yargıç ile cümle

yargıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.כי אלהים שפט זה ישפיל וזה ירים׃
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.‎ولكن الله هو القاضي. هذا يضعه وهذا يرفعه‎.
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.惟 有 神 斷 定 . 他 使 這 人 降 卑 、 使 那 人 升 高
Yargıç ancak Tanrıdır, Birini alçaltır, birini yükseltir.惟有 神斷定 . 他 使這人 降卑 、 使 那 人 升高
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.A juíza Forer demite-se, e a Sra. Dewey está totalmente desapontada.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Dommer Forer siger op, og fr. Dewey er blevet totalt nedslået.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Forer bíró kilép, és Dewey kisasszony teljesen elcsügged.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Il Giudice Forer si dimette, e la Sig.ra Dewey è completamente demoralizzata.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.La jueza Forer renuncia y la Sra. Dewey queda descorazonada.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.La juge Forer démissionne, et Mme Dewey est totalement découragée.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Như quan toà Forer nghỉ việc và giáo viên Dewey thì hoàn toàn thất vọng.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Rechter Forer stopt met haar werk, en mevrouw Dewey is compleet ontmoedigd.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Richterin Forer gibt ihre Arbeit auf und Frau Dewey ist völlig niedergeschlagen.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Sędzia Forer odeszła a pani Dewey kompletnie straciła zapał.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Soudkyně Forerová odešla a slečna Deweyová je odrazena.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Sudkyňa Forer odstúpila a slečna Deweyová je z toho deprimovaná.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Η δικαστίνα Φόρερ, παραιτήθηκε, και η κα Ντιούι αποκαρδιώθηκε παντελώς.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Судья Форер ушла в отставку, мисс Дюи совершенно подавлена.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey"ın cesareti tamamıyla kırıldı.Съдия Форер напуска, а госпожица Дюи е напълно обезкуражена.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.Hakim Forer mengundurkan diri dan Ms.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.Judecătoarea Forer demisionează, iar dra.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.포러 판사는 일을 그만두고,
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.בשני מובנים.
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.مما يؤدي إلى استقالة " القاضية فورير "
Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn.デューイ教諭がその例です
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.A Juíza Forer teve de seguir a lei.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Dommer Forer skulle følge loven.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Forer bírónak követnie kellett a Törvényt.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Hakim Forer harus mengikuti aturan hukum.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Il Giudice Forer fu obbligata a seguire la legge.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Judecătoarea Forer a trebuit să aplice legea.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.포러 판사는 법을 따라야했습니다.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.La jueza Forer tuvo que obedecer la ley.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.La juge Forer devait suivre la loi.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Quan toàn Forer phải làm theo luật.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Rechter Forer moest de wet volgen.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Richterin Forer musste dem Gesetz folgen.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Sędzia Forer musiała przestrzegać prawa.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Soudkyně Forerová se musela řídit zákonem.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Sudkyňa Forer sa musela riadiť zákonom.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Η δικαστίνα Φόρερ έπρεπε να ακολουθήσει το νόμο.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Судья Форер была вынуждена подчиниться закону.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.Съдия Форер трябвало да последва закона.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.הוא זכה בערעור. מייקל נשפט לחמש שנים בכלא.
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.وكان يتوجب على القاضية فورير اتباع القانون هذه المرة
Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı.ところでこの上訴は
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.A Juíza Forer fez o que lhe foi exigido e depois demitiu-se.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Dommer Forer gjorde hvad hun var påkrævet at gøre, og så sagde hun sit dommersæde op.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Forer bíró elvégezte, ami elő volt írva neki, majd lemondott a bírói székről.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Hakim Forer melakukan apa yang seharusnya dia lakukan, hingga akhirnya dia mengundurkan diri.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Il Giudice Forer fece quello che le era stato chiesto di fare, dopodiché rassegnò le dimissioni.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Judecătoarea Forer a făcut ce trebuia să facă, iar apoi și-a părăsit scaunul judecătoresc.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.포러 판사는 자신에게 요구되는 일을 하고는 판사직을 그만뒀습니다.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.La jueza Forer hizo lo que le pidieron que haga y luego renunció al cargo.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.La juge Forer a fait ce qu'on exigeait d'elle, et ensuite elle démissionna du tribunal.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Quan toà Forer làm những việc bị bắt buộc phải làm nên sau đó bà quyết định nghỉ việc.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Rechter Forer deed wat ze moest doen, en toen verliet ze haar werk.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Richterin Forer tat was sie tun musste und anschließend räumte sie ihren Stuhl.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Sędzia Forer zrobiła co musiała, a potem odeszła z sądu.
Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı.Soudkyně Forerová udělala to, co se po ní chtělo, a pak rezignovala.

İlgili Sayfalar