yargılama ile cümle
yargılama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.Tout le monde ne pouvait pas avoir un 20 ou un 16, et je n'aimais pas cette manière de juger.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.Δεν θα μπορούσαν όλοι να έχουν Α ή Β, και δεν μου άρεσε και ο τρόπος που αυτό κρινόταν.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.Не всеки може да заслужи шестица или петица, и не ми харесваше този начин за преценка.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.Не каждому дано получить 5 или 4, и мне была не по нраву такая система оценок.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.Не кожен міг отримати 5 чи 4, і мені не подобалось, як до цього ставилися.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.לא כל אחד יכול לקבל ציון מצוין או טוב מאוד, ולא אהבתי את השיפוטיות הזאת.
Herkes A ya da B notunu hakedemez ve ben bunu yargılama şeklini hiç sevmedim.ليس بإستطاعة الجميع الحصول على ممتاز أو جيد جداً ، وأنا لم تعجبني طريقتهم في الحكم على الأمور
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.El que come no menosprecie al que no come, y el que no come no juzgue al que come; porque Dios le ha recibido
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Kdor ješ, ne zaničuj tistega, ki ne jé; kdor pa ne ješ, ne sodi tistega, ki jé, kajti Bog ga je sprejel.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.먹는 자는 먹지 않는 자를 업신여기지 말고 먹지 못하는 자는 먹는 자를 판단하지 말라 이는 하나님이 저를 받으셨음이니라
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Người ăn chớ khinh dể kẻ không ăn; và người không ăn chớ xét đoán kẻ ăn, vì Ðức Chúa Trời đã tiếp lấy người.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Quem come não despreze a quem não come; e quem não come não julgue a quem come; pois Deus o acolheu.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Ten, kdož jí, nepokládej sobě za nic toho, kdož nejí; a kdo nejí, toho nesuď, kdož jí. Nebo Bůh přijal jej.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Защото Христос затова умря и оживя – да господствува и над мъртвите и над живите.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.Кто ест, не уничижай того, кто не ест; и кто не ест, не осуждай того, кто ест, потому что Бог принял его.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.האכל אל יבז את אשר לא יאכל ואשר לא יאכל אל ידין את האכל כי קבל אתו האלהים׃
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.لا يزدر من يأكل بمن لا يأكل. ولا يدن من لا يأكل من يأكل. لان الله قبله.
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.喫 的 人 不 可 輕 看 不 喫 的 人 . 不 喫 的 人 不 可 論 斷 喫 的 人 . 因 為 神 己 經 收 納 他 了
Her şeyi yiyen, yemeyeni hor görmesin. Her şeyi yemeyen, yiyeni yargılamasın. Çünkü Tanrı onu kabul etmiştir.喫的 人 不 可 輕 看 不 喫 的 人 . 不 喫的 人 不 可 論斷喫 的 人 . 因 為神 己經 收納 他 了
Hiç kimseyi yargılamazlar.Ei nu judecă niciodată pe nimeni.
Hiç kimseyi yargılamazlar.Ellos jamás juzgan a nadie.
Hiç kimseyi yargılamazlar.Ils ne jugent jamais personne.
Hiç kimseyi yargılamazlar.어린이들은 결코, 절대로 다른 사람들을 판단하지 않아요.
Hiç kimseyi yargılamazlar.Loro non giudicano mai nessuno, mai.
Hiç kimseyi yargılamazlar.Nigdy nikogo nie oceniają.
Hiç kimseyi yargılamazlar.הילד יפתח את הדפים, ינסה לקרוא את הספר.
Hiç kimseyi yargılamazlar.ولا يحكمون أبدا على الأخرين
İnsanlık sahnesine tepeden bir bakış at ve yargılamadan neler olup bittiğine dair eleştirel yetilerini özümse.¡Ja! Soy el Rey de los excesos. Soy el sultán de las ventas.
İnsanlık sahnesine tepeden bir bakış at ve yargılamadan neler olup bittiğine dair eleştirel yetilerini özümse.Uitați-vă la drama omenirii și discerneți prin înțelegera dvs critică ce anume se întamplă, fără a o judeca.
İnsanlık sahnesine tepeden bir bakış at ve yargılamadan neler olup bittiğine dair eleştirel yetilerini özümse.תסתכל למטה על הדרמה האנושית, ותבחן בצורה ביקורתית מה קורה פה. בלי לשפוט את זה.
İnsanlık sahnesine tepeden bir bakış at ve yargılamadan neler olup bittiğine dair eleştirel yetilerini özümse.تامل المأساة البشرية، وتبيَّن من خلال قدرتك النقدية هذا الذي يجري، من دون الحكم عليه،
İnsanlık sahnesine tepeden bir bakış at ve yargılamadan neler olup bittiğine dair eleştirel yetilerini özümse.この現在の人間ドラマが何についてか その中で何の役を一番うまく演じれるか だた認識して下さい
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Alzatosi allora Gesù le disse: «Donna, dove sono? Nessuno ti ha condannata?»
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Da rettet Jesus sig op og sa til henne: Kvinne! hvor er de? Har ingen fordømt dig?
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Då såg Jesus upp och sade till kvinnan: »Var äro de andra? Har ingen dömt dig?»
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Entonces Jesús se enderezó y le preguntó: --Mujer, ¿dónde están? ¿Ninguno te ha condenado
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Hij stond op en vroeg: "Waar is iedereen? Heeft niemand u veroordeeld?"
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.예수께서 일어나사 여자 외에 아무도 없는 것을 보시고 이르시되 여자여 너를 고소하던 그들이 어디 있느냐 너를 정죄한 자가 없느냐
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.Ανακυψας δε ο Ιησους, ειπε προς αυτην Γυναι, που ειναι εκεινοι οι κατηγοροι σου; δεν σε κατεδικασεν ουδεις;
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.וישא ישוע את עיניו וירא כי אין איש בלתי האשה לבדה ויאמר אליה אשה איפה שטניך הכי הרשיעך איש׃
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.فلما انتصب يسوع ولم ينظر احدا سوى المرأة قال لها يا امرأة اين هم اولئك المشتكون عليك. أما دانك احد.
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.耶 穌 就 直 起 腰 來 、 對 他 說 、 婦 人 、 那 些 人 在 那 裡 呢 . 沒 有 人 定 你 的 罪 麼
İsa doğrulup ona, ‹‹Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?›› diye sordu.耶穌 就 直 起 腰來 、 對他說 、 婦人 、 那些 人 在 那 裡 呢 . 沒有 人定 你 的 罪麼
Karışma. Yargılama. Yorumlama.Dívej se, nezasahuj, nehodnoť, neinterpretuj.
Karışma. Yargılama. Yorumlama.Ne menj bele a félelembe, ne biráld, ne vegyél részt benne..nezzük menni fog-e
Karışma. Yargılama. Yorumlama.Pozerajte, nezasahujte, nehodnoťte, neinterpretujte, skúste či to dokážete.
Karışma. Yargılama. Yorumlama.このやり方はすぐに身に付けられます。なぜなら、その成果はとても大きいものだからです
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.1月に出版されますので、皆さん3冊まとめ買いして下さい
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında."In un batter di ciglia", che riguarda le decisioni istantanee e le prime impressioni.
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.순간 판단력과 첫인상에 대한 "블링크"라는 책입니다.
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.Se kertoo pikaisista arvioista ja ensivaikutelmista.
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.У нiй йдеться про поспішні висновки та першi враження.
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.שנקרא "ממבט ראשון" ("Blink"), ועוסק בהחלטות מהירות וברשמים ראשוניים.
Kitabım ani yargılamalar ve ilk izlenimler hakkında.بعنوان "الوميض," و هو عن إصدار الأحكام الفورية والانطباعات الأولى.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Attól félünk, hogy elítélnek és kigúnyolnak ezért.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Boimy się oceny i wyśmiania przez innych ludzi.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Bojimo se obsojanja in posmeha drugih ljudi.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Cái chúng ta sợ đó là sự đánh giá và nhạo báng của người khác.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Ce que nous craignons c'est le jugement des autres et le ridicule.
Korktuğumuz başkalarının yargılama ve alaylarıdır.Ciò che temiamo è il giudizio e la derisione degli altri.