yardım etmek ile cümle
yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece ona biraz yardım etmek zorundasın.You have only to give him a little help.
Cankurtaran başkalarına yardım etmek hiç hazırdır.The lifeguard is ever ready to help others.
Sadece sana yardım etmekten memnun olacağım.I'll be only too pleased to help you.
Ona yardım etmekten memnun olurum.I'll be glad to help him.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.I will be pleased to help you.
Ona hemen yardım etmek zorundayız.We must help him immediately.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Eğer sana yardım etmek iseseydi, her şeyden önce sana gelebilirdi.If he would help you, he might come to you at once.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Hasta insanlara yardım etmek istediğimden dolayıdır.It's because I want to help sick people.
Ne pahasına olursa olsun ona yardım etmek zorundayım.I must help her at any cost.
Bana yardım etmek için bir şey yapabileceğini umuyorum.I hope you can do something to help me out.
Birbirimize yardım etmek bizim görevimizdir.It is our duty to help one another.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.I will be glad to help you anytime.
Size yardım etmek benim görevim.It's my duty to help you.
Bize yardım etmek zorunda değilsin.You have no obligation to help us.
Size yardım etmekten mutluluk duyuyoruz.We are glad to help you.
Herne zaman yardıma ihtiyacın olursa yardım etmekten mutluluk duyarım.I am glad to help you whenever you need me.
Size yardım etmek için herhangi bir şey yapmaya hazırım.I am ready to do anything to help you.
Size yardım etmek için elimden gelenin en iyisini yaptım. Gerisi size kalmış.I have done the best I could to help you. The rest is up to you.
Bu, yardım etmek için gelmiyeceğin anlamına mı geliyor?Does this mean you're not coming to help?
Fon yetimlere yardım etmek için kurulmuştur.The fund was set up to help orphans.
Korkarım ki yardım etmek için yapabileceğim çok şey yok.There is not much I can do to help, I am afraid.
Sana yardım etmek istemeyen bizden biri yok.There is not one of us who does not want to help you.
Çocuğa yardım etmek için kan verdik.We gave blood to help the child.
Biz size yardım etmek için istekliyiz.We're willing to help you.
Ona yardım etmek için her çabayı gösterdik.We made every effort to help him.
Bize yardım etmek için arkadaşlarımızı aramamız gerekecek.We will have to call on our friends to help us.
Size yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do to help you?
Ev ödevinde sana yardım etmek istiyorum.I want to help you with your homework.
Ona yardım etmek için gönülsüzüm.I am reluctant to help him.
Sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help you.
Lütfen bana yardım etmek için odama gel.Please come to my room to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.I intend to decline his offer to help me.
Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We did our best to help them.
Yardıma ihtiyacı olan herkese yardım etmekten mutlu olacağım.I will be happy to assist whoever needs help.
Bana yardım etmek zorunda değilsin.You don't have to help me.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
Birbirimize yardım etmek önemlidir.It is important to help each other.
Engelli insanlara yardım etmekten gerçekten hoşlanırım.I really enjoy helping disabled people.
Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.To help others is to help yourself.
Bana yardım etmek için hiç kimse gelmedi.Nobody came to help me.
Ona yardım etmek için kimse gelmedi.Nobody came to help him.
Kasabadaki insanlar ona yardım etmek için geldi.People in the town came to help him.
Bana yardım etmek için yolundan ayrıldı.He went out of his way to help me.
Sana yardım etmekten mutlu olacak.He will be pleased to help you.
Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.He will be only too glad to help you.
O,çocukken,annesine yardım etmek için sıkı çalıştı.Child as he was, he worked hard to help his mother.
Bana yardım etmek için buraya geldi.He came here to help me.
O, diğerlerine yardım etmek için çok şey yapıyor.He does much to help others.
O, ona yardım etmek için gönüllü oldu.He volunteered to help her.
Bize yardım etmekle çok kibar davrandı.He was so kind as to help us.
O çiftlikte babasına yardım etmek için yeterince güçlüydü.He was strong enough to help his father on the farm.
Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.He did his best to help her.
O yarın mutfakta annesine yardım etmek zorunda olacak.He will have to help his mother in the kitchen tomorrow.
Ben onlara yardım etmek zorunda kalacağım.I will have to help them.
Onlar bize yardım etmek için geldiler.They came to our assistance.
Mültecilere yardım etmek için para topluyorlar.They are appealing for money to help refugees.