Ana içeriğe geç
Sözlük

yardım ile cümle

yardım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana yardım etmen incelikti.It was kind of you to help me.
Samuel ona rica eden herkese yardımcı olur.Samuel helps everyone who asks him.
" Yardım için teşekkürler." " Lafı bile olmaz.""Thanks for the help." "Don't mention it."
Bulaşık yıkamada bana yardımcı olabilir misin?Can you help me with the washing up?
Yardımın için minnettarım.I'm grateful for your help.
Onlar onun ağabeyinin ev ödevlerini yapmalarına yardım etmesini istediler.They asked his older brother to help them do their homework.
Ben Allan'ı başkan yardımcımız olarak ilan ediyorum.I declare Allan as our vice president.
Yardım etmek için elimden gelen ne varsa yaparım.I will do everything in my power to help.
Biz de onlara yardım ettik.We helped them as well.
Ev ödevini yapması için sık sık kız kardeşime yardım ederim.I often help my sister do her homework.
Bu size yardımcı olmaz.This won't help you.
Onun yardımı reddetmek bir hataydı.It was a mistake to refuse his assistance.
Yardıma ihtiyacım var.I need help.
Hayır, ben yardım etmedim.No, I didn't help.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.I need a little help from you.
Yardımımı kabul etmesini sağladım.I got him to accept my help.
O bize yardım edeceğine söz verdi.He promised he would help us.
O her zaman diğer insanlara yardım etmeye çalışıyor.She's always trying to help other people.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Sana yardım ettiğime memnun oldum.I am glad to help you.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Benim yardımıma hâlâ ihtiyacın var mı?Do you still need my help?
Hâlâ yardımıma ihtiyacınız var mı?Do you still need my assistance?
Ev ödevimde bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.Thank you for helping me with my homework.
İkinize de yardımcı olmak için bir şey yapardım.I would do anything to help you both.
Her gün anneme ev işinde yardımcı olurum.I help my mother with the housework every day.
Başarımı onların yardımına borçluyum.I owe my success to their help.
Erkek kardeşin yardım istiyor.Your brother is asking for help.
Kardeşin yardım istiyor.Your brother is asking for help.
Sana yardım etmem gerektiğini hissediyorum.I feel that I should help you.
Düşmana yardım ve yataklık etmek, hainlik olarak kabul edilir.Aiding and abetting the enemy is considered treason.
Ona yardım etmek için, onunla çok konuş.In order to help him, talk to him a lot.
Efendim, yardımınıza ihtiyacımız var lütfen.Sir, we need your help please.
Onun yardımımıza ihtiyacı var.She needs our help.
Yardımcı olmak bizim görevimizdir.It's our duty to help.
Yardımından dolayı ona teşekkür etmek için ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink to thank him for his help.
Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.Health workers aid people in need.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Tom yardım başvurusunda bulundu.Tom appealed for help.
Hiç kimseye bana yardım ettiremem.I can't get anyone to assist me.
Makbuzunuz yoksa size yardımcı olamazlar.They can't assist you if you don't have your receipt.
Bana yardım eder misin, lütfen?Could you assist me, please?
Ödüller üniversiteye girmene yardımcı olabilir.Awards can help you get into college.
Sen hakettiğin için sana yardım etmek istiyoruz.We want to help you because you deserve it.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Yoga, onu sakin olmasına yardımcı olur.Yoga helps her to be calm.
Bir yardım etkinliğine gidiyorlar.They're going to a charity event.
Sadece bir dakika bana yardım edebilir misin?Can you help me for just a minute?
Bunu kaldırmama yardım eder misin?Can you help me lift this?
Yardımın için teşekkür etmek istedim.I meant to thank you for your help.
Besleyici yiyecek sağlıklı organları desteklemeye yardımcı olur.Nutritious food helps support healthy organs.
Sağlıklı bir şekilde yemek yemek kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.Eating healthfully can help prevent heart disease.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.The vice president represented his country at the international conference.
Büyükbabam mide ağrısı için yardım aramak için hastaneye gitti.My grandfather went to the hospital to seek help for his stomach pain.
Erkek kardeşim matematik problemimi çözmeme yardım etti.My brother helped me solve the math problem.
Servis temsilcisi problemi çözmeme yardım etti.The service agent helped me solve my problem.
Kasırga mağdurları hükümetten mali yardım aldı.Victims of the hurricane received financial aid from the government.
İtfaiyeci araba-kazası kurbanına yardımcı oldu.The firefighter helped the car-accident victim.
Dostlar her zaman birbirlerine yardım etmeye isteklidir.Friends are always willing to help each other.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod