Ana içeriğe geç
Sözlük

yargı ile cümle

yargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İnsanları görünüşlerine göre yargılamamalıyız.We should never judge people by their appearance.
İnsanları görünüşleriyle yargılamamalısın.We shouldn't judge people by how they look.
İnsanları görünüşlerine bakarak yargılamamalıyız.We shouldn't judge people based on their appearance.
Diğerlerini görünüşleriyle yargılamamalısın.You shouldn't judge others on how they look.
Tom'un mesafeleri yargılama sorunu var.Tom has trouble judging distances.
Bir insanı görünüşüne göre yargılama.You can't judge a book by its cover.
Tom kesinlikle yargıçları etkiledi.Tom certainly impressed the judges.
Kimi yargılayacaksın?Who are you to judge?
Sanık, yargıç tarafından suçlu bulundu.The prisoner was found guilty by the judge.
Baba ve oğul cinayet için yargılanacak.The father and the son will be tried for homicide.
Eğer yasayı bilen bir avukat alamıyorsanız, yargıyı bilen bir avukat alın.If you can't get a lawyer who knows the law, get one who knows the judge.
Yargıçlar bir karar verdiler.The judges made a decision.
Yargı günü geldi.The day of judgment has come.
Yargılama günü geldi.The day of judgment has arrived.
Ateistler yargı gününde hak ettikleri cezayı alacaklar.Atheists will get their comeuppance on Judgment Day.
Bir kişiyi giydiği giysiden dolayı yargılama.Don't judge a man by the clothes he wears.
Başkalarını derilerinin rengine göre yargılamayın.Don't judge others based on the color of their skin.
Tom yargıca farklı bir avukat istediğini söyledi.Tom told the judge he wanted a different lawyer.
Yargıçlar kimler?Who are the judges?
Seni kimse yargılayamaz.No one's judging you.
Ön yargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur.It is harder to crack a prejudice than an atom.
Ön yargılı olma.Keep an open mind.
Biz ön yargılıyız.We're biased.
Tom ön yargılıdır.Tom is biased.
Fox Haber ön yargılı mı?Is Fox News biased?
Tom'u yanlış yargıladık.We misjudged Tom.
Beni yargılama.Don't judge me.
Yargıç jüriye davayı görüşmemesini söyledi.The judge told the jury not to discuss the case.
İtiraz ediyorum sayın yargıç, bunların hepsi spekülasyon.Objection, Your Honor, this is all speculation.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Tom'un çok iyi yargısı var.This girl has very good judgment.
İnsanları görünüşlerine göre yargılayamazsın.You can't judge people by their looks.
Kendini yargıla.Judge for yourself.
Seni yargılamayacağım.I won't judge you.
Sayın yargıç, danışmanı tahliye etmek istiyorum.Your honor, I would like to discharge counsel.
Anlamadan yargıda bulunmak istemiyorum.I don't want to jump to conclusions.
Beni çok kaba şekilde yargılama.Don't judge me too harshly.
O onu yargılamak istemiyor.She doesn't want to judge him.
İtiraz ediyorum, sayın yargıç!Objection, your honor!
Berlin'de hâlâ yargıçlar var!There are still judges in Berlin!
Yargıç onu affetti.The judge pardoned him.
O, Guantanamo'da sorgu yargıcı olarak çalıştı.He worked as an interrogator at Guantanamo.
Anlamadan yargıda bulunduğumuz için üzgünüz.We're sorry we jumped to conclusions.
Bunun yargıcı olmana izin vereceğim.I'll let you be the judge of that.
Anlamadan yargıda bulunuyorsun.You're jumping to conclusions.
Yargıç tokmağını vurdu.The judge banged his gavel.
Ben seni yargılamıyorum.I'm not judging you.
İnsanlar ten rengine göre yargılanıyor.People are judged by their skin colour.
İnsanları derilerinin rengine göre yargılamaya son ver.Stop judging people by their skin colour.
Yargıç Tom'a üç bin dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined Tom three thousand dollars.
İnsanları adlarına göre yargılamamalısın.You should not judge people based on their name.
Tom her zaman iyi yargı gösterir.Tom always shows good judgment.
Tom'u çok sert yargılama.Don't judge Tom too harshly.
Kimsenin seni yargılamaya hakkı yok.Nobody has the right to judge you.
Bu sizin yargı alanınızın dışındadır.It's outside your jurisdiction.
Yüksek mahkeme yargıçları kanunları yorumlarlar.Judges on the Supreme Court interpret the laws.
Yargılama, yoksa sen de yargılanırsın.Do not judge, or you too will be judged.
Onu yargılayamayız, elinden geleni yaptı.We can't judge him; he did what he could.
İnsanları yaşla değil, davranışla yargılayın. Yıllar aldatıcıdır.Judge people not by age, but by behavior. Years are deceptive.
Bu bir yargılama değil bir duruşmadır.This is a hearing, not a trial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod