yargıç ile cümle

yargıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Und er bestellte Richter im Lande in allen festen Städten Juda's, in einer jeglichen Stadt etliche,
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.Και κατεστησε κριτας εν τη γη, εν πασαις ταις οχυραις πολεσι του Ιουδα, εν εκαστη πολει.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.И по всичките укрепени градове на Юда постави съдии в земята, град по град.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.И поставил судей на земле по всем укрепленным городам Иудеи в каждом городе,
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.ויעמד שפטים בארץ בכל ערי יהודה הבצרות לעיר ועיר׃
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.واقام قضاة في الارض في كل مدن يهوذا المحصّنة في كل مدينة فمدينة.
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.又 在 猶 大 國 中 遍 地 的 堅 固 城 裡 、 設 立 審 判 官
Ülkeye, Yahudanın bütün surlu kentlerine yargıçlar atadı.又 在 猶大 國中 遍地 的 堅固 城裡 、 設立 審 判官
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."2週間後やっとのことで
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."À, một thẩm phán nói có, nhưng chỉ khi người cha rời nhà và đến ở một nhà nghỉ.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Bom, um juiz disse que sim mas na condição de o pai sair de casa e dar entrada num motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Bueno, un juez dijo que sí, pero sólo si el padre se iba de la casa y se quedaba en un motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Cóż, sędzia powiedział "tak", ale pod warunkiem, że tata opuści dom i zamelduje się w motelu.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Der Richter bejahte dies - jedoch nur falls der Vater das Haus verlässt und in ein Motel zieht.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Domaren sa, ja men bara om pappan lämnar huset och tar in på motell.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Ebbene, un giudice disse di sì, ma solo se il padre lasciava la casa e si trasferiva in un motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Eh bien, un juge a dit oui, mais seulement si le papa quitte la maison et s'installe dans un motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."En dommer sagde ja, men kun hvis faderen forlader huset og bor på motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."판사는 된다고 했는데, 조건이 있었습니다. 아빠가 집에서 나와 다른 호텔방에 자야한다는 거였죠.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Nos, a bíró azt mondta igen. De csak akkor, ha az apa elmegy otthonról és, motelbe költözik.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Nuže, soudce řekl ano, ale pouze pokud otec opustí dům a ubytuje se v motelu.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Seorang hakim mengeluarkan ijin, dengan syarat si ayah meninggalkan rumah dan pindah ke motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Sudca povedal áno, ale iba ak otec odíde z domu a ubytuje sa v moteli.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Un judecător a zis da, dar numai dacă tatăl părăseşte casa şi se duce la un motel.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Ο δικαστής συμφώνησε μόνον αν ο πατέρας εγκατέλειπε το σπίτι και διέμενε σε ξενοδοχείο.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Авжеж, суддя дозволяє, але тільки за умови, що батько переїде в мотель.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Да, говорит судья, но только если отец переедет из дома в отель.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."Е, съдията казал да, но само ако бащата напусне къщата и се настани в мотел.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."השופט אמר שכן, בתנאי שהאבא ייצא מהבית ויילך למלון.
Valla, yargıç "evet" demiş, "ama baba evden çıkıp otelde kalırsa."حسنًا، قال القاضي: نعم، شريطة أن يترك الأب البيت ويقيم في أي فندق.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.A bírókat annyira undorította, hogy mindig nyertünk.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.E abbiamo sempre vinto perché i giudici erano sempre disgustati.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Et nous avons toujours gagné parce que les juges étaient tellement dégoutés.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.저희는 항상 승소했습니다. 왜냐면 매번 판사들이 너무 역겨워 했으니까요.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Og vi vandt altid fordi dommerne synes det var så ulækkert.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Și am câștigat mereu pentru că judecătorii erau atât de dezgustați!
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Và chúng tôi đã luôn thắng vì các thẩm phán thấy chúng quá kinh khủng.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.We wonnen altijd, want de rechters walgden ervan.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Wir gewannen jedes einzelne Mal, schlicht weil die Richter so angewidert waren.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Y siempre ganábamos porque los jueces estaban simplemente asqueados.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Zawsze wygrywaliśmy, tak bardzo obrzydzeni byli sędziowie.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.Και πάντα κερδίζαμε, επειδή οι δικαστές αηδίαζαν πάρα πολύ.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.И мы всегда выигрывали, поскольку судьи были просто в шоке от омерзения.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.И ние винаги печелим, защото съдиите бяха толкова отвратени.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.ותמיד נצחנו כי השופטים היו כל כך מוגעלים.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.و كنا نفوز دائما لان القضاة يقرفون من رؤيتها.
Ve yargıçlar çok iğrendikleri için her zaman kazanırdık.気分が悪くなり 私たちはいつも勝訴しました ロースクールで学んだどんなことよりも
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Así que parece estar bien mezclado con el mundo de esa gente.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Donc, il semble très impliqué dans le monde de ces gens.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Dus hij lijkt erg verwikkeld in de wereld van deze mensen.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Er sieht also ziemlich zwielichtig aus in diesem Netz aus Organisationen.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Er sieht also ziemlich zwielichtig aus, in diesem Netz aus Organisationen.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.E şi normal să arate foarte confuz în lumea acelor oameni.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Här ser han ju väldigt insyltad ut i de här människornas sfär.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Här ser han ju väldigt insyltad ut i de här människornas sfär.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Jadi dia tampaknya sangat berbaur dengan dunia orang-orang ini.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Joten hän näyttää hyvin monenkirjavalta näiden ihmisten silmissä.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.판사는 이 사람들의 네트워크속에 아주 잘 섞여있네요
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Oni pochodzą z tego światka.
Yani kısaca bu insanlarla gereğinden fazla kaynaşmış bizim yargıç.Percio' e' molto invischiato negli interessi di queste persone.

İlgili Sayfalar