar arasında yasaklanmıştı.Євреям було заборонено жити серед християн.
Nehirde balık avcılığı tamamen yasaklanmıştır.Лов морського півня категорично заборонений.
1982'de adada dağcılık faaliyetleri yasaklanmış, 1986'da ise tüm giriş çıkışlar durdurulmuştur.З 1982 сходження, а з 1986 й доступ на острів, були заборонені.
Doğu Almanya'da ise şarkı resmi olarak yasaklanmıştır.В Німеччині живе виконання цієї пісні заборонили.
Manastır kurallarına gore 10 etin yenmesi yasaklanmıştır.Їсти м'ясо сестрам забороняє монастирський статут.
Bu maddenin gıda koruyucu katkı maddesi olarak kullanımı, bazı ülkelerde yasaklanmıştır.Із-за значного шуму, використання таких двигунів заборонене в деяких країнах.
Ciddi ve düzeyli bir sohbet, neredeyse yasaklanmış gibiydi.Позашлюбні та дошлюбні статеві стосунки були суворо заборонені.
Filmin Rusya'da gösterimi 1994 yılına kadar yasaklanmıştı.Film byl do roku 2000 zakázán v Irsku.
Günümüzde bu gelenek yasaklanmıştır.Tyto praktiky jsou v současnosti zakázány.
Şiddet ögeleri içeren film bazı ülkelerde sansürlenmiş, bazı ülkelerde ise yasaklanmıştır.Použití negativní kampaně je neetické a v některých zemích dokonce zakázané.
Peçe ise tamamen yasaklanmıştı.Jejich lov je přísně zakázán.
Parti 1991 yılında yasaklanmıştır.Strana byla založena v roce 1991.
Birçok tartışmaya konu olan roman Amerika'daki bazı okullarda yasaklanmıştır.Jde o nůž, který je ve většině západních zemí zakázaný.
Bir süre uygunsuz bir dans olarak kabul edilmiş ve salonlarda yapılması yasaklanmıştır.Obraz byl považován za urážlivý a bylo zakázáno jej vystavit v londýnském metru.
Fakat esrar federal yasalarca yasaklanmış bir maddedir. .Ilegální participace je zákonem zakázané chování.
Ve filmde de Karen, bu yasaklanmış ameli gerçekleştirmek için çok açık bir fırsata sahiptir."Și Karen, în film, oferă o oportunitate vividă pentru a comite aceasta”.
Ayrıca kocasına "yasaklanmış" metafizik bilgilerini de sunar.Ea începe să-i arate soțului cunoștințele sale de metafizică și de înțelepciune „interzisă”.
Günümüzde bu gelenek yasaklanmıştır.În prezent această practică este interzisă.
Hristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı.Credința creștin-ortodoxă era tolerată.
Malezya ve Mısır'da yasaklanmıştır.Cartea este în prezent interzisă în Malaezia și Indonezia .
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.2005 óta Bhutánban tilos a dohányzás minden formája.
Bununla birlikte bazı bölgelerde (Leipzig, Kopenhag, Milano gibi) kitap yasaklanmıştır.Egyes helyeken (például Lipcse, Koppenhága, Milánó) a könyvet éppenséggel betiltották.
Tüm diğer siyasi partiler yasaklanmıştı.A nem hivatalos politikai csoportok tiltottak maradtak.
KPD yasaklanmıştı ve faaliyetlerini illegal olarak devam ettirmeye çalışıyordu.A GP is illegalitásba szorul, de tevékenységüket tovább folytatják.
Film, İran'da yasaklanmıştır.A filmet Fehéroroszországban betiltották.
Firmalar tarafından oluşturulmuş karteller kanunlara göre yasaklanmıştır.Lásd a törvény által meghatározott vámtarifaszámokat.
Index Librorum Prohibitorum adlı yasaklanmış kitaplar listesi 1965 yılına dek geçerliliğini korumuştur.Az Index librorum prohibitorum-ot 1948-ig naprakészen tartották, rendszeresen bővítették.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Ez azt jelenti, hogy hivatalosan csak az adott fajjal mindennemű kereskedés tilos.
Başka partiler yasaklanmıştır.Több előadását betiltották.
İspanyol topraklarında İspanyolca dışındaki tüm dillerin konuşulması yasaklanmıştır.Spanyol területen az összes nyelvet betiltották, a Spanyol nyelv-en kívül, köztük a katalánt is.
Erişkin olmayan büyücülerin okul dışında büyü yapması yasaklanmıştır.Kiskorúak lévén Harryék nem varázsolhatnak az iskolán kívül.
Böylece Madonna'nın bir videosu, 2. kez yasaklanmıştır.Madonna egyik videoklipjét is itt forgatták.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesialaiselta alkuperäisväestöltä evättiin kummankin maan kansalaisuus.
İslam'da faiz yasaklanmıştı, haramdı.Miksi korko on kielletty islamissa?
Bhutan'da bu süre içinde televizyon yasaklanmıştı ve Bhutan dünyada televizyonu yasaklayan tek ülkeydi.Bhutan oli maailman viimeinen television käyttöön ottanut maa.
Ayrıca gösteriye yöre halkı dışında katılım yasaklanmıştır.Myös ryhmitysalueelle pysäköiminen on kielletty.
DDT kullanımı ABD'de 1972 yılından itibaren yasaklanmış ve cezaî müeyyideye tabi tutulmuştur.DDT:n käyttö kiellettiin Yhdysvalloissa vuonna 1972.
Yasakla birlikte, ilkokuldaki kız çocuklarının saçlarını örtmesini yasaklanmıştı.Peruskoulutuksen jälkeen heillä oli kuitenkin oikeus kasvattaa hiuksiaan vapaasti.
Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır.Käyttö kielletty suurimmassa osassa maailmaa.
Sovyetler Birliği devrinde milliyetçilik simgesi olan bu bayrak yasaklanmış idi.Suurimman osan neuvostoaikaa lipun käyttö oli kielletty.
Parti 1991 yılında yasaklanmıştır.Puolue laillistettiin 1991.
Bu çok tartışma yaratmış film birçok kereler yasaklanmıştır.Videot ovat aiheuttaneet laajaa keskustelua ja ne on kielletty monissa paikoissa.
Yoğun yaya kalabalığı yüzünden bisiklete binmek yasaklanmıştır.Mattilanjoen suun tienoilla verkkokalastus on kielletty.
Genellikle, köleleri sakatlama ve öldürme kanunlarca yasaklanmıştı.Kiellosta huolimatta gorilloja kaupataan ja tapetaan yhä laittomasti.
Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır.Estäminen ja taklaukset ovat ehdottomasti kiellettyjä!
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Το Μπουτάν έχει πλήρη απαγόρευση του καπνίσματος από το 2005.
Partinin 1989 yılında yapılan seçimlere katılımı yasaklanmıştır.Στις εκλογές του 1989 δεν πολιτεύθηκε.
Ancak Çin tarafından kullanımı yasaklanmıştır.Επίσης, είχε απαγορευτεί στην Κίνα.
Sardana Franco diktatörlüğü döneminde yasaklanmıştı.Η χρήση της απαγορεύτηκε κατά τη διάρκεια της δικτατορίας του Φράνκο.

İlgili Sayfalar