Ana içeriğe geç
Sözlük

yardım ile cümle

yardım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Afrika'da açlıktan muzdarip olanların acil yardıma ihtiyaçları var.Those who are suffering from hunger in Africa need urgent help.
Ona yardımcı olmalısın.You must help her.
Ona yardım etmen gerekli.It is necessary for you to help her.
Mali yardım için ona güvenemezsin.You can't count on him for financial help.
Onu sana yardım ettirmelisin.You have to get him to help you.
Bana yardım edebilecek tek kişisin.You're the only one who can help me.
Komşularına elinden gelen bütün yardımı yapmalısın?You should do all you can to help your neighbours.
"Size yardım edebilir miyim?" "Evet, bir elbise arıyorum.""May I help you?" "Yes, I'm looking for a dress."
Erkek kardeşim bazen bana ev ödevimde yardım eder.My brother sometimes helps me with my homework.
Masayı temizlemene yardımcı olabilir miyim?May I help you clear the table?
Birbirimize yardım edelim.Let's help each other.
Ben size yardımcı olabilir mi?Could I help you?
O, ona yardım etmediğim için kızgındı.He was angry because I wouldn't give him any help.
Yardımınıza ihtiyacımız var.We require your help.
Birbirimize yardımcı olduk.We helped one another.
Bize yardım etmek için arkadaşlarımızı aramamız gerekecek.We will have to call on our friends to help us.
Omzuma hafifçe vurarak ona yardım ettiğim için bana teşekkür etti.Patting me on the shoulder, he thanked me for helping him.
Onun bize yardım edeceğini düşünmedim.I did not think that he would help us.
Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.I was arrested for aiding in his escape.
Ona yardım edemiyorum.I can't bring myself to help him.
O kadar meşgulüm ki size yardımcı olamam.I am so busy that I can't help you.
O kadar meşgulüm ki, sana yardımcı olamam.I am so busy that I can't help you.
Ben ona yardımcı olamayacak kadar çok meşgulüm.I'm too busy to help her.
Lütfen bana yardım eder misin?Will you please help me?
Onun yardımı karşılığında ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink in return for his help.
Ona işinde yardım ettim.I helped her with her work.
Onun yardımı olmadan yapamam.I can't do without her help.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.I decided to ask for my friend's help.
Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.The president did not come, but sent the vice-president in his stead.
Biz oraya bir araba yardımı ile gidebiliriz.We can go there with the help of a car.
Bana biraz yardım etsen iyi olur.It would be nice if you helped me a little.
Maalesef şu anda size yardımcı olamam.I'm afraid I can't help you now.
Gerçek bir arkadaş bana yardım ederdi.A true friend would've helped me.
Bana bir kaç dakika ayırabilir misin? Yardımına ihtiyacım var.Can you spare me a few minutes? I need your help.
Geçen günkü tüm yardımın için sana teşekkür ederim.Thank you for all your help the other day.
Annene kim yardım eder?Who helps your mother?
Birisi sana yardım ettiğinde, en azından, " teşekkür ederim" diyebilirdin.You might at least have said, "Thank you", when someone helped you.
Biri yardım için bağırıyor.Someone is shouting for help.
Biri yardım istiyor.Someone is calling for help.
Bir harita nerede olduğumuzu bilmemize yardımcı olur.A map helps us to know where we are.
Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.A map helps us study geography.
O, bir yardım çığlığı duyduğunda, bisikletiyle geçiyordu.He was passing by on his bicycle when he heard a cry for help.
Onun yararına onlara yardımcı olduğu kesindir.It is certain that he helped them for the benefit of himself.
Ona rica ederseniz, size yardımcı olacaktır.If you ask him, he will help you.
Onun samimiyetini sorguluyorsan onun yardımını isteme.If you question his sincerity, do not ask for his help.
O, yardımınıza minnettardı.He was grateful for your help.
O size yardımcı olacak.He is going to help you.
Yaşlı bayana yardımcı olmaya razı oldu.He consented to help the old lady.
O sadece bize yardım ettiği için çok memnundu.He was only too glad to help us.
Sana yardım etmekten mutlu olacak.He will be pleased to help you.
Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.He will be only too glad to help you.
O bana yardım etmeye hazır.He is prepared to help me.
O, başkalarına yardım etmeye istekliydi.He was willing to help others.
O, ona yardım etmek için gönüllü oldu.He volunteered to help her.
Başarabilmesinin sebebinin arkadaşlarının yardımından kaynaklandığını hissetti.He felt that the reason he was able to succeed was because of his friends' help.
O, bağırarak yardım istedi.He called out for help.
O, yoksullara yardım eli uzattı.He held out a helping hand to the poor.
O, bayanın arabaya binmesine yardımcı oldu.He helped the lady into the car.
Ben onlara yardım etmek zorunda kalacağım.I will have to help them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod