O bir kalp krizi yaşıyor gibi görünüyordu.She seemed to be suffering a heart attack.
Yaşamak için çok daha uzun zamanı olmadığını biliyordu.He knew he did not have much longer to live.
Yaşamını ve işini seviyor gibi görünüyordu.He seemed to enjoy his life and his work.
O, on bir yaşında iken annesi öldü.His mother died when he was eleven years old.
O yakışıklı ve sadece kırk üç yaşındaydı.He was handsome and only forty-three years old.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Seksen iki yaşındaydı ve yaşını hissediyordu.He was eighty-two years old and feeling his age.
O, otuz yaşında iken Lucy Webb ile evlendi.When he was thirty years old, he married Lucy Webb.
Yasadışı toplantılara gitmeyin.Don't go to illegal meetings.
İngiliz Parlamentosu 1764 yılında Şeker Yasasını onayladı.In 1764, the British Parliament approved the Sugar Act.
İngilizler savaş yaparken pek çok sorun yaşadılar.The British experienced many problems fighting the war.
Britanyalılar Amerikalıların kendi yasalarını ihlal ediyor olduğuna inandı.The British believed the Americans were violating their law.
Bu, yaşam, para, ve malzemelerde çok pahalıya mal olmuştu.It had been very costly in lives, money, and supplies.
Oyların çoğu yasadışıydı.Many of the votes were illegal.
Amerikan ekonomisi bir durgunluk yaşadı.The American economy suffered a recession.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Başkan Jefferson Avrupa ile ticaret yasağını emretti.President Jefferson ordered a ban on trade with Europe.
Başkan Jefferson uzun sürecek ticaret yasağı istemiyordu.President Jefferson did not want the trade ban to last long.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Onun hafızası sonsuza dek yaşayacak.His memory will live forever.
Yaşadığım kasaba oldukça küçük.The town in which I live is rather small.
Kölelik orada yasal idi.Slavery was legal there.
Yaşamlarda maliyet büyüktü.The cost in lives was huge.
Yaşam koşulları zordu.Living conditions were hard.
Arthur ellili yaşlarının başlarındaydı.Arthur was in his early fifties.
Başkan Hayes yasa tasarısını veto etti.President Hayes vetoed the bill.
John Kennedy sadece kırk üç yaşındaydı.John Kennedy was just forty-three.
Missouri Anlaşması yasal mı?Was the Missouri Compromise legal?
Jackson sekiz yıl daha yaşadı.Jackson lived for eight more years.
Birçok çocuk erken yaşta öldü.Many children died at an early age.
Johnson yasayı tanımayı reddetti.Johnson refused to recognize the law.
Santa Ana Küba'da sürgünde yaşıyordu.Santa Ana was living in exile in Cuba.
Askeri yasa bazı bölgelerde ilan edildi.Military law was declared in some areas.
Yasaları uygulamak çok zordu.The laws were very difficult to enforce.
Öyle yapmak için yasal hakkım olmadığına inanıyorum.I believe I have no legal right to do so.
Başkan Grant yasa dışı bir şey yapmamıştı.President Grant had done nothing illegal.
Amerika'da yaşamanın maliyeti yükseliyordu.The cost of living in America was rising.
1862'de Kongre Homstead Yasasını geçirmişti.In 1862, Congress had passed the Homestead Act.
Kölelik Texas Cumhuriyeti'nde yasaldı.Slavery was legal in the new Republic of Texas.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Başkan Polk yaşlı, yorgun ve hastaydı.President Polk was old, tired and in poor health.
Yargıtay yasanın yasa dışı olduğuna karar verdi.The Supreme Court ruled that the law was illegal.
Yaşlı bir adam Albany, New York'tan Jackson'a geldi.One old man came to Jackson from Albany, New York.
Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.The judge found Scopes guilty of breaking the law.
İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.As people get older, their brain cells become less efficient.
Yaşa ve öğren.You live and learn.
Tilki ve ayı birlikte yaşadılar.The fox and the bear lived together.
O günlük yaşamından memnun mu?Is she satisfied with her daily life?
Anlayacak kadar yaşlısın.You're old enough to understand.
Hiç ölü doğum yaşadın mı?Have you ever had a stillbirth?
O hiç yaşadığı sorunlar hakkında sana güvendi mi?Did she ever confide in you about the problems she was having?
Normalde şempanzelerin ilk çocuk doğurma yaşı 13, insanlarınsa 19.Chimpanzees normally have their first child at age 13, humans at age 19.
Bir daha orada yaşamak istemiyor.She doesn't want to live there ever again.
Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.We lived there for ten years when the war began.
O, üniversiteden mezun olduğunda sadece 18 yaşındaydı.She was only 18 when she graduated from university.
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.He didn't get a driving licence until he was twenty-eight.
Benim yaşadığım yerde biz Ocak ayında kara sahibiz.Where I live, we have snow in January.
O, bu tepenin üstünde yaşar.He lives at the top of this hill.
Beş yıldır Kanada'da yaşıyorum.I've been living in Canada for five years.