Hilal ve yıldızlı kıyafetler yasaklandı.Outfit with crescent moon and stars are banned.
-Yasak Karamay Şehri ile kalmamalı, bütün ülke benzeri kıyafetleri yasaklamalı.- The ban should not be restricted to Karamay City, the whole country should ban
-Bir çok ülke bu çeşit aşırı dini kıyafetleri toplum içerisinde yasakladı.- Many countries have banned wearing such extreme religious outfits in the public.
Eğer toplu taşımadan yasaklanırlar ise daha gelenekçi Şincanlılar hüsrana uğrar.If they are banned from public transport, the more traditional Xinjiangese will be frustrated.
- Çinli vatandaşların devlet kurumlarında çalışmaları yasaktı.- Chinese citizens are forbidden from having jobs in the government.
Oscar Ödüllü Bu 'Donald Duck' Çizgi Filmini Rusya'da Paylaşmak YasakSharing This Oscar-Winning ‘Donald Duck’ Cartoon Is Illegal in Russia · Global Voices
Bir dizi yetkili, ÇKP üyelerinin Batı festivallerini kutlamasını yasaklamışlardı.A number of authorities have banned CCP members from celebrating Western festivals.
Bununla birlikte diğerleri yasakla alay etti:However, others mocked the ban:
Yani geleneksel festivalleri teşvik etmenin yolu diğer festivalleri yasaklamak mı?So the means to promote traditional festival is to ban other festivals.
Sırbistan'daki geçidin iptali grup yasaklarına yol açabilirSerbian parade cancellation could spark group bans
Arnavutluk 1990'lardan önce kürtajı yasaklamasına karşın şimdi izin veriyor.While Albania banned abortion before the 1990s, it now permits it.
SE Times: Yunan yasaları, Yunanistan topraklarında yabancı güçlerin bulunmasını yasaklamıyor mu?SE Times: Doesn't Greek law bar the presence of foreign forces on Greek territory?
Hırvatistan da 2028'e kadar benzer bir yasak altında bulunuyor.Croatia is under a similar prohibition through 2028.
Türk mahkemesi AKP'yi yasaklamadıTurkish court rules against banning AKP
Bir partinin yasaklanması için 11 yargıcın yedisinin onayı gerekiyor.Banning a party requires the agreement of seven of the court's 11 judges.
Yalnızca altı hakim AKP'nin yasaklanması yönünde görüş bildirdi.Only six judges favoured banning the AKP.
Bazı AKP’li belediyeler ise alkol tüketimini yasakladı.Some party-run municipalities have taken steps to ban alcohol consumption.
Yunan hükümetinin kamusal alanlarda sigara içilmesini yasaklama girişimi pek takılmıyor.The Greek government's attempt to ban smoking in public is being widely ignored.
İran Rumen makamlarını kitabı yasaklamaya çağırdı.Iran has called on Romanian authorities to ban the book.
Ne yazık ki, Makedonya ile ilgili her şey yasaklanıyor ve kovalanıyor.Unfortunately, everything related to Macedonia is being prohibited and chased away.
Sırbistan çocuklara dayak cezasını yasaklamak istiyorSerbia aspires to ban corporal punishment of children
Şaplak atmak 16 Avrupa ülkesi, Kanada ve Yeni Zelanda'da yasalarla yasaklanmış durumda.Spanking children is banned by law in 16 European countries, Canada and New Zealand.
Hoca 1967 yılında dini yasaklamış ve yasağı yasaya dönüştürmüştü.In 1967, Hoxha banned religion and codified the ban in law.
İki yaş altındaki çocukların yabancılar tarafından evlat edinilmesi de yasaklanıyor.International adoptions of children under the age of two are also prohibited.
Gerek Erdoğan gerekse Gül, 1998 yılında yasaklanan İslamcı bir siyasi hareketin üyesiydiler.Both Erdogan and Gul were members of an Islamist political movement banned in 1998.
Hükümet, çevreyi korumak umuduyla naylon poşet kullanımını yasaklıyor.The government is banning plastic bags in hopes of improving the environment.
Kurşunlu Benzin Makedonya'da YasaklanıyorLeaded Gasoline to be Banned in Macedonia
Makedonya 2006 yılı itibariyle kurşunlu benzini yasaklayacak.Macedonia will ban leaded gasoline beginning in 2006.
İkinci safhada ise, kurşunlu benzin kullanımı tamamen yasaklanacak.In the second phase, leaded gasoline will be prohibited completely.
Hırvatistan'daki mevcut yasalar işyerlerinde sigara içmeyi yasaklıyor.The current law in Croatia limits smoking in workplaces.
O zaman, ülkeden çıkışına yasak konan Hayssam'ın ortadan kaybolduğu ortaya çıktı.It then emerged that Hayssam, who had been banned from leaving the country, had gone missing.
Oyuncak silahlar toplanmalı ve satışı yasaklanmalıdır.Toy guns should be collected and banned from sale.
İfade özgürlüğünden dem vuran Marina gibi bazıları, kitabın yasaklanmaması gerektiğini söylüyor.Some, like Marina, who invoked freedom of expression, said the book should not be prohibited.
Nefreti körüklediği gerekçesiyle kitabı yasaklamaya gerek yok.There is no need to prohibit it based on the reasoning that it motivates hate.
NATO üye ülkeleri Libya üzerinde uçuşa yasak saha kurdu. [Reuters]NATO member countries maintain the no-fly zone over Libya. [Reuters]
Sırbistan neo-Nazi faaliyetlerini yasaklamaya kararlıSerbia resolves to ban neo-Nazi activities
Yasa ayrıca milliyetçi, dini veya ırksal hoşgörüsüzlüğün körüklenmesini de yasaklıyor.The law also prohibits the fuelling of national, religious and racial intolerance.
Balık tutmak yasaklandı ve yerel halka nehir suyunu kullanmamaları söylendi.Fishing has been banned and local residents have been told not to use river water.
Uluslararası evlat edinmelere getirilen yasakla yerel evlat edinme oranı yüzde 50 oranında arttı.The ban on international adoptions has been followed by a 50 per cent increase in domestic ones.
Fakat memurların ve öğrencilerin başörtüsü takması yasak.But they are forbidden for public servants and also for students.
Yeni önlemle Arnavut okullarında dini simgeler yasaklanacakMeasure would ban religious symbols from Albanian schools
Türkiye'de İnternet sitelerinin sık sık yasaklanması da AB için büyüyen bir kaygı oluşturuyor.Turkey's frequent website bans have become another growing concern for the EU.
Yasa aynı zamanda, iki yaşından küçük çocukların yetimhanelere yerleştirilmesini de yasaklıyor.The bill also prohibits children younger than two years old from being placed in orphanages.
Komünist lider Nikolay Çavuşesku, doğum kontrolünü ve kürtajı yasaklamıştı.Communist strongman Nicolae Ceaucescu had banned birth control and abortion.
Bazıları siyasi partilere üye olmalarının yasaklanması gerektiğini bile söylüyorlar.Some even say they should be barred from membership in political parties.
Ailenin ülkeden ayrılması yasak.The family is barred from leaving the country.
Erbakan'ın Refah Partisi 1998 yılında yasaklandı.His Welfare Party -- the precursor to Erdogan's AKP -- was banned in 1998.
Yeni yasak barlar, oteller ve kafelerde sigara içilmesini yasaklıyor. [Gent Shkullaku]The new law limits smoking in bars, hotels and cafes. [Gent Shkullaku]
Sonrasında da, bugünün AKP'sinin habercisi olan Erbakan'ın Refah Partisi yasaklandı.His Welfare Party -- the precursor to today's AKP -- was subsequently banned.
Rusya, Polonya'dan et ithalatını yasaklama yönünde harekete geçti bile.Russia has already moved to ban Polish meat imports.
Anlaşma ayrıca, 25 km'lik bir uçuşa yasak bölge de belirlemişti.It also established a 25km no-fly zone.
Yetkililer, film yasaklanmamakla birlikte halkın ikiye bölündüğünü söylüyor.Officials say that the film was not banned, while citizens are divided.
Barbu, yoğun bakım ünitelerinde yanıcı malzemelerin kesinlikle yasak olduğunu vurguladı.Barbu stressed that flammable materials are strictly prohibited from intensive care units.
Yasaktan önce AKP, süreçle ilgili yeteri kadar ayrıntılı vermemekle eleştiriliyordu.Before the ban, the AKP had come under fire for not providing enough details about the process.
Soruşturmada elde edilen bulgulara rağmen, söz konusu yasak UNMIK polisini zor duruma sokabilir.Despite the investigation findings, the ban could put UNMIK police in a tricky situation.
Zidiku, "Düşünün, hoca olan amcamla birlikte camiye giderdik, sonra yasaklandı."Imagine, I used to go to the mosque with my uncle; he was a hoxha, and then it was forbidden.
Sırp aşırı milliyetçilere yasak getirilmesi istendiBan sought against Serbian ultranationalists
Makedonya naylon poşetleri 2009 yılında yasakladı.Macedonia banned plastic bags in 2009.
Türkiye ile Yunanistan, Kara Mayınlarını YasakladıTurkey and Greece Ban Landmines
Anlaşma anti-personel kara mayınlarının kullanımı, üretimi, depolanması ve taşınmasını yasaklıyor.The treaty bans the use, production, stockpiling and transfer of antipersonnel landmines.