Ana içeriğe geç
Sözlük

yaraya ile cümle

yaraya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?そして共演者に「何を振り撒いたんですか?」と言われる。
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.彼が製造した数多くの楽器が現存している。
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.時計(とけい)は、時間を計る機械。
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.このことはその後、彼を大いに利することになる。
Bunlar neye yarayacaktı bilmiyorum.なんの役に立つのかは不明。
diff, bilgisayar ile hesaplamada dosya karşılaştırmaya yarayan bir yardımcı programdır.diff - コンピュータプログラムにおいて、ファイルの比較を行うためのコマンド。
Java 2D, Java altında iki boyutta grafik işlemleri yapmaya yarayan sınıflara verilen addır.Java 2D は、Javaにおいて2次元コンピュータグラフィックスの描画に使われるAPIである。
Saç maşası (ondüla), sıcaklık ile saçın yapısını değiştirmeye yarayan bir alettir.ヘアーアイロン(英語: hair iron)は、熱の力によって髪型を変えるために使う器具である。
Semafor (Semaphore) gemiler arasında görsel olarak haberleşmeye yarayan bir sistemdir.) 船舶の登記(船舶の信託の登記を含む。
(Secret Key) bu da sadece yazının çözülmüş (deşifrelenmiş) halini elde etmeye yarayacak olan anahtardır.その意図は「これは自分のために書かれた偉大な罪人の告白である。
1890 yılında Alman Hans Goldschmidt, karbonsuz krom üretimine yarayacak termit reaksiyonunu bulmuştur.1890年代の末にドイツのハンス・ゴルトシュミット(Hans Goldschmidt)はアルミノテルミー法(テルミット法)により炭素の少ない金属クロムの製造に成功した。
Bir kimsenin biseksüel olup olmadığını saptamaya yarayacak bir davranışsal "test" yoktur.その人が無性愛であるかどうかを定義するためのリトマス試験紙は存在しない。
Savaş sırasında uyulması gereken kuralları anlatmaya yarayan uluslararası hukuk kavramıdır.戦争法とは戦争行為を規制する戦時における国際法である。
Ciddi yaralanma ve kanama varsa: Yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulur.止血は圧迫によってなされ、重症では止血帯が用いられる。
Sıralama turları Yarışçıların yarışa başlama sıralarını belirlemeye yarayan süreç.スタート台 レースディレクターが競技者に対して指示を行う場所。
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.「歪」は万物をねじ曲げる魔乖咒である。
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?』守信等皆曰:『何故?』上曰:『是不難知矣,居此位者,誰不欲為之。
Bazen ateşi, bazen de ateşi yakmaya yarayacak olan çakmak taşlarını getirdiği söylenir.有时候石头城堡还能提供其他可供点火的东西。
Gelecekte gerçekleşecek olayları anlatmaya yarayan zamandır.能畫出未來將要發生的事情。
Semafor (Semaphore) gemiler arasında görsel olarak haberleşmeye yarayan bir sistemdir.那智 海原藩之密事頭取,是無寶流滲透進去的間諜。
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?아침에 의녀 장금(長今)이 내전으로부터 나와서 말하기를,“하기가 비로소 통하여 매우 기분이 좋다고 하셨습니다.”하였다.
Nota (müzik): Bir müzik sesini belirtmeye yarayan işaret.음표(音標; 문화어: 소리표)는 음악에서 소리를 내는 것을 표기하는 기호다.
Gelecekte gerçekleşecek olayları anlatmaya yarayan zamandır.힘든 시기의 미래에게 도움을 주는 존재.
1890 yılında Alman Hans Goldschmidt, karbonsuz krom üretimine yarayacak termit reaksiyonunu bulmuştur.1890년대 후반에 독일의 한스 골드슈미트는 탄소없는 크롬을 만드는 테르밋 공정을 개발해내었다.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.이는 나중에 그녀의 활동에 큰 영향을 끼치게 되었다.
Çünkü ağzını açmasına yarayan kaslar çok zayıftır.עם זאת, השרירים שתפקידם לפתוח את הפה חלשים יחסית.
Kolun bir ucunda taş atmaya yarayan bir sapan vardı.נאלצתי לתת לגברת אגרוף בפרצוף.
Bacakları yüzmeye yarayacak şekilde kürek biçimi almıştır dış kenarlarında en fazla 2 tırnak bulunur.מעט בעלי ארבע רגליים פיתחו הליכה על שתיים בסביבה בה השחייה היא דרך ההתקדמות העדיפה.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.ברומטר הוא מכשיר מדידה המודד את הלחץ האטמוספירי.
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.שעון חול הוא מכשיר למדידת זמן.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?וכך אמרו על כך (בבלי יומא נב, ב; וכן הוריות יב, א): "ומי גנזו?
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.מלבוש- תרומת בגדים לנזקקים.
Herkes oraya bir şey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor, ben böyle anlıyorum.כל אלה מפתחים אצל העובד את ההבנה של מה מצופה ממנו בעבודה ומה מוערך.
Saç maşası (ondüla), sıcaklık ile saçın yapısını değiştirmeye yarayan bir alettir.חליפה (לא הכרחי) – החליפה מסייעת לשמירת חום גופו של הגולש.
Yaraya soğuk uygulama yapılır.בטיפול זה גורמים לכווית קור ביבלת.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Жена му натяквала: „Де останаха добрините ти – никой не те поглежда?“.
Gıda ve suyun vücuda alınmasına yarayan bir açıklıktır.Приемането на храна и вода е затруднено.
Rhytmbox, sayısal müzik çalmaya, düzenlemeye yarayan bir özgür yazılımdır.Rhythmbox e музикален плейър за слушане и организиране на дигитална музика.
Ek olarak namluyu soğutmaya yarayan sistemde 4.3 litreden oluşuyordu.За предпазване от прегряване, тя е изисквала около 4.3 литра вода за изпарителната охлаждаща система.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Няколко други разрези на корема са причинени от същия нож.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Pitaju ga paše i veziri: „Što je tebi, care gospodare?
Kamyon, ağır yük taşımaya yarayan motorlu araçtır.Teretno vozilo je motorno vozilo koje je namijenjeno za prijevoz tereta.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometar je mjerni instrument za mjerenje tlaka zraka.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Aneroid je prístroj na meranie atmosférického tlaku.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Razpokam so se polagoma pridružile še druge poškodbe.
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.Več opreme pa je izdelal sam.
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.Laikrodis – prietaisas laikui matuoti.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometras – prietaisas, matuojantis atmosferos slėgį.
Ana madde: Rakam Rakam, sayıları yazılı olarak göstermeye yarayan semboldür.Skaitmenys – simboliai, kuriais užrašomi skaičiai.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Neist teadmistest oli tal hiljem palju kasu.
Wheatstone köprüsü, elektriksel dirençleri karşılaştırmaya ya da ölçmeye yarayan elektrik devresidir.Wheatstone'i sild on elektriahel, mida kasutatakse elektritakistuse mõõtmiseks.
Saat, zamanı ölçmeye yarayan alettir.Kell on seade aja mõõtmiseks.
0 işe yarayacaktır.0 er med. 0 plus 7 er 7, og det er mindre end 27.
0 işe yarayacaktır.0 funcionará.
0 işe yarayacaktır.0도 성립합니다
0 işe yarayacaktır.Můžete to vyzkoušet s více čísly.
0 işe yarayacaktır.Pode satisfazer qualquer uma das duas e isto é como que interessante.
0 işe yarayacaktır.الـ 0 سينجح
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.lo que no me ayuda, cuando dejo el país.
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.虚構の国境のないインターネットという場所のある時代ならではだ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod