yardım etmek ile cümle
yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ona yardım etmek için kimse gelmedi.Nadie vino a ayudarle.
Canım sana yardım etmek istemiyor.No tengo ganas de ayudarte.
Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.Me temo que no hay mucho que pueda hacer para ayudar.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, lütfen bana bildirin.Si hay algo que pueda hacer para ayudar, por favor, háganmelo saber.
Tom'un size yardım etmek için vakti yok.Tom no tiene tiempo para ayudaros.
Mary'ye yardım etmek için Tom'un yapabileceği bir şey yoktu.No había nada que Tom pudiera hacer para ayudar a Mary.
Mary'ye yardım etmek zorundayım.Tengo que ayudar a Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için bir şey yapmadı.Tom no hizo nada para ayudar a Mary.
Tom Mary'ye doğru şeyi yapması için yardım etmek istedi.Tom quería ayudar a Mary a hacer lo correcto.
Anneme yardım etmek zorundayım.Tengo que ayudar a mi madre.
Birbirimize yardım etmek önemlidir.Es importante que nos ayudemos los unos a los otros.
Yardım etmek istiyorum.Quiero ayudar.
Üzgünüm, sadece yardım etmek istemiştim.Lo siento, solo quería ayudar.
Keşke bize yardım etmek için burada olsa.Ojalá él estuviera aquí para ayudarnos.
Bana yardım etmek için bir şey yapabileceğini umuyorum.Espero que puedas hacer algo para ayudarme.
Tom yardım etmek için zamanın olup olmadığını bilmek istiyor.Tom quiere saber si tienes tiempo para ayudarle.
Tom'un bana yardım etmek isteyeceğini düşündüm.Pensé que Tom querría ayudarme.
Sana yardım etmek isterim ama çok fazla meşgulüm.Quiero ayudarte, pero estoy muy ocupado.
Niçin bana yardım etmek istiyorsun?¿Por qué quieres ayudarme?
Sana yardım etmek istiyorum ama edemem.Quiero ayudarte, pero no puedo.
Yardım etmek için buradayım.Estoy aquí para ayudar.
Tom yardım etmek için geldi.Tom vino a ayudar.
Tom yardım etmek istiyor.Tom quiere ayudar.
Yardım etmek için buradayız.Estamos aquí para ayudar.
Bize neden yardım etmek istemediğini anlamıyorum.No entiendo por qué no quiere ayudarnos.
Sana yardım etmek istiyorum.Quiero ayudarte.
Sana yardım etmek için buradayım.Estoy aquí para ayudarte.
Sadece sana yardım etmek istiyoruz.Solo queremos ayudarte.
Sadece yardım etmek istiyorum.Solo quiero ayudar.
Yardım etmek zorundasın.Tienes que ayudar.
Bana yardım ettiniz ve ben de size yardım etmek istiyorum.Me ayudasteis y yo también quiero ayudaros.
Size yardım etmek isterim.Quiero ayudaros.
Sana yardım etmek için zaman bulabilirim.Puedo encontrar tiempo para ayudarte.
Yardım etmek için mi buradasınız?¿Estáis aquí para ayudar?
Tom'a yardım etmek için buradayım.Estoy aquí para ayudar a Tom.
Sana yardım etmek için buradayız.Estamos aquí para ayudarte.
Size yardım etmek için buradayız.Estamos aquí para ayudaros.
Tom sadece Mary'ye yardım etmekle ilgilendiğini söyledi.Tom dijo que él solo estaba interesado en ayudar a Mary
Tom'a yardım etmek için yapabileceğimiz bir şey yok mu?¿No hay nada que podamos hacer para ayudar a Tom?
Arkadaşlarıma yardım etmek için gidiyorum.Voy a ayudar a mis amigos.
Yardım etmek istediğinize inanıyorum.Creo que usted quiere ayudar.
Sadece Tom'a yardım etmek istiyorum.Sólo quiero ayudar a Tom.
Tom yardım etmek istediğini söyledi.Tom dijo que quería ayudar.
Bana yardım etmek için odama gel lütfen.Por favor, ven a mi habitación a ayudarme.
Tom, bana yardım etmek zorundasın.Tom, has tenido que ayudarme.
Mary'nin arkadaşları ona yardım etmek istiyorlardı.Los amigos de Mary querían ayudarla.
Bana yardım etmek zorundaydın Tom.Tom, debiste ayudarme.
Sana yardım etmek için buraya geldik.Vinimos aquí a ayudarte.
Law Ağustos 1717'de Mississippi Şirketi'ni Louisiana'daki Fransız kolonisine yardım etmek amacıyla sattı.En agosto de 1717, compró la Compañía del Misisipi para ayudar a la colonia francesa de Luisiana.
Binadan kaçmaya çalışırken Noah geride kalır ve Daryl ona yardım etmek için durur.Mientras intentan escapar, Noah se queda atrás, y Daryl se detiene para ayudarlo.
Bize yardım etmek istemiyorlar.No quiere ayudarles.
Ailesine yardım etmek için genç yaşta çalışmaya başladı.Comenzó a trabajar a una edad temprana para ayudar a su familia.
Nick'e Monroe ile birlikte davalarda yardım etmektedir.Nick comienza a recurrir con Monroe para resolver sus casos.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Así como también para ayudar a los campesinos.
Angel başta yardım etmek istemez.En un principio Wesley rehúsa ayudarlo.
Çocukken, babası onları terk ettiğinde annesine evin geçiminde yardım etmek için şarkı söylemeye başladı.Siendo niño, su tío le oyó cantar mientras se encontraba en el jardín con su madre.
Apollo Creed, Rocky'ye yardım etmek ister.Apollo Creed se dirige a Rocky y le dice que lo termine.
Sovyetlerden binlerce ekonomist ve yüzlerce siyasi danışman Çin'e yardım etmek için gönderildi.Al mismo tiempo, unos cuantos centenares de consejeros técnicos estadounidenses fueron enviados a Europa.
Sanat tarihçisi ve ressam olan eşi de araştırmalarına yardım etmekte ve eserlerine fon sağlamaktadır.Las investigaciones y ulteriores propuestas del autor siguen aguardando su desarrollo y experiencia.
Ceren'i önemsiyor, ona yardım etmek için elinden geleni yapıyor.Está enamorada de Masato y hará todo lo posible para conseguir su amor.