Ana içeriğe geç
Sözlük

yardıma ile cümle

yardıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bunun için yardıma ihtiyacı olacaktır. ^ a b c d "Film releases".A avut încasări de 30 milioane $. ^ a b c „Film Releases”.
Fakat bunlar için büyük miktarda mali yardıma ihtiyacı vardı.Pentru aceste scopuri aveau nevoie de sume mari de bani.
Yardıma ihtiyacım var.Am nevoie de ajutor.
Herhangi bir yardıma ihtiyacım yok.Nu am nevoie de niciun fel de ajutor.
Verebileceğiniz her türlü yardıma çok memnun olurum.Aș aprecia orice ajutor pe care mi l-aţi putea da.
Verebileceğiniz her türlü yardıma çok memnun olurum.Aș aprecia orice ajutor pe care mi l-aţi putea oferi.
Bazılarınızın yardıma ihtiyacı var.Unii dintre voi au nevoie de ajutor.
Yenidoğanlar kör, tüysüz ve yardıma muhtaçtır ancak Acomys gibi istisnalar bulunur.A kölykök általában szőrtelenül és vakon születnek, habár vannak kivételek, például az Acomys.
Bu esnada Gas Kamarov'dan telefon alır ve Karamov'un askerlerde birlikte yardıma geldiğini öğrenir.Gaz hívást kap Kamarovtól, aki közli, hogy a segítség úton van.
Ambrose, yardıma gelmedi.Brankovics azonban nem volt hajlandó segítséget küldeni.
Bir parmağında ise kırık tespit edildi ama o tıbbi bir yardıma gerek duymamıştı.Ezután ágynak dőlt, szívgyengeség jelei mutatkoztak nála, de nem kért orvosi segítséget.
Fakat bunlar için büyük miktarda mali yardıma ihtiyacı vardı.Jelentős mennyiségű pénzre volt ehhez szüksége.
Castiel, Cennet'teki iç savaşta yardıma ihtiyacı olduğunda Dean'in yanına gidememiş, Crowley ile anlaşmıştır.Segítsége nélkül nem jöhetett volna létre a Lynwood-ban található Kálvin Református Egyház.
Kendi dedektif bürosu olan Angel Investigations'ı kurar ve "yardıma muhtaçlara yardım eder".A Narumi Nyomozó Irodát felhívja valaki, akinek segítségre van szüksége.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Avustustoimenpiteitä: Itseänsä elättämistä tarkoittavaa avustusta.
Yorulsa da yardıma ihtiyaç olduğundan yine geri döndü.Se kärvensi liikaa, joten Ananse kapusi uudelleen pyytämään apua.
9. sezonun 4. bölümünde ise Charlie'yi sığınaktaki düzeneği hacklemesi için yardıma çağırırlar.Kolmannella kaudella Charlie auttaa Mr. Ekoa rakentamaan kirkkoa.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Πρέπει να τους καλέσουμε να χρησιμοποιήσουν τους πόρους τους για να μας βοηθήσουν.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.Hjælpen er behovsbestemt.
Sonra Sozin yardıma geldi.Kemudian Sozin datang membantunya.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Anak-anak kucing dilahirkan buta dan membutuhkan perawatan penuh ibu.
Ana madde: Sistine Şapeli tavanı Michelangelo tavana ulaşabilmek için yardıma ihtiyaç duyuyordu.Agar dapat menggapai langit-langit, Michelangelo membutuhkan alat bantu.
Sugihara, mültecilerin insan olduğunu ve sadece yardıma ihtiyaç duyduklarını açıkladı.Sugihara giải thích rằng những người tị nạn là con người, và rằng họ chỉ đơn giản cần giúp đỡ.
Ambrose, yardıma gelmedi.コリンズは援助をしなかった。
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.そして何かを車に運ぶのを手伝ってくれないかと頼むのである。
İki adamı yardıma gelir.二人をサポートする。
90 km uzaklıktaki itfaiye ve kurtarma ekipleri bile şehre yardıma geldiler.さらに12km遠方に陣取ったドイツ軍砲兵隊も、救援部隊の突入の際に支援砲撃を行っている。
Yardıma muhtaç öğrenciler ile ilgilenilir.生徒に頼られる教師にあこがれている。
Yorulsa da yardıma ihtiyaç olduğundan yine geri döndü.』の監督を務めており、これにやや飽きていたこともあって再度監督となることを引き受けた。
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?「一、二、……八、今何時でい」主人が「へい、四つでい」と答える。
İki adamı yardıma gelir.又给扶二人。
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.他也常常把华生医生称之为“我亲爱的华生”。
Sugihara, mültecilerin insan olduğunu ve sadece yardıma ihtiyaç duyduklarını açıkladı.杉原千畝表示是因為那些難民也是人,而他們需要幫助。
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.援助是很必要的。
Buna karşılık Navarra orduları yardıma geldi.永樂帝派兵前來援助。
Yorulsa da yardıma ihtiyaç olduğundan yine geri döndü.遺憾、無窮這回有志協力再建焉。
Bunun üzerine Habsburg askerleri 7 Şubat'ta Maienfeld'i yağmaladı ve Svabya Ligi'ni yardıma çağırdı.作为报复,哈布斯堡军队在2月7日洗劫了迈恩费尔德村,并叫士瓦本同盟来帮忙。
İmparatorun ölmek üzere olduğunu yardıma gelen büyük grup görmüş ve bu arada imparatoriçe Zoi de gelmiştir.明初制度,皇帝去世以活人殉葬,此次共殉葬5人,王氏也被殉葬。
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?Gal 3:2:"을 받았습 Spirit...by 믿는 당신이 무엇을 듣는가?"
Ambrose, yardıma gelmedi.하니, 방장스님이 답을 못하였다.
Watson'u yardıma çağırdı: "Mr. Watson.“나는 자네의 습관을 알고있지 않나, 왓슨” 그가 말했다.
Buna karşılık Navarra orduları yardıma geldi.이 때, 모리 군의 원군의 도움도 있었다.
İki adamı yardıma gelir.그는 두명의 인원을 구하였다.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.אנחנו זקוקים לעזרתכם.
Ruslar yardıma geleceklerini söyleyip harekete geçtiler.על מנת לפייס את הרוסים התקבלה ההחלטה על תמיכה וסיוע שיוגש להם.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.הגוזלים נולדים עיוורים, עירומים וחסרי ישע.
Bu şubelerle yardıma muhtaç insanlara ulaşımın kolay yapılması amaçlanmıştır.כלומר קל מאוד ליצור בעזרתה את המרכזיה הרצויה.
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?2:14 Каква полза, братя мои, ако някой казва, че има вяра, а няма дела?
30 Mayıs Raw bölümünde Brooke, Natalya'yı yendikten sonra Becky Lynch, Natalya'ya yardıma geldi.На 30 май в епизод на Първична сила, след като Брук победи Наталия, Беки Линч излезе да и помогна на Наталия.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Малките се излюпват слепи, голи и напълно безпомощни.
Buna karşılık Navarra orduları yardıma geldi.В същото време на помощ на англичаните идват войници от Фландрия.
Çikatilo ise tıbbi yardıma ihtiyacı olan hasta bir adam olduğunu söylüyordu.Гилмартин вярва, че срамежливостта е състояние, което се нуждае от лечение.
Gırnata Emiri, Meriniler’i yardıma çağırmak zorunda kaldı.Първият извикал на помощ татарски наемници.
Pazartesi gününe kadar herhangi bir yardıma ihtiyacımız olmayacak.Няма да имаме нужда от каквато и да е помощ до понеделник.
İletişimi kuran kişi şöförün yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüyor.Tamošnji zaposlenici pokušavaju shvatiti treba li čovjek pomoć.
İki adamı yardıma gelir.Dvojica si međusobno ponude pomoć.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Ptići su, kao svi čučavci, goluždravi, slijepi i bespomoćni kada se izlegu.
Yani yardıma ihtiyaçları vardır.V Potrebujem pomoč.
Ona, eşyaları götürmek için yardıma muhtaç olduğumu anlattım.Predlagal mu je, da bi jima onadva priskočila na pomoč.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Previdnostni ukrepi, ki se nanašajo na ljudi: Evakuirati osebje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod