yargılamak ile cümle

yargılamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onu kendim için yargılamak zorunda kaldım.I had to judge it for myself.
O onu yargılamak istemiyor.She doesn't want to judge him.
Onlardan ve diğerlerini yargılamaktan arınmayı iste.Ask about purifying them and judgement of others.
Ve bizler, kendi rahat bölgemizde saklanıp diğerlerini yargılamaktan rahatsız olmuyoruz.And for us, we are comfortable to hide within our comfort zone and judge others.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Do you open your eyes on such a one, and bring me into judgment with you?
Halkını yargılamak için Yere göğe sesleniyor:He calls to the heavens above, to the earth, that he may judge his people:
RAB davasını görmek için yerini aldı, Halkları yargılamak için ayağa kalkıyor.Yahweh stands up to contend, and stands to judge the peoples.
Hırvat makamları daha önceden Jociç'i Zagreb'de yargılamak istediklerini belirtmişlerdi.Croatian authorities suggested earlier that they would like to try Jocic in Zagreb.
Raporda, "Savaş suçu davalarını soruşturmak, kovuşturmak, savunmak ve yargılamak zordur."War crimes cases are difficult to investigate, prosecute, defend and try.
Bu nedenle bugün bu hikayenin güvenilirliğini yargılamak zordur.It is, therefore, difficult to judge the reliability of this story today.
Cinsiyetçilik, cinsiyet önemli değilken insanları cinsiyetlerine göre yargılamaktır.Sexism is judging people by their sex when sex doesn't matter.
Yargılamak veya muhakeme etmek için özel yetenekler de yoktur.Nor are there special faculties of judging or reasoning.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.جريمتي هي الحكم على الناس بحسب أقوالهم وأفكارهم، وليس بحسب منظرهم.
Shlaim'in tarih çalışmasına yaklaşımını şu sözleri ile özetlenebilir; "tarihçinin işi yargılamaktır."أسلوب شلايم في دراسة التاريخ يتركز حول إيمانه بأن "عمل المؤرخ هو الحكم"..
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Meu crime é o de julgar as pessoas pelo que elas dizem e pensam, não pelo que elas parecem ser. "
Onu kendim için yargılamak zorunda kaldım.Sam muszę to ocenić.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Människor påverkas av vad de tror att du menar, inte av vad du nödvändigtvis menade.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mým zločinem je posuzování lidí podle toho, co říkají a co si myslí, a ne podle toho, jak vypadají.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.私の罪は、人を見た目で判断せず、何を喋り、何を考えるかで判断する罪だ。
Devrimci mahkemeler, devrime karşı suçları yargılamak için kurulmuştu.革命裁判所は人民の敵を処罰するために設置される。
Devrimci mahkemeler, devrime karşı suçları yargılamak için kurulmuştu.החוק פישט את התהליך המשפטי נגד מי שנתפסו כמתנגדים למהפכה.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mojím zločinom je posudzovanie ľudí podľa toho čo hovoria a čo si myslia, nie podľa toho ako vyzerajú.
Bakın, yargılamak istemem ama...Ik zal hierin niet gaan oordelen, dus...
Bakın, yargılamak istemem ama...Je ne voudrais pas m'ériger en juge, alors...
Bakın, yargılamak istemem ama...Nézd, eszem ágában sincs ítélkezni, szóval...
Bakın, yargılamak istemem ama...Nu vreau să te judec, deci...
Bakın, yargılamak istemem ama...Oye, mira. Yo no soy nadie para juzgar, así que...
Bakın, yargılamak istemem ama...Quem sou eu para julgar...
Bakın, yargılamak istemem ama...لا أعتبر نفسي قاضياً
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.우리의 균형을 판단하기 위한 우리가 선택한 그 시간을 다루는 데 있어서 주의해야 합니다.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.Wir müssen umsichtig mit dem gewählten Zeitrahmen umgehen, nach dem wir unsere Balance beurteilen.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.שאנחנו צריכים להיות זהירים עם מסגרת הזמן שאנחנו בוחרים כדי להעריך את האיזון שלנו.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.علينا أن نكون حذرين من الإطار الزمني الذي نختاره للحكم على التوازن لدينا.
Dengemizi yargılamak için seçtiğimiz zaman çerçevesini oluştururken dikkatli olmalıyız.どのような時間枠で求めるのか 気を付けなければいけません 一年間の休養を経て
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"Bei der Beurteilung dieser stürmischen Wind genannt Euroclydon", sagt ein alter Schriftsteller - von deren
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"Euroclydon 부르는 격렬한 바람의 심사에서"오래된 작가는 말합니다 - 누구의
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"בשיפוט של הרוח הסוערת בשם Euroclydon", אומר הסופר בן - של מי
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,"في الحكم من أن الرياح العاصفة ودعا Euroclydon" ، كما يقول كاتب القديمة -- من الذين
"Euroclydon adındaki bu fırtınalı rüzgar yargılamak" diyor yaşlı bir yazar olan,私はコピーのみが現存している所有して動作します - "それはどうか、素晴らしい違いをmaketh
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?A ešte i na takého otváraš svoje oči a mňa uvodíš so sebou v súd!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?A však i na takového otvíráš oko své, a mne uvodíš k soudu s sebou.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Dầu vậy , Chúa còn để_mắt trên người ấy , Và khiến tôi đến chịu Chúa xét_đoán sao ?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Dầu vậy, Chúa còn để mắt trên người ấy, Và khiến tôi đến chịu Chúa xét đoán sao?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Endog over en sådan holder du dine øine åpne, og mig fører du frem for din domstol!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Et c`est sur lui que tu as l`oeil ouvert! Et tu me fais aller en justice avec toi!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?In nad takim še odpiraš oko svoje, in mene vodiš v sodbo s seboj?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Ja sellaista sinä pidät silmällä ja viet minut käymään oikeutta kanssasi!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?이와 같은 자를 주께서 눈을 들어 살피시나이까 나를 주의 앞으로 이끌어서 심문하시나이까
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Még az ilyen ellen is felnyitod-é szemeidet, tennen magaddal törvénybe állítasz-é engem?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Moet U op die kwetsbare mens Uw blik richten en hem ter verantwoording roepen?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Och till att vakta på en sådan upplåter du dina ögon, ja, du drager mig till doms inför dig.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Og på ham vil du rette dit Øje, ham vil du stævne for Retten!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Şi asupra lui ai Tu ochiul deschis! Şi pe mine mă tragi la judecată cu Tine!
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Sobre esse tal abres os teus olhos, e a mim me fazes entrar em juízo contigo?
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?¿Sobre uno así abres tus ojos, y lo traes a juicio contigo
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Tu, sopra un tal essere tieni aperti i tuoi occhi e lo chiami a giudizio presso di te
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Und du tust deine Augen über einen solchen auf, daß du mich vor dir ins Gericht ziehest.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Wszakże i na takiego otwierasz oczy twoje, a przywodzisz mię do sądu z sobą.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Ya Allah, masakan Engkau mau memandangku, dan menghadapkan aku ke pengadilan-Mu
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Και επι τοιουτον ανοιγεις τους οφθαλμους σου, και με φερεις εις κρισιν μετα σου;

İlgili Sayfalar