yardımı ile cümle
yardımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kement yardımıyla ise düşmanlar canlı olarak yakalanabilmektedir.守備特化のカゲだが、その荊で敵を捕らえることもできる。
Rothschildlerin yardımı ile kurulmuştur.クラウゼヴィッツらによって構築された。
Eğer tonsilit, akut değilse, kesin olarak penisilin veya başka bir antibiyotik yardımıyla yok edilebilir.ペニシリンを加水分解することによって得られるものの、ペニシリンとは違って抗菌薬ではない。
Teşhis genellikle semptomlar yardımıyla yapılır.診断は一般的に症状に基づいて行われる。
Carl'a çok fazla yardımı olmuştur.カールに助けられる。
1891 yılındaki bir ayaklanma Romanya askerleri yardımıyla sıkıştırıldı.1891年に起きた暴動はルーマニア王国軍の支援を受けて鎮圧された。
Bu yangın felaketzedelerine yardımın şehir dışından gelmesi gerekmektedir.この邪悪な波動を火の一族が見逃す訳がない。
Işığın (aydınlığın) tutsaklığına ancak "seçilmişler"in yardımı ile son verilebilir.激烈に応援 「果敢に応援」をクリアすることで選べるようになる。
Serseriler ve çıraklar ise yardımının dokunmadığı kimse olmayan "Denke Baba" olarak anarlar.慈不慈の法教(こしらえおしえ)無ければ、子の慈愛に溺るる父も無くまた子を悪む父母も無し。
Aslında yukarıda verilen mantıksal bağlaçlar bir tek mantıksal bağlaç yardımıyla tanımlanabilir.関係代数で表現された式は、等価な関係論理の式で表現することができる。
Bilgin çaresizce yardımı kabul eder.無駄な応援が仇となる。
Bu eğriler, yalnız cetvel ve pergel yardımıyla çizilemezler.両手を結んで呪文を唱えなくても使える。
Bu uzantılar yardımıyla suyun dibinde besin ararlar.この髭は海底で獲物を探す際に役立つ。
İskenderiye halkı, Valilerinin yardımına koştular, Ammonius'u yakalayıp keşişleri kovdular.しかしアレクサンドリア市民はアンモニオスを捕え、他の僧侶たちを退散させた。
Bu özellikleri ile araştırmacılara çok büyük yardımı dokunuyordu.その発展は研究者にはとりわけ興味深い。
Ama çoğunlukla onun yardımına ihtiyaç duyar.さといもちゃんは彼のお手伝いをすることが多い。
Akım, hareket eden herhangi bir yük yardımı ile sağlanabilir fakat bunların en yaygını elektrondur.どんな荷電粒子(電荷担体)でも移動することで電流を形成できるが、電子が最も一般的である。
Aynı dönemde, ABD Irak'a istihbarat yardımında bulundu.国連に一通の極秘情報が届けられた。
Yardımınız için teşekkür ederim.お手伝いくださってどうもありがとう。
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.以色列與新加坡是安全合作成員。
O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir.在那日,信道的人将要欢喜。
II. Constantius yardım sözü verdi ama ihtiyaç duyulduğunda bu yardımı sağlayamadı.君士坦提烏斯二世答允了會幫助他,但當需要之時卻沒能提供援助。
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.他衝過去幫忙而救了那個人的性命。
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.他的团队不但拥有体能上的优势,而且依靠威德摩尔先生的帮助,他们在战术方面也占尽先机。
Ancak Glenn, Tara'nın yardımına ihtiyacı olduğunu söyler.终于布兰登明白,艾丹需要布兰登的帮助。
Yerel yapımcı ve mühendis Glenn Matullo'nun yardımıyla Mayer, bağımsız EP Inside Wants Out'u kaydetti.在當地的製作人兼工程師葛倫·馬圖洛(Glenn Matullo)的幫助下,梅爾錄製了一張獨立EP《表達自我》(Inside Wants Out)。
Allah'ın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi.在本章開頭,真主安拉在以此山與古蘭經之名起誓。
Kızı Mary'nin yardımıyla 1972'de, varlığını veraset vergisinden korumak için Henry Moore Fonunu kurdu.在他女儿玛丽的帮助下,1972年他建立了亨利摩尔信托基金,以免他的财产受到遗产税的影响。
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.絕對順從身為主人的神人。
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.它帮了Jesse的大忙。
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.經濟發展主要依靠法國援助。
1607'de Hollanda, Ternatelıların yardımı ile Ternate'de İspanya'yı yendi ve Malayo'da kale inşa ettiler.1607年,荷兰人来到特尔纳特,在特尔纳特人的帮助下建起堡垒。
Göl, 1907 - 1913 yılları arasında Charges Nehri'nin önüne kurulan Gatun Barajı yardımıyla oluşturulmuştur.加通湖修建於1907年至1913年之間,由於查格雷斯河(Chagres River)上修建加通水壩的關係而形成。
Bilgin çaresizce yardımı kabul eder.入識無邊處具足安住。
Hafif olmasından ötürü cepheye paraşüt yardımı ile kolayca indirilebiliyordu.因為容易晒黑,所以一定要帶傘子上街。
ABD, İngiltere'den sonra en büyük yardımı bu ülkeye yapmıştı.美国的援助极大地帮助了英国。
Bu sinirleri dimağ, murdar ilik yardımiyle besler."及迷者弗顾,以生疾而陨性命”。
Dalıcılar dalış sırasında bir kemer yardımıyla ağırlık kullanarak dalışlarını gerçekleştirirler.腕帶 腕帶有時會用於協助舉起非常重的重量。
Yerel otoritelerin yardımıyla toplama kamplarını kurup yargı dışı mahkûmiyetlere, muhaliflerle başladılar.他们与地方当局一道设立法外集中营,关押异议人士。
Ve Kundakçılar'ın yardımıyla intikamını almak üzere.乃挾兵結客,後遂往復仇。
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.最後,希臘人在雅典娜的幫助下,建造了特洛伊木馬。
Stephan batıdan büyük bir kuvvet yardımı yapılacağını umuyordu.背後推動著威德林對南方的開發支持。
Fakat bir üstadın yardımı olmaksızın bunu asla bilemezsin.無常無我無相故心不著。
Fakat sultânın yardımı ile tekrar maddi durumu düzelir.經過一輪治療,馬力病情好轉。
Babası ve mürettebatının zorda kaldığı durumlarda onların yardımına koşmaktadır.其容貌和個性與佑助一模一樣,熱於助人的個性遺傳給了佑助。
1780’lerde bir dizi ölçü aygıtı yardımıyla 600 yönde bakış doğrultusu boyunca gözlemlediği yıldızları saydı.在1780年代,他用量測器對600個方向進行了一系列的測量,計算沿著視線方向可以看見的恆星數目。
Muhtemelen yetkililerin yardımıyla Japonya'ya kaçtı.因曾經受過日本的幫助,而與日本的關係不錯。
Pascal, iki ana araştırma konusu oluşturulmasında yardımı dokunan önemli bir matematikçiydi.数学上,帕斯卡促成了两个重要的新研究领域。
Bu yardımı telefon üzerinden ücretlendirerek yapmaktadır.这项服务是通过电话来完成的。
Araştırmasını Fritz Haber′in yardımı ile elde ettiği Rockefeller bursu ile devam ettirdi.在弗里茨·哈伯的帮助下他获得了洛克菲勒基金會奖学金继续他的研究。
7 Mayıs: Bush, Kuzey Kore'ye enerji yardımı yapılmasına izin verdi.「在5月30日:英国允诺供应马来西亚所需之军事配备。
Hastalar bu profesyonel kişiler yardımı ile daha yüksek sesli ve net konuşma tekniklerini öğrenebilirler.这些专业保健人员可以教病人自适应策略,如一些能帮助他们说话更响亮、更清楚的方法。
Kinect, bunların yardımıyla algılayabilmektedir.瓦克夫應被理解為捐款。
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.중동에서의 공산주의의 팽창을 저지하기 위해 설립.
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.자신의 주인에게 절대복종한다.
İngilizlerin yardımına rağmen, Mayıs sonuna kadar, Almanlar ülkenin çoğunu ele geçirmişti.그리스는 영국의 원조를 받았으나 그해 5월 말 경에 독일은 그리스 국토 대부분을 장악하였다.
1780’lerde bir dizi ölçü aygıtı yardımıyla 600 yönde bakış doğrultusu boyunca gözlemlediği yıldızları saydı.1780년대 그는 600개에 이르는 방향을 기준으로 삼고, 각 구역 내 시선 방향을 따라 관측한 별의 수를 세었다.
Bilgin çaresizce yardımı kabul eder.제식구성이란 편성이 구조도에 맞게 상시편성됨을 말한다.
Küçük Kız Kardeşler'in yardımıyla Jack, Fontaine ile yüzleşir.리틀 시스터의 도움으로 잭은 폰테인을 추적할 수 있게 되었다.
Ona çalışmalarında yapabileceğim yardımın en iyisini yaptığıma inanıyorum...조직은 내가 적임인 업무에서 가능한한 최고의 업무를 주려고 한다.