yargıç ile cümle
yargıç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.Vodí radcov za sebou bosých a zo sudcov robí bláznov.
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.Παραδιδει λαφυρον τους βουλευτας και μωραινει τους κριτας.
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.Закарва съветниците ограбени, И прави съдиите глупави.
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.Он приводит советников в необдуманность и судей делает глупыми.
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.מוליך יועצים שולל ושפטים יהולל׃
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.يذهب بالمشيرين اسرى ويحمق القضاة.
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.他 把 謀 士 剝 衣 擄 去 、 又 使 審 判 官 變 成 愚 人
Danışmanları çaresiz kılar, Yargıçları çıldırtır.他 把 謀士剝 衣擄去 、 又 使 審判官 變成 愚人
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.A juíza, neste caso a Juíza Lois Forer, considerou que isso não fazia sentido.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Az eset bírója, Lois Forer bíró, úgy vélte, ennek semmi értelme.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.De rechter in de zaak, rechter Lois Forer vond dat dit nergens op sloeg.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Die Richterin in diesem Fall, Richterin Lois Forer, dachte, dass dies keinen Sinn ergebe.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Dommeren på sagen, dommer Lois Forer tænkte at det ikke gav nogen mening.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Hakim pada kasus ini, Hakim Lois Forer beranggapan bahwa ketentuan hukuman tersebut tak masuk akal.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Il giudice incaricato del caso, Giudice Lois Forer pensava che non avesse senso.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Judecătoarea cazului, Lois Forer s-a gândit că asta nu are nici un sens.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.이 사건의 판사, 루이스 포러는 이것은 말도 안된다고 생각했습니다.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.La jueza del caso, Lois Forer, pensó que esto no tenía sentido.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.La juge saisie de l'affaire, la juge Lois Forer a pensé que cela n'avait aucun sens.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Quan tòa vụ án đó - quan tòa Lois Forer - cho rằng điều đó không hợp lý.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Sędzia Lois Forer, która sądziła tą sprawę, uznała że to bez sensu.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Soudkyně tohoto případu, soudkyně Lois Forerová, to považovala za nesmyslné.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Sudkyňa tohto prípadu, Lois Forer, to považovala za nezmyselné.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Η Λόις Φόρερ, η δικαστίνα που ανέλαβε την υπόθεση, σκέφτηκε ότι αυτό δεν είχε νόημα.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Судья по делу Майкла, Лоис Форер, считала, что это неразумно.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.Съдията по делото, Съдия Лоис Форер решила, че това няма никакъв смисъл.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.קובעות מינימום של שנתיים עונש על פשע מעין זה.
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.وكانت القاضية في هذه القضية هو " لويس فورير " وقد رأى ان هذا لا منطقي على الاطلاق
Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü.それには当たらないと考えました なぜなら彼は初犯で
Devam edelim. Teşekkür ederim, sayın yargıç.계속 하지요, 감사합니다 재판장님
Devam edelim. Teşekkür ederim, sayın yargıç..בואו נתקדם .תודה, כבודו
Devam edelim. Teşekkür ederim, sayın yargıç.فلنواصل شكرا،حضرتك
Devam edelim. Teşekkür ederim, sayın yargıç.任命時に 競争相手は?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A föld a gonosz kezébe adatik, a ki az õ biráinak arczát elfedezi. Nem így van? Kicsoda hát õ?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A terra está entregue nas mãos do ímpio. Ele cobre o rosto dos juízes; se não é ele, quem é, logo?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian ác; Nó che mặt những quan xét của đất; Nếu chẳng phải nó, vậy thì ai?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian_ác ; Nó che mặt những quan xét của đất ; Nếu chẳng phải nó , vậy_thì ai ?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Jorden gav han i gudløses Hånd, hylder dens Dommeres Øjne til, hvem ellers, om ikke han?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?세상이 악인의 손에 붙이웠고 재판관의 얼굴도 가리워졌나니 그렇게 되게 한 이가 그가 아니시면 누구이뇨
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terra è lasciata in balìa del malfattore: egli vela il volto dei suoi giudici; se non lui, chi dunque sarà
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terre est livrée aux mains de l`impie; Il voile la face des juges. Si ce n`est pas lui, qui est-ce donc?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Maa on jätetty jumalattoman valtaan, hän peittää sen tuomarien kasvot - ellei hän, kuka sitten?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Pămîntul este dat pe mînile celui nelegiuit; El acopere ochii judecătorilor; de nu El, apoi cine altul?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zem býva vydaná do ruky bezbožného; zakrýva tvár jej sudcov. Ak nie on, kde kto je to tedy?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Země dána bývá v ruku bezbožného, tvář soudců jejich zakrývá: jestliže ne on, kdož jiný jest?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zemlja je izročena oblasti krivičnikov, On zakriva obraz njenim sodnikom. Če On ne, kdo pa drugi?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Земля отдана в руки нечестивых; лица судей ее Он закрывает. Если не Он, то кто же?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?ארץ נתנה ביד רשע פני שפטיה יכסה אם לא אפוא מי הוא׃
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?الارض مسلّمة ليد الشرير. يغشي وجوه قضاتها. وان لم يكن هو فاذا من.
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?世 界 交 在 惡 人 手 中 . 蒙 蔽 世 界 審 判 官 的 臉 . 若 不 是 他 、 是 誰 呢
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?世界 交 在 惡人 手中 . 蒙蔽 世界 審 判官 的 臉.若不 是 他 、 是 誰呢
Durun bir dakika yargıç!"Einen Moment,Kommandant!
Durun bir dakika yargıç!Un momento, Capitano!
Eğer sana böyle cevap veren bir yargıç bulursan yolun yarısını katetmiş sayılırsın.Io dico: se mai stato da un giudice che parla così,hai spazio lì
Eğer sana böyle cevap veren bir yargıç bulursan yolun yarısını katetmiş sayılırsın.Je dis, si vous rencontrez un jour un juge qui parle comme ça, vous avez fait le plus gros du travail.
Eğer sana böyle cevap veren bir yargıç bulursan yolun yarısını katetmiş sayılırsın.Si alguna vez te juzga un juez que hable de esa forma, tú tienes una posibilidad ahí
Eğer sana böyle cevap veren bir yargıç bulursan yolun yarısını katetmiş sayılırsın.Sollte man einen Richter treffen, der diese Frage stellt, wäre das schon die halbe Miete.
Eğer sana böyle cevap veren bir yargıç bulursan yolun yarısını katetmiş sayılırsın.そしたらこう答えればいい
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var. Bunları seninle paylaşmasını istemelisin.Jasně, Bryane, soudce má kouzelnou moc, řekni si o kousek.
Evet Bryan yargıcın sihirli güçleri var.Certo, Bryan, il giudice ha poteri magici.