yardımı ile cümle

yardımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1953 yılında Almanya'nın, aldığı yardımın 1,1 milyar dolarını geri ödemesine karar verildi.En 1953 se decidió que Alemania debía pagar mil cien millones de dólares de la ayuda que había recibido.
Ardından Xaro, Pree'nin de yardımıyla kendini Qarth'ın Kralı ilan eder.Tras esto, Xaro, con el apoyo de Pree, se proclama Rey de Qarth.
Kraliçenin sloganı "Tanrının yardımıyla, halkın sevgisiyle, Danimarka Gücü"dür.La reina eligió el lema: "La ayuda de Dios, el amor del pueblo y la fuerza de Dinamarca.
Küçük Kız Kardeşler'in yardımıyla Jack, Fontaine ile yüzleşir.Luego, con la ayuda de las Little Sisters, Jack logra localizar a Fontaine.
Bu ışığın spektroskop yardımı ile analizi bize süreksiz bir spektrum verir.El análisis de esta luz, con la ayuda de un espectroscopio, nos da un espectro discontinuo.
Ekonomi durgunlaştı ve kuvvetle Fransız yardımına muhtaç kaldı.La economía estaba estancada y permanecía estrechamente dependiente de la ayuda de Francia.
Sadece Joel Little'ın yardımından yararlanmıştır.El tema está producido por Joel Little.
Osmanlı Türkleri ve Venediklilerin önünde, Bizans imparatoru II. Andronikos yardımını talep etti.Ante los turcos y los venecianos, el emperador bizantino Andrónico II Paleólogo apeló por su ayuda.
Bu yüzden Looney Tunes karakterleri Michael Jordan'ın yardımını ister.Allí, los Looney Tunes piden a Michael que los ayude.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, en tehlikeli durumlarda Dünya'nın Başkanı olan Doktor'un yardımını ister.El Secretario General de las Naciones Unidas reclama al Doctor, como Presidente de la Tierra, para ayudar.
Bölgedeki güvenlik seviyesi ve ihtiyaç duyulan yardımın türü hakkında bilgi edinir.La naturaleza del problema y el tipo de ayuda que se necesita.
Dondurmalar elle ve makine yardımı ile yapılabilir.El hielo seco se puede fabricar utilizando máquinas.
Ancak V. İoannis, 1379'da kaçtı ve Osmanlı yardımı ile tahtını tekrar kazandı.En 1379, sin embargo, Juan V escapó, y con la ayuda de los otomanos, recuperó su trono.
590 yılında Franklar Bizanslıların da yardımıyla Lombardiya'ya saldırdılar fakat bu savaşı kaybettiler.En 590, los francos invadieron Lombardía con la ayuda de Bizancio pero fueron derrotados.
II. Constantius yardım sözü verdi ama ihtiyaç duyulduğunda bu yardımı sağlayamadı.Constantino I prometió ayudarle pero no pudo proporcionarle los socorros que necesitaba.
Bu çalışmada oğulları Giandomenico ve Lorenzo'nun da yardımını aldı.Acudió con sus hijos Giandomenico y Lorenzo.
Fıskiye 500 kilowattlık iki pompa yardımıyla saniyede 500 litre suyu 140 metre yüksekliğe çıkarmaktadır.Dos bombas de 500 kW lanzan quinientos litros de agua por segundo a una altura de 140 metros.
Ve Kundakçılar'ın yardımıyla intikamını almak üzere.Temiendo lo peor, ella buscó la ayuda de los Vengadores.
Alchemy'nin yardımıyla Clariss Barry Allen'i öldürmeye çalışıyor ama başarısız oluyor.Con la ayuda de Alquimia, Clariss intenta matar a Barry, pero es nuevamente derrotado por este.
Ancak Stanislas ondan beklediği yardımı göremez.Lorenzo nada puede hacer para verla.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.La restauración fue financiada por el estado húngaro, así como por donaciones privadas.
Danimarka yetkilileri Yahudi tutuklulara her fırsatta yemek yardımı yaptı.El gobierno sueco podrá enviar paquetes de ayuda a los judíos prisioneros.
Dizi, Buffy'nin proje tasarımcısı Joss Whedon ve yanında David Greenwalt'un yardımıyla oluşturuldu.La serie fue creada por el creador de Buffy, Joss Whedon, en colaboración con David Greenwalt.
İki çocuk oyuncu bu ağacın yardımıyla çizilen yere kadar yürürler.Tres niños juegan intentando subir a un árbol.
Medya yardımı sayfasına göz atın. ^ "Opera Statistics".Véase Historia de la versión «Opera Statistics».
Bu yöntem yardımıyla pi sayısını hesaplıyordu.En este papiro se llega a dar un valor aproximado del número pi.
Lorde ve Joel Little'ın birlikte yazıp bestelediği şarkının yapımcılığını Lorde'un yardımıyla Little üstlendi.La intérprete la compuso con ayuda de Joel Little, quien además se encargó de producirla.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.A mediados de noviembre, los japoneses habían capturado Shanghái con la ayuda de bombardeos aéreos y navales.
Dışarıdan aldığı yardımın büyük kısmı da Hindistan'dan gelmektedir.La mayor parte de sus armas son suministradas por la India.
Bu sayede helikopter tarafından kolaylıkla kaldırılabilir veya paraşüt yardımı ile indirilebilir.Es fácilmente aerotransportable, mediante helicóptero o lanzado en paracaídas.
"Kurtuluş Savaşına Sovyet Yardımı"."España en la crisis europea de Entreguerras.
Işığın (aydınlığın) tutsaklığına ancak "seçilmişler"in yardımı ile son verilebilir."No dejes que...", también fue como un grito de auxilio, quizá más íntimo.
İkinci EP'leri Snails ise 2005 yılında Atlantic Record yardımıyla çıkmıştır.The Format lanzó su segundo demo, Snails con Atlantic Records en abril de 2005.
Bunun için takım arkadaşlarının yardımına ihtiyaç olacaktır.Ayuda a los Compañeros de equipo.
Clare'in yardımıyla tekrar insan haline dönebilmiştir.Una vez más con la ayuda de Julian, fue finalmente capaz de rehacerlo.
Pacceka Bodhi: Öğretmenin yardımı olmadan ve öğrenim görmeden ulaşılmaktadır.La izquierda feng-shui: Cuando la ciencia y la razón dejaron de ser progres.
Bundan başka bazlar fenolftalein çözeltisi yardımıyla da ayırt edilebilir.Es posible observarlos anidando junto con otras especies de vencejos.
Kuzey Kore'de 29 ağır sanayiyi içeren fabrika, Sovyet teknisyenlerin yardımıyla inşa edildi.El avance eficaz de la Unión Rusa de los Ingenieros es abastecido de la Compañía De ingeniería "2К".
Kimi durumlarda meyve şurubu eklenerek pipet yardımıyla da içilir.En ellas se asa careta de cerdo acompañada con vino.
1046) yardımını aramış ama başarısız olmuştur.944–946) le ofreció el puesto, lo rechazó.
Ama Şeytan ve Sarp'ın yardımı ile....Hermandad del Cristo del Salvador y el Amparo.
Ancak Glenn, Tara'nın yardımına ihtiyacı olduğunu söyler.Glenn insiste en que necesita su ayuda.
Oyun zamanı ise bir oyun saati yardımıyla tutulur.Luego, se hace la seguidilla con un juego de manos.
Onun yardımımıza ihtiyacı var.Lei ha bisogno del nostro aiuto.
O, ona bütün yardımı için teşekkür etti.Lo ringraziò per tutto il suo aiuto.
Onun yardımını istemedim fakat kabul etmek zorunda kaldım.Non volevo il suo aiuto ma ho dovuto accettare.
Tom'un yardımı olmadan bunu yapabileceğimizi düşünüyor musun?Pensi che riusciremo a farlo senza l'aiuto di Tom?
Anahtarlarımı bulmak için hâlâ yardımına ihtiyacım var.Ho ancora bisogno del tuo aiuto per trovare le mie chiavi.
Gerçekten senin yardımına ihtiyacım yok.Veramente non ho bisogno del tuo aiuto.
Lütfen Tom'a onun yardımına ihtiyacımız olduğunu söyler misin?Potresti per favore dire a Tom che abbiamo bisogno del suo aiuto?
Buda'ya ve diğer tanrılara onların yardımına ihtiyaç duymadan saygı duy."Rispettate il Buddha e gli dei senza contare sul loro aiuto."
Kraliçenin sloganı "Tanrının yardımıyla, halkın sevgisiyle, Danimarka Gücü"dür.La Regina scelse come motto: L'aiuto di Dio, l'amore del popolo, la forza della Danimarca.
Uçurumlar koyun sahipleri tarafından yerleştirilen halatlar yardımıyla tırmanılabilmektedir.Le falesie possono essere scalate con l'aiuto delle corde disposte dai proprietari delle pecore.
Buna karşılık o da bu orduya rehber ve askerî refakat yardımı yaptı.In cambio, diede loro guide ed una scorta militare.
Rickard'ın yardımıyla, Madison Square Garden'da boksu yaygınlaştırmayı başladılar.Con l'aiuto di Rickard iniziò a organizzare incontri di pugilato al terzo Madison Square Garden.
Bu türevlenen birimler yedi temel birim yardımıyla tanımlanır.Queste unità vengono definite con la composizione delle sette unità di base.
Michaels 6 Haziran'da kemerini debut yapan koruması Diesel'ın yardımıyla kazandı.Michaels riconquistò il titolo il 6 giugno con l'aiuto del debuttante Diesel.
1878’de 18 yaşında Rhode Adası Tasarım okulu derslerine ortada görünmeyen babasının yardımıyla kabul edildi.Nel 1878, a diciotto anni, si iscrisse alla Rhode Island School of Design, finanziata dal padre assente.
İsrail ve Singapur ise güvenlik yardımına katılmışlardır.Israele e Singapore partecipano al programma in qualità di "Security Cooperative Partecipants".
590 yılında Franklar Bizanslıların da yardımıyla Lombardiya'ya saldırdılar fakat bu savaşı kaybettiler.Nel 590 i Franchi invasero la Lombardia con l'aiuto di Bisanzio, ma vennero sconfitti.

İlgili Sayfalar