yardımın ile cümle

yardımın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bozdiyarlılar, Gondor'a çok ciddi saldırılar yapan Korsanlar'ın da yardımını almaktaydı.Varég zsoldosokat fogadott, akik igen erőszakosan viselkedtek a novgorodiakkal.
Yardımınız için size minnettarım.Köszönettel tartozom neked a segítségedért.
İş konusunda senin yardımını istiyorum.Igénylem az üzleti segítségedet.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.Vuonna 1953 päätettiin, että Saksa maksaisi tästä summastaselvennä takaisin 1,1 miljardia dollaria.
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.Israel ja Singapore ovat yhteistyökumppaneita.
Kurtarma Teşkilatı, 1907 ve 1908 yıllarında Kopenhag metrosunun 250’den fazla kez yardımına koştu.Vuosina 1907 ja 1908 Pelastusjoukot avustivat raitiovaunu- ja junaliikennettä yli 250 kertaa.
Ama çoğunlukla onun yardımına ihtiyaç duyar.Hän usein kieltäytyy auttamasta.
Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu.En ole lääkäri, mutta voin antaa vaatteita, ruokaa ja rakkautta.
Andrea gizlice kaçabilmek için Milton'ın yardımını ister.Anton pyysi Aarolta apua päästääkseen eroon huumeista.
Bunun yanında küçük kız çocuklarını deslekleyerek onlara giyim yardımında bulundu.Samoin muut sorilaiset tuovat pojalle omien lastensa pieniksi jääneitä vaatteita hyvin mielellään.
Senin yardımını istemediklerinde insanlara yardım etmek zordur.On vaikeaa auttaa ihmisiä, jos he eivät halua apuasi.
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.Ως παρατηρητές συμμετέχουν το Ισραήλ και η Σιγκαπούρη.
"Kötü adam"ların gazabına uğramış, ama kanundan yardım alamayan "masum insan"ların yardımına koşuyorlar.Λέμε αθώα ψέματα με σκοπό να ξεγελάσουμε το «θύμα» μας.
Yardımın için teşekkürler.Ευχαριστώ για τη βοήθειά σου.
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.Derudover er Israel og Singapore Security Cooperative Participants, der deltager i systemudviklingsfasen.
Tüccar yardımını esirgemedi.De blev støttet af købstædernes borgerskab.
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.Med Athenes hjælp byggede de den trojanske hest.
Sadece Joel Little'ın yardımından yararlanmıştır.Den er instrueret af Hella Joof.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.Øen får den største del sine indtægter fra udenlandske bistand, især fra New Zealand.
Alay'ın yardımına geldi.Vi håper på Allahs hjelp.
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.Med Athenes hjelp bygget de den trojanske hest.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.De inngyder nåde i mottakeren ved egen kraft.
Zenginler fakir halka gıda yardımında bulunur.De måtte få hjelp fra fattigkassa.
Ancak Bizanslılar, hayatını Gavril'e borçlu olan İvan Vladislav'ın yardımını sağlamıştır.Namun, Bizantium mengamankan bantuan Ivan Vladislav, yang berutang hidupnya kepada Radomir.
New Orleans'a Katrina kasırgası sonrası yiyecek yardımında bulunmuştur.Dia juga aktif membantu upaya bantuan setelah Badai Katrina.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.Organisasi ini didirikan untuk memblokir berkembangnya komunisme lebih lanjut di Asia Tenggara.
Sonra Reigns'in yardımına The Usos geldi.Hingga Mereka sampai ke rumah Revan untuk meminta bantuan.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.Mục đích của nó là ngăn chặn sự mở rộng của chủ nghĩa cộng sản ở Trung Đông.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Anh chạy tới giúp và cứu được người kia.
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.Israel và Singapore cũng đã tham gia như các thành viên cộng tác của dự án.
Köy halkı birbirinin iyi ve kötü gününde yardımında bulunur.Trong làng người Thổ, quan hệ gắn bó giúp đỡ lẫn nhau là nếp sống lâu đời.
Michael, bu albümünü, büyük yardımını gördüğü Elton John'a ithaf etti.Huyền thoại Elton John cũng góp sức với cô trong công việc đó.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.1953年、ドイツは将来的にドイツが受け取っていた1,100,000ドルの援助金を返還するということが決められた。
Tüccar yardımını esirgemedi.ディーラーは助力を約束。
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.フランス経済は傾いており、アメリカの支援は復興にどうしても必要であった。
Geniş anlamında ise 'bir işte başka bir kişinin yardımını, aracılığını isteme' gibi anlamları vardır.序文の「天は自ら助くる者を助く」という言葉は有名である。
Peygambere para yardımında bulunup, bazı seferlerine katıldı.自らの費用で何人かの秘書を雇い、手伝いをさせた。
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.この概念の根本にあるのは、西側諸国の協力によって共産主義の拡大を止めようとするものである。
Şamanlar onun yardımına başvurur.シャンの友人で彼のサポートをする。
Bunun yanında küçük kız çocuklarını deslekleyerek onlara giyim yardımında bulundu.貧しい子供たちのために服を縫うことで、子供たちを救えることを非常に喜んだ。
Hebe, L'Amour (Kupid)'i kendine yardımına çağırır.エンジェル斉藤(エンジェルさいとう) 自称愛のキューピッド。
Bu yangın felaketzedelerine yardımın şehir dışından gelmesi gerekmektedir.この邪悪な波動を火の一族が見逃す訳がない。
Serseriler ve çıraklar ise yardımının dokunmadığı kimse olmayan "Denke Baba" olarak anarlar.慈不慈の法教(こしらえおしえ)無ければ、子の慈愛に溺るる父も無くまた子を悪む父母も無し。
İskenderiye halkı, Valilerinin yardımına koştular, Ammonius'u yakalayıp keşişleri kovdular.しかしアレクサンドリア市民はアンモニオスを捕え、他の僧侶たちを退散させた。
Ama çoğunlukla onun yardımına ihtiyaç duyar.さといもちゃんは彼のお手伝いをすることが多い。
Aynı dönemde, ABD Irak'a istihbarat yardımında bulundu.国連に一通の極秘情報が届けられた。
Yardımınız için teşekkür ederim.お手伝いくださってどうもありがとう。
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.以色列與新加坡是安全合作成員。
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.他衝過去幫忙而救了那個人的性命。
Ancak Glenn, Tara'nın yardımına ihtiyacı olduğunu söyler.终于布兰登明白,艾丹需要布兰登的帮助。
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.絕對順從身為主人的神人。
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.經濟發展主要依靠法國援助。
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.最後,希臘人在雅典娜的幫助下,建造了特洛伊木馬。
Babası ve mürettebatının zorda kaldığı durumlarda onların yardımına koşmaktadır.其容貌和個性與佑助一模一樣,熱於助人的個性遺傳給了佑助。
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.중동에서의 공산주의의 팽창을 저지하기 위해 설립.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.자신의 주인에게 절대복종한다.
İngilizlerin yardımına rağmen, Mayıs sonuna kadar, Almanlar ülkenin çoğunu ele geçirmişti.그리스는 영국의 원조를 받았으나 그해 5월 말 경에 독일은 그리스 국토 대부분을 장악하였다.
Ona çalışmalarında yapabileceğim yardımın en iyisini yaptığıma inanıyorum...조직은 내가 적임인 업무에서 가능한한 최고의 업무를 주려고 한다.
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.ב-1953 הוחלט שעל גרמניה להחזיר 1.1 מיליארד דולר מן הכספים ששולמו לה.
Bunun için takım arkadaşlarının yardımına ihtiyaç olacaktır.המשימות דורשות שיתוף פעולה מחברי הקבוצה.

İlgili Sayfalar