Sanırım ona yardım etmek için tüm çabalarım sadece benim zaman kaybım olacak.I think all my efforts to help her will just be a waste of my time.
Onun yardımı reddetmekle hata yaptın.You were wrong to turn down his help.
Onun yardımını reddetmekle hata yaptın.You were wrong to refuse his help.
Sık sık başkalarına yardım eder.He often helps others.
Babasına yardım ettiğini hiç görmedim.I never saw her help her father.
Onlara yardım etmeyi planlıyor musunuz?Are you planning to help them?
"Bay Ogawa değil misin?" "Evet, öyleyim. Size yardımcı olabilir miyim?""Aren't you Mr. Ogawa?" "Yes, I am. Can I help you?"
Bana yardım edebilir misin?Can you help me?
O, ondan yardım istedi.She asked him for help.
O, arkadaşlarından yardım istedi.He asked his friends for help.
Rüyamda, Putin Hu Jintao'ya,"Kırgızistan'a yardım etmeliyiz" dedi."We need to help Kyrgyzstan," said Putin to Hu Jintao... in my dream.
Bize gerekli olan yardım bu.That's the help we need.
Ben sana yardım etmekten mutlu olurdum.I'd be happy to help you.
Bizim sizin yardımınıza ihtiyacımız var.We need your help.
Yardımına ihtiyacımız var.We need your help.
Lütfen bana yardım etmeye gel.Please come and help me.
Bu ilaç size yardımcı olacaktır.This medicine will help you.
Bana yardım etmeyi denemedin bile.You don't even try to help me.
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.He voluntarily helped his mum clean.
Ödevde birbirlerine yardım ettiler.They helped each other with homework.
Ev ödevinde birbirinize yardım edin.Help each other with homework.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Sanırım senin yardımın olmasaydı biz planı uygulayamazdık.I guess we wouldn't have been able to carry out the plan if it weren't for your help.
Acele et. Lütfen bana yardım et.Hurry. Please lend me a hand.
Lütfen bana yardım edebilir misin?Can you help me, please?
Yardım et!Help!
Yardım edin!Help!
Size nasıl yardımcı olabilirim?How can I help you?
Size nasıl yardım edebilirim?How can I help you?
Size nasıl yardımda bulunabilirim?How can I help you?
Sana yardım edemem.I cannot help you.
Bir ilk yardım kitine ihtiyacım var.I need a first aid kit.
Yardımlarınız için çok teşekkür ederiz.A big thanks for your help.
Yardımını bekliyorum.I'm waiting for your assistance.
Senin yardımını bekliyorum.I'm waiting for your help.
Ona yardım eden ilk kişiydi.He was the first to help her.
Bana yardım etmek için kimse gelmedi.No one came to help me.
Senin yardımını almadan onu bitiremeyeceğiz.I won't be able to finish it unless I receive your help.
Sana yardımda bulunabilir miyim?May I help you?
Biri bana yardım edebilir mi?Can anyone help me?
Madem buradasın, bana yardım edebilirsin.Since you're here, you can help me.
Baba çocuğun elinden tuttu ve caddeyi geçmesine yardım etti.The father took the boy by the hand and helped him across the street.
Ne yazık ki onlara yardım edemem.Unfortunately, I cannot help them.
Onlara yardım etmek için buradayızWe're here to help them.
Sana yapabildiğim kadar çok yardımcı olacağım.I'll help you as much as I can.
Taro, sen bana yardım edebilir misin?Taro, could you help me?
Gel ve yardım et.Come over and help out.
Senin yardımına ihtiyacım olacak.I'll need your help.
Beni ona yardım ettirmeye çalıştı.He tried to get me to help him.
Charles'ı bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o etmedi.I tried to get Charles to help me, but he wouldn't.
O, ona yardım etmemizi rica etmek için geldi.He came to ask us to help him.
O, ona yardım etmemizi rica etti.He asked us to help him.
O bizden yardımımızı istemek için geldi.He came to ask us for our help.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
O binanın ilk yardım çıkışı yok.That building has no emergency exit.
Bit yardımcı olman gerekiyor.You're supposed to be an accessory.
Ben senin yardımını takdir ettim.I appreciated your help.
Anneme yardım etmek zorundayım.I have to help my mother.
Anneme yardımcı olmalıyım.I must help my mother.
Tom bana taşınmada yardımcı oldu.Tom helped me with the move.