Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.A tak na mikro úrovni existuje skutočná rola pre túto kombináciu majetkovej účasti a dobrovoľníctva.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.A um nível micro, existe um papel real para esta combinação de investimento e filantropia.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Donc, au niveau micro, il y a un rôle à jouer de ce mélange d'investissement et de philanthropie.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.És így, egy mikro szinten, valós szerepe van a befektetés és a jótékonyság kombinációjának.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.또한 미시적 수준에서 투자와 자선활동의 결합의 실질적인 역할이 있습니다.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Og derfor er der på mikroniveau en rolle for denne kombination af investering og filantropi.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Op microniveau is er echt een rol voor deze combinatie van investering en filantropie.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Şi deci, la nivel micro, există un rol real pentru această combinaţie de investiţie şi filantropie.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Und so existiert, auf der Mikro-Ebene, eine Rolle für diese Kombination von Investition und Philanthropie.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Y así, al nivel micro, hay un papel verdadero para esta combinación de inversión y filantropía.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.Zatem, w skali mikro, istotną rolę odgrywa połączenie inwestycji i filantropii.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.И така, на микро ниво има реална роля за комбинацията от инвестиране и филантропия.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.וכך, ברמת המיקרו, יש תפקיד משמעותי לשילוב של השקעה ופילנתרופיה.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.ولذا، على المستوى الجزئي، هناك دور حقيقي لهذا الجمع بين الإستثمار والعمل الخيري.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.重要な役割があります 一方 マクロレベルでは 健康さえも民営化されるべきと
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Bạn biết không, tôi tin vào những nhiệm vụ, tôi tin vào sự viện trợ và tôi tin vào từ thiện.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Csak hogy tudják, én hiszek a küldetésekben, hiszek a segélyezésben és az adományozásban.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Giusto perché lo sappiate, io ci credo nelle missioni, credo negli aiuti e credo nella beneficenza.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Het is maar dat jullie het weten: ik geloof in missies en in hulp en in liefdadigheid.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Ich möchte dazusagen, dass ich an Missionen glaube, ich glaube an Hilfe, ich glaube an Wohlfahrt.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.저는 미션이나 원조 등이 필요하다고 믿습니다. 자선활동도 물론 필요합니다. 모두 다 필요한 곳이 있습니다.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Pentru informatia dumneavoastra, cred in misiuni umanitare, cred in ajutor si cred in caritate.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Sólo para que ustedes lo sepan,sí creo en las misiones, en la ayuda y sí creo en la caridad.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Żebyście wiedzieli, wierzę w misje i pomoc charytatywną.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Имайте предвид, че наистина вярвам в мисиите, вярвам в помощите и вярвам в благотворителността.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.Так что я верю в миссии, я верю в помощь. Я верю в благотворительность.
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.רק שתדעו, אני מאמין במשימות, אני מאמין בנתינת עזרה, ואני מאמין בצדקה. לכולם יש את המקום שלהם,
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.فقط لتعلموا، أنني أؤمن بالبعثات، وأؤمن بالمساعدات وأؤمن بالعمل الخيري. لديهم مواضعهم،
Ben boyle hizmetlere inaniyorum, insani yardima inaniyorum ve yardimseverlige inaniyorum.慈善の力を信じています 物事には適所があるんです でも こういったものを獲得するにはどこに行けばいいでしょう?
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.A to oznaczało, że pracownicy akcji humanitarnych nie będą porywani lub zabijani.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.A to znamenalo, že humanitární pracovníci nebudou uneseni či zabiti.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Das bedeutete, dass humanitäre Helfer nicht entführt oder ermordet würden.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Dat betekende dat humanitaire hulpverleners niet ontvoerd of gedood zouden worden.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Điều nó có nghĩa là những người làm nhân đạo sẽ không bị bắt có hay bị giết.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.E isso significava que os trabalhadores humanitários não seriam sequestrados ou mortos.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.E questo vuol dire che le forze umanitarie non sarebbero state rapite o assassinate.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.És ez azt jelentette, hogy a humanitárius segítőket nem fogják elrabolni és megölni.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Eso quería decir que los trabajadores humanitarios no serían secuestrados o asesinados.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Ini artinya para pekerja kemanusiaan tidak akan diculik atau dibunuh.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.In to je pomenilo, da ne bodo ugrabili ali ubili humanitarnih delavcev.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.그 말인 즉슨 인도주의자들을 납치하거나 사살하지는 않겠다는 뜻이었습니다.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Och det betydde att humanittära arbetare skulle inte bli kidnappade eller dödade.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Şi asta însemna că voluntarii nu ar fi răpiţi sau ucişi.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Και αυτό σήμαινε ότι οι εργαζόμενοι στον ανθρωπιστικό τομέα δεν θα απαγάγονταν και δεν θα σκοτώνονταν.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.А това означава, че хуманитарните работници няма да бъдат отвличани или убивани.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.Тобто ніхто не викраде і не вб'є гуманітарних працівників.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.וזה אמר שארגונים הומניטריים לא יחטפו או יהרגו.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.وهذا يعني أن العاملين في المجال الإنساني لن يتم اختطافهم أو قتلهم
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.人質に取られたり、殺されるという事がないということです この時点で私ははっきりと チャンスはあると悟りました
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.친절하지는 않지만 세상을 보는 마술적인 눈을 가진 과학자들과 일하게 된것을 정말 기쁘게 생각합니다
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.la fel de binevoitori ca mulți pământeni, dar cu o perspectivă magică asupra lumii.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.la plupart des gens dans le monde, mais qui portent un regard magique sur le monde.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.Nie są bardziej życzliwi niż wielu ludzi na świecie, ale mają to magiczne spojrzenie na świat.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.Sie sind nicht gütiger als viele Menschen in der Welt, aber sie betrachten die Welt auf magische Weise.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.לא נחמדים יותר מאשר רבים מהאנשים בעולם, אבל יש להם מבט קסום על העולם.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.ليسوا أكثر لطفا من الكثير من الناس في العالم، لكن لديهم نظرة ساحرة للعالم.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.特に理解があるわけではありませんが 世界に対する素晴らしい視点を持っています 研究所での開発が
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ändå är denna uppenbara sanning ignorerad av regeringar och också av välgörenhetsrörelser.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Apesar disso, esta verdade óbvia é ignorada pelos governos, e também pela filantropia.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Cu toate aceastea adevarul evident este ignorat de catre guvernanti si de catre filantropi.