yardımı ile cümle
yardımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu fonksiyon yardımı ile Euler Fermat'ın little teoremini Euler teoremine genelleştirebildi.Con questa funzione generalizzò il piccolo teorema di Fermat (teorema di Eulero).
Kendiliğinden sahibinin yardımına koşar.Si unisce dalla parte del nemico solo per aiutare il suo padrone.
Ona yardımı kabul eder.L'uomo accetta di aiutarla.
Luke'un yardımıyla Jace ve Alec; Hodge'ın peşine düşerler.Jace e Alec danno la caccia ad Hodge con l'aiuto di Luke.
Ancak onlar da kendi aralarında savaş halinde oldukları için asker yardımında bulunmaları pek mümkün değildir.E quando Ottaviano avanzò contro di loro, fecero un'alleanza tra loro per darsi reciproco aiuto in guerra.
Tanrı'nın da yardımıyla, onları geçtik...O: Con l'aiuto di Dio lo voglio.
CJ'e çok fazla yardımı dokunmuştur.Ricorda molto CJ.
Númenorean gemileri normalde Valar'ın kudretinin yardımıyla da denizden korunurdu.Il Coastal Command sorvolò il Golfo il più frequentemente possibile aiutato dall'USAAF.
Korsan, yolcuların da yardımıyla uçuş ekibi tarafından etkisiz hale getirildi.Nessun passeggero rimasto ferito, anche grazie al personale di bordo.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.La maggior parte delle sue armi sono fornite dall'India.
Suriye'ye Sovyet yardımı hızlandırılmış ve askeri ve ekonomik anlaşmalar dahil edilmiştir.Furono rafforzati i legami con l'URSS, anche attraverso accordi economici e militari.
Oyuncu; her bir hedefe, hedefin yönünü ve uzaklığını gösteren HUD yardımıyla ulaşmaktadır.Ogni progettista sembra percorrere il suo cammino, con i suoi successi e insuccessi.
Başı sıkışan iyi insanların yardımına koşar.Così prende a cercarla con l'aiuto di persone di buon cuore.
Bu esnada Romalılar İranlılara Kafkasya'daki istihkamların bakımı için para yardımında bulundu.Comunque, i romani lo esplorarono alla ricerca di oro.
Aslında yukarıda verilen mantıksal bağlaçlar bir tek mantıksal bağlaç yardımıyla tanımlanabilir.I connettivi logici possono essere separati da parentesi tonde.
Bu sefer bir kompresör delici yardımıyla dener.Questa operazione si fa con l'aiuto di un affumicatore.
ABD ise Fransa'ya cephane yardımında bulunuyordu.L'industria egiziana ne ha addirittura prodotto le munizioni.
Clare'in yardımıyla tekrar insan haline dönebilmiştir.Con l'aiuto di Sean intende redimersi.
Zeus oğlunun yardımına yetişemedi.Zeus riconobbe facilmente la carne di suo figlio.
Aynı dönemde, ABD Irak'a istihbarat yardımında bulundu.La Norvegia sta già fornendo assistenza d'intelligence agli Stati Uniti.
Yardımına ihtiyacım olacak.Мне понадобится твоя помощь.
Tom'un yardımına güvenemezsin.Ты не можешь полагаться на помощь Фомы.
Yardımın olmadan başarısız olurdum.Без твоей помощи я бы потерпел неудачу.
Onun yardımına güvenemezsin.Ты не можешь рассчитывать на его помощь.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.Том не нуждается в помощи Мэри.
Tom'un yardımına ihtiyacım olacak.Мне понадобится помощь Тома.
Tom arkadaşlarının yardımıyla çiti boyadı.Фома с помощью своих друзей покрасил забор.
Tom'un yardımı olmadan becerebilirdik.Мы могли бы справиться без помощи Фомы.
Yardımıma ihtiyacın olmadığından emin misin?Ты уверен, что ты не нуждаешься в моей помощи?
Tom'un artık yardımımıza ihtiyacı yok.Тому больше не нужна наша помощь.
Allah'ın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi.Также её отождествляли с защитницей бога Гора, сына Исиды (когда он был молодым).
O gün müminler de Allah'ın yardımıyla sevineceklerdir.В этот день верующие совершают ритуальное поклонение гуру, выражая ему свою благодарность.
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.Экономика находилась в стагнации и сильно зависела от французской финансовой помощи.
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.Его команда имеет физическое преимущество и с помощью мистера Уидмора, они имеют тактическое преимущество.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, en tehlikeli durumlarda Dünya'nın Başkanı olan Doktor'un yardımını ister.Генеральный секретарь ООН обращается за помощью к Доктору как к президенту Земли.
Eisner ve Gates'in de yardımıyla İmbat ve Brian, saklandıkları otel odasında yakalanır.С помощью Айснера и Гейтса Брайана и Сибриз находят в отеле, в котором они прятались.
Hindistan Hükümeti, bir blok zincirinin yardımıyla arazi sahtekarlığıyla savaşıyor.Правительство Индии борется с земельным мошенничеством при помощи блокчейн.
1260ların başlarında, Bizans donanması hala zayıftı ve büyük oranda Ceneviz yardımına ihtiyaç duyuyordu.В начале 1260-х византийский флот был ещё слаб и в значительной степени зависел от генуэзской помощи.
Bu yargılama Hakikat'i temsil eden bir tüy yardımıyla yapılır.Есть решение суда, подтверждающее это.
Ve Kundakçılar'ın yardımıyla intikamını almak üzere.Теперь, с помощью поджигателей, он намеревается отомстить.
Sûs’ta bir dostunun yardımıyla Dânyâl peygamberin türbesi civarında bir yıl saklandı.Несмотря на все увещевания со стороны Мухаммада, через год они развелись.
Bir ragle (ağzı keskin bir kauçuk) yardımı ile baskı yapılır.Застёгивается корсет с помощью ремней (липучек).
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.В течение многих лет Сингапур и Израиль получают выгоду от взаимного сотрудничества.
Fakat ona yardımı redderler.За помощь её нужно спасти.
Su altında ayakları yardımıyla ilerler ve bazı türlerin kanatları da kullandığı görülür.Под водой передвигаются при помощи лап, некоторые виды используют и крылья.
Plan Dükün karısı İsabella tarafından erkek kardeşi ve Kardinal Monticelso'nun da yardımı ile engellenir.Плану мешает прибытие жены Брачиано Изабеллы, сопровождаемой её братом и кардиналом Монтальто.
Yay kullanılarak ya da parmaklar yardımıyla çalınır.Запрещается также бинтование ладони или пальцев.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.Можете уходить, это спасёт вам жизнь.
İsveç hükümeti gıda ve benzeri yardım malzemesi yardımı yaptı.Правительство Мексики предоставило продовольствие и другую необходимую гуманитарную помощь.
Çünkü bu günde Mısırdaki köleliklerinden, tanrının yardımıyla kurtuldular.Тем, которые имеют меч в руках своих, Бог помогает во время всей жизни.
Durumu LORAN C ile olduğu gibi birincil kullanımı kıyı sularında gemilere seyir yardımı içindi.Как и в случае с Loran C, её основным назначением стала навигация в прибрежных водах.
Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu.Помимо жилья инвалидам предоставлялась еда, одежда и медицинская помощь.
Claire'in de yardımıyla kendi kaderiyle ilgili birtakım olasılıkları keşfetmeye başlar.Вместе с Клэр ищет возможность спастись.
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.Так, Эпей построил троянского коня по её замыслу и с её помощью.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.К середине ноября японцы захватили Шанхай при помощи бомбардировки с моря.
Fakat sultânın yardımı ile tekrar maddi durumu düzelir.Однако чуть позже он исцеляется с помощью крови Клауса.
Küreler, meleklerin yardımı ile hareket eder.Добрые ангелы летят к вам на помощь (неопр.).
Muhammed Peygamber’in yardımıyla Selmân' ın azat edilmesi sağlandı.Согласно законам Хаммурапи, подношение даров этому богу было обязательным.
Tom'um yardımıyla Kate annesi ile yalnız kalabilir, annesi onu görünce yardım için bağırmaya başlar.Кейт решила навестить мать в больнице, но увидев дочь, Диана начала кричать о помощи.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı.Вступили в силу ″Общие условия поставок 1968 года″ между странами Совета экономической взаимопомощи.