Ana içeriğe geç
Sözlük

yardımsever ile cümle

yardımsever kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Det faktum, ignoreres dog af regeringer og hjælpeorganisationer.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Et pourtant cette criante vérité est ignorée des gouvernements et des philanthropes.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ezt a nyilvánvaló tényt mégis figyelmen kívül hagyják a kormányok és a filantrópok.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Eν τούτοις αυτή η προφανής αλήθεια παραβλέπεται από τις κυβερνήσεις, και από τη φιλανθρωπία.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.하지만 이런 명백한 사실들을 정부에서는 모른 체 합니다. 박애주의도 여성을 무시하지요.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Nog altijd wordt deze onmiskenbare waarheid door regeringen genegeerd, en ook door de filantropie.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Pero esta verdad obvia es ignorada por los gobiernos, y también por la filantropía.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Přesto tuto zjevnou pravdu ignorují vlády a často i filantropie.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Ta oczywista prawda jest ciągle ignorowana przez rządy i organizacje dobroczynne.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Táto očividná pravda je aj tak ignorovaná vládami a tiež dobročinnými organizáciami.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Tuttavia questa ovvia verità viene ignorata dai governi ed anche dalla solidarietà.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Und doch wird diese offensichtliche Tatsache von Regierungen ignoriert, und auch von den Hilfsorganisationen.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Vậy mà sự thật hiển nhiên này lại bị chính phủ và cả những tổ chức từ thiệt phớt lờ.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Но эту очевидную правду игнорируют правительства и благотворительные организации.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Однак цю очевидну правду ігнорують і уряди, і благодійні установи.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.אך אמת ברורה זו זוכה להתעלמות מצד הממשלות, ומצד נותני-החסות.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.وهذه المعلومة متجاهلة من قبل الحكومات حتى من قبل القائمين بالأعمال التطوعية والخيرية
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.慈善団体にも無視されています
Empati yeteneğinizi arttırır. Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.Он вызывает сочувствие и даже побуждает вас помогать людям и поддерживать тех, которые вам дороги.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Dall'esterno sembrava che fossi ancora piuttosto coinvolta. Davo il mio tempo e il mio denaro.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Dei o meu tempo e o meu dinheiro.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.De lejos parecía que seguía bastante involucrada. Daba mi tiempo y mi dinero.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.De l'extérieur j'avais l'air aussi impliquée. Je donnais de mon temps et de mon argent.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Di luar, saya terlihat sepertinya saya masih terlibat. Saya memberikan waktu dan uang saya.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Kívülről úgy látszott, még mindig megmozgat. Adakoztam pénzt és időt.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.제 시간과 돈을 주었습니다.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Na zewnątrz nadal wyglądało to tak, jakbym była zaangażowana. Poświęcałam swój czas i dawałam pieniądze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Na zunaj je izgledalo, kot da sem še vedno zelo angažirana. Dajala sem svoj čas in svoj denar.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Nhìn bề ngoài có vẻ như tôi vẫn có đóng góp trong đó. Tôi bỏ ra thời gian và tiền bạc.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Privit din afară părea că încă eram destul de implicată. Îmi dăruiam timpul și banii.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Ulkoa päin näytti siltä kuin olisin edelleen mukana. Annoin aikaani ja rahaani.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Van buiten leek het of ik nog erg betrokken was. Ik gaf mijn tijd en mijn geld.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Von außen sah ich noch sehr verbunden aus. Ich spendete Zeit und Geld.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Zvenčí to mohlo vypadat, že jsem se úplně nevzdala. Rozdávala jsem svůj čas a peníze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Zvonka som stále vyzerala ako zainteresovaná. Dávala som im svoj čas aj peniaze.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Φαινομενικά έμοιαζα ακόμη αρκετά ενεργή. Αφιέρωνα τον χρόνο μου κι έδινα τα χρήματά μου.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.И с виду казалось, что я по-прожнему принимаю в этом активное участие.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Отстрани изглеждаше, че все още участвам. Дарявах от времето и парите си.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.Я виділяла свій час і свої гроші,
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.נתתי מהזמן ומהכסף שלי.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.لانني كنت اقدم جزءا من مالي ووقتي
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.買える解決策には お金を出していました
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.Cieszę się, że pracuję z genialnymi i życzliwymi naukowcami...
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.Ich bin froh, mit unglaublich genialen und gütigen Wissenschaftlern zu arbeiten.
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.저는 굉장히 총명하고 친절해서 세상에 있는 많은 사람들보다
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.Mă bucur să colaborez cu cercetători incredibil de inteligenți și binevoitori,
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.אני שמח לעבוד עם מדענים מבריקים ואדיבים מאוד,
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.أنا سعيد بالاشتغال مع مع علماء باهرين ولطفاء،
İnanılmaz derecede parlak ve yardımsever bilimadamlarıyla çalışmaktan ötürü çok mutluyum.科学者たちと協力でき嬉しく思います 他の大勢の人たちより
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Anh ấy thực sự đã làm điều này không chỉ một dân sự, nhưng một cách thực sự tử tế và từ thiện.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Dia benar-benar ini tidak hanya sipil tapi cara yang sangat baik dan amal.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.El a făcut cu adevărat acest lucru nu numai o civile, dar un mod foarte bun şi de caritate.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Ele realmente fez isso, não só um civil, mas uma maneira muito amável e de caridade.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Él realmente hizo esto, no sólo en una guerra civil, pero de una manera muy amable y caritativa.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Er hatte wirklich dieses nicht nur in einen Bürgerkrieg, sondern ein wirklich nett und karitative Weg.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Ha davvero fatto in non solo un civile, ma un modo molto gentili e caritatevoli.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Han gjorde verkligen detta inte bara en civil men en riktigt god och välgörande sätt.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Hän todella teki tämän paitsi siviili vaan todella kiltti ja hyväntekeväisyys tavalla.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Han virkelig gjorde dette i ikke blot en borgerlig, men en rigtig venlig og velgørende måde.
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.Hij werkelijk deed dit in niet alleen een civiele maar een heel vriendelijk en charitatieve manier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod