Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Они просят о помощи.
Zamanının büyük kısmını bu yardıma muhtaç insanlarla geçirmeye başlar.Большую часть своего времени тратил на помощь бедным.
Yardıma muhtaç öğrenciler ile ilgilenilir.مساعدة الطلاب المتأخرىن دراسيا.
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?لوقا 14:27 " وَمَنْ لاَ يَحْمِلُ صَلِيبَهُ وَيَتْبَعُنِي، فَلاَ يُمْكِنُهُ أَنْ يَكُونَ تِلْمِيذاً لِي ".
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.ويتمركز عمل المفوضية في مساعدة الفئات التالية: اللاجئون.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.وطلب منه أن يساعدهم على تركه.
İki adet daha Latin Amerikalı yardıma gelir ve Daryl'e saldırır.Dois outros latinos aparecem e atacam Daryl.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Ela acha que eles precisarão de ajuda.
30 Mayıs Raw bölümünde Brooke, Natalya'yı yendikten sonra Becky Lynch, Natalya'ya yardıma geldi.Quatro dias depois no Raw, após Brooke derrotar Natalya, Becky Lynch saiu para ajudar Natalya.
Bu esnada Gas Kamarov'dan telefon alır ve Karamov'un askerlerde birlikte yardıma geldiğini öğrenir.Gaz recebe uma chamada de Kamarov, informando-o que estão a ir no seu caminho para ajudá-los.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Os juvenis nascem sem penas, cegos e totalmente dependentes dos cuidados parentais.
20 Haziran Raw bölümünde Banks, Brooke ve Charlotte tarafından saldırıya uğrayan Paige'e yardıma geldi.No Raw de 20 de junho, Sasha salvou Paige de um ataque de Brooke e Charlotte.
Sheamus ve Ryback, cena'ya yardıma gelse de onlar da saldırıya uğradı.Ryback e Sheamus tentaram o ajudar, mais também foram atacados.
Buna rağmen, Charlie, Claire'e Aaron konusunda yardıma ihtiyacı olduğunda yardıma hazırdır.Apesar disso, Charlie continua a estar sempre ao seu lado, ajudando-a com Aaron quando ela precisa.
İbrahim el-Eşter'in yardıma gelmesiyle isyan bastırıldı.Abraão sai em seu socorro e resgata Ló.
Arşimet, dehasını yurttaşlarına yardıma yöneltti.Deus o queria para aliviar o sofrimento do seu povo.
Ke kopa thuso, tswee-tswee. - Yardıma ihtiyacım var.Nhiri cá tó thigna. - Eu vou voltar.
Vulso üzerine Scipo’nun lejyonu ve 5 bin askerlik kuvveti yardıma gönderdi.Este evento fez com que o Senado desviasse uma das legiões de Cipião e 5 000 soldados aliados para ajudá-lo.
Bir süre sonra Baxter Stockman yenilenen vücut planıyla ona yardıma gelişiyle aldatıldı.Ele voltou a treinar com Shane Morton após seu ombro ter sido curado.
Kendini insanlara yardıma adamış ve 100 yılı aşkın yardım yapmıştır.100 anos de amor pela vida.
Yardıma ihtiyacım var.Preciso de ajuda.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Hij is van mening dat ze hulp nodig hebben.
Sonra Sozin yardıma geldi.Sosa komt echter te hulp.
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.In een reflex riep hij zijn assistent te hulp: "Mr. Watson, come here.
The Usos, Henry’e yardıma gelir.Lewis belooft hulp aan Henry.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.De welpen worden blind, hulpeloos en doof geboren.
Menelaos karısının kaçırıldığını öğrenince ağabeyi Mykenai kralı Agememnon’u yardıma çağırır.Toen Menelaos ontdekte dat zijn vrouw weg was, vroeg hij zijn broer Agamemnon om raad.
Moğollar, Alıncak Noyan komutasında bir orduyu ona yardıma gönderdiler.Hij krijgt hulp van een nijlpaard, die hem vervoert.
Yardım istiyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder.In het Noors zijn de hulpwerkwoorden voor de toekomende tijd vil (willen) en skal (zullen).
Gerçekten yardıma ihtiyacım yok.Ik heb echt geen hulp nodig.
Yardıma ihtiyacım yok.Ik heb geen hulp nodig.
Yardıma ihtiyacınız yok mu?Hebben jullie geen hulp nodig?
Yardıma ihtiyacınız yok mu?Hebt u geen hulp nodig?
Biraz yardıma ihtiyaç duyabiliriz.Wij mogen wat hulp nodig hebben.
Bana yardıma geldi.Ze kwam me ter hulp.
Ambrose, yardıma gelmedi.Ostatecznie Ambrose powołania nie otrzymał.
İki adamı yardıma gelir.Obaj mężczyźni wezwali pomoc.
Menelaos karısının kaçırıldığını öğrenince ağabeyi Mykenai kralı Agememnon’u yardıma çağırır.Znieważony ucieczką małżonki Menelaos prosi o pomoc brata, Agamemnona, króla Myken.
Bu esnada Gas Kamarov'dan telefon alır ve Karamov'un askerlerde birlikte yardıma geldiğini öğrenir.Gaz otrzymuje wiadomość od Kamarowa, który informuje go, że jego żołnierze wkrótce przybędą z pomocą.
Personel, yardıma gelen diğer işkambavya tarafından alınmıştır.Jesteśmy gotowi przyjąć pomoc, którą nam ofiarują.
Bölümler Michael'ın yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmesini konu alır.W obu częściach stara się jednak pomóc Tomowi.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Andra bör tillkalla hjälp.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Ungarna föds blinda, nakna och hjälplösa.
Üçlü bir araya gelerek Angel Araştırmacılık'ı "yardıma muhtaç olanlara yardım etme" ümidiyle kurarlar.Genom Angel Investigations hjälper trion de som behöver hjälp.
Yorulsa da yardıma ihtiyaç olduğundan yine geri döndü.Потім знову звернувся, тому що була потрібна його допомога.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Кроленята з'являються на світ голими, сліпими і абсолютно безпорадними.
Ruslar yardıma geleceklerini söyleyip harekete geçtiler.Російське командування вирішило прийти на допомогу повстанцям і продовжило наступ.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Потрібна допомога!
Buna karşılık Navarra orduları yardıma geldi.У цьому йому допомагають воїни племені Вазарі.
Buna rağmen, Charlie, Claire'e Aaron konusunda yardıma ihtiyacı olduğunda yardıma hazırdır.Чарлі піклується про Аарона, коли Клер захворює.
Fakat bunlar için büyük miktarda mali yardıma ihtiyacı vardı.Але для його будівництва потрібно було багато коштів.
İki adamı yardıma gelir.Йому на допомогу прийшли товариші.
Yardıma ihtiyacımız var.Потребуємо допомоги.
Tom'un yardıma ihtiyacı var mı?Тому потрібна допомога?
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.A jeden se mě ptá: 'Tak co, pane Havel.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Potřebuji pomoc.
Bu yüzden warglar olan vahşi kurtları da yardıma getirmiştir.S tím mu pomáhali i vlci.
Zamanının büyük kısmını bu yardıma muhtaç insanlarla geçirmeye başlar.Zbytek života zasvětila pomoci potřebným.
Rohan Gondor'a yardıma 6.000 süvariyle gitmektedir.Přesně je udán pouze počet rohanských jezdců, kteří dorazili na pomoci Gondoru; bylo jich 6000.
Sugihara, mültecilerin insan olduğunu ve sadece yardıma ihtiyaç duyduklarını açıkladı.Sugihara a explicat că refugiații erau ființe umane și că pur și simplu aveau nevoie de ajutor.