yargılama ile cümle

yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sami, görünüşüyle ​​ilgili olarak Leyla'yı yargılamadı.Sami didn't judge Layla because of the way she looked.
Bir erkeği düşmanlarının düşünceleriyle yargılama.Don't judge a man by the opinions of his enemies.
Sami kimseyi yargılamaz.Sami doesn't judge anybody.
Yargılama ki yargılanmayasın.Don't judge and you won't be judged.
İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamamalısın.You shouldn't judge people by their appearance.
Yargılamalara rağmen Tanrı, halkını yalnız bırakmayacak.Despite their trials, God will not desert his people.
Yargılamanın 5 Haziran 1936'da Bükreş'te başlaması bekleniyordu.The trial was supposed to start in Bucharest on June 5, 1936.
Ulu Günler (Yamim Noraim) yargılama ve bağışlanma kavramlarına odaklanır.Day one was devoted to setting up and judging.
Bu aynı zamanda kendi ahlakları için ekonomik bir yargılama da oluşturmaktadır.This also becomes an economic judgement of their morality.
35:32 Katili yargılamadan öldürme Num.35:32 Not to kill the murderer before he stands trial — Num.
Hiçbiri seni yargılamadı mı?» diye sordu.Kadın, «Hiçbiri, efendim» dedi.Has no one condemned you?" 11 She said, "No one, sir."
Yargılamalar 3 Mayıs 1946'da başlamış ve 12 Kasım 1948'de sona ermiştir.The tribunal convened on May 3, 1946, and was adjourned on November 12, 1948.
Sonra, Senato'da bir yargılama yapılıp yetkilinin görevinden alınmasının gereği kararlaştırılır.Then, a trial is held in the Senate to decide whether the official should be removed from office.
Garavito yapılan yargılamasında toplam 1.853 yıl hapse mahkum edilmiştir.The judicial body ruled that all Garavito's sentences total 1,853 years and nine days in jail.
Kaza (Yargı); Kadıların şeriata göre yargılama ve karar verme görevi.Maintenance allowance to the wife is decided by the magistrate.
Recklinghausen 1514-1710 döneminde 100'den daha çok sayıda "büyücülük yargılaması"na sahne olmuştur.Recklinghausen was also the site of more than 100 witchcraft trials (1514–1710).
Halk mahkemelerinin yargılama usulü esnektir.Concerned Citizens Tribunal.
Yargılama sonucunda, mahkeme idamına karar verdi.In answer, the Court ruled that it did.
Ulusal Hesaplaşma Ofisi (Nemzeti Számonkérő Szék) yargılama işlemlerini yaptı.Justice (INTERNATIONAL COMMISSION OF JURISTS) Living it down.
1960 darbesinden sonra, bu olaylar Yassıada yargılamalarının gündemine oturdu.For this and other reasons, the 1960 Act is regularly referenced in court decisions today.
Yahudi esirler, Yahudi halkını terk ederek Tanrı'ya yönelik bir yargılama yapmışlardır.In Judaism, men cover their heads out of reverence for God.
Yargılama üç hafta boyunca sürdü.The trial lasted over three weeks.
Kısa bir yargılama sürecinden sonra, 20 Ağustos 1946 tarihinde asılarak idam edildi.Following a brief trial, Vojtech Tuka was executed by hanging on August 20, 1946.
Yapılan yargılama sonucunda idama mahkum edilmiştir.Upon the outcome of the trial a punishment is chosen.
Yapılan yargılamada yeniden ölüm cezasına çarptırıldı.A verdict of death by accident was also returned in this case.
Bu türlü yargılamalara sayısı iki dönemde, 1580/81 ve 1588/89'da büyük oranlara erişmiştir.The trial activity reached a climax twice: In the time period of 1580/81 and again in 1588/89.
Siz ne yaparsanız yapın!" diyerek yargılamadan kaçındığına inanılır.To be crucified for one in which you do not believe is to be crucified indeed."
Yargılama beş yıl sürdü.The trial was to run for five years.
Davanın sözlü yargılama aşaması 28 Nisan 2015'te tamamlanmıştır.Oral arguments in the case were heard on April 28, 2015.
Polonya'ya iadesi üzerine yapılan yargılamada savaş suçlarından tekrar suçlu bulundu.He was put on trial for war crimes again in Poland and sentenced to death.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Belize is another jurisdiction where private prosecutions can be undertaken.
İmparatorluk yasaları altında, decemviri takımı büyük davalarda yargılama hakkına sahipti.Under imperial law, the decemvirate had jurisdiction in capital cases.
Diyarbakır’da devam eden yargılama sonunda, Ekim 1970'te tahliye oldu.The Assize court last sat here in October 1970.
Gustave M. Gilbert 1946 yılında yargılamalardan sonra ABD'ye döndü.In 1946, after the trials, Gilbert returned to the US.
Bir ceza yargılamasında suçlanan kişi, suçluluğu ispatlanıncaya değin sanık olarak adlandırılır.For example, a defendant in a criminal case is presumed innocent until proved guilty.
Sonrasında ise The Trial yani yargılama gelir.Afterward, the old lady must stand trial.
Bu yargılama sona erince de onun bir suikastle öldürülmesini sağladı.In so doing he got away with near-murder.
Bundan sonra uzun bir yargılama süreci başladı.A lengthy appeals process followed.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.However the courts overturned these decisions in two leading cases.
Bir yargılamada adaletsiz ve yanlış karar verilmiş olabilir.A miss or wrong decision could be judged fatal.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Both of these views are mistaken with regard to the path to liberation.
Sosyal-değerlendirici yargılamalar artıyor, bu sosyal-değerlendirici yargıların korkusu...The social-evaluative judgments increase, the fear of those social-evaluative judgments.
Bana katılmazsanız sizi yargılamam.And if you don't agree I won't even judge.
Yargılama gününde, Allah bana soracak,On the day of judgment, God will ask me,
Estetik yargılamaları yazanlara ve konuşanlara bırakabiliriz.We can leave the aesthetic judgments to the writers and the speakers.
Diğer bir deyişle, insanları yargılamaya geldiğinde kendiniz frenleyin.In other words, hold your horses when you're coming to judge people.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.What we fear is the judgment and ridicule of others.
Ve bana daha şaşırtıcı gelen de bazen ceza yargılaması konusunda aynı fikirde bile olabilirler.And most surprisingly to me, they sometimes can even see eye to eye on criminal justice.
Karışma. Yargılama.Don't interfere.
Onlardan ve diğerlerini yargılamaktan arınmayı iste.Ask about purifying them and judgement of others.
Fakat bunu yargılama.But don't judge it.
Sessiz ol...sadece dur...panik yapma... yargılama...uzaklaştırmaya çalışma.Keep quiet... just hold on... don't panic...don't judge...don't try and push it way.
Çocuklar beni yargılamadı.But they didn't judge me.
Hiç kimseyi yargılamazlar.They never, ever judge anyone.
Ama bir çocuk asla bir kitabı kapağıyla yargılamayacaktır.But a child never judges a book by its cover.
Ve bizler, kendi rahat bölgemizde saklanıp diğerlerini yargılamaktan rahatsız olmuyoruz.And for us, we are comfortable to hide within our comfort zone and judge others.
Eğer savaşta öldürmek suç ise, dünyadaki tüm askerleri yargılamanız gerekir.If killing in a war is a crime, then you have to charge every soldier in the world.
Yani teknolojik dünyada, modelleri yargılamaya yetecek deneyimlerimiz yok.So in the technological world, we don't have experience to judge models.
O zaman RABbin önünde ormanın ağaçları Sevinçle haykıracak. Çünkü O yeryüzünü yargılamaya geliyor.Then the trees of the forest will sing for joy before Yahweh, for he comes to judge the earth.
Gözlerini böyle birine mi dikiyorsun, Yargılamak için önüne çağırıyorsun?Do you open your eyes on such a one, and bring me into judgment with you?

İlgili Sayfalar