Ana içeriğe geç
Sözlük

yaraya ile cümle

yaraya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bambu insanların en çok işine yarayan bitkilerden birisidir.Les bambous sont les plantes utiles les plus universellement connues de l'humanité.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Un baromètre permet de mesurer la pression d'air à l'intérieur.
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.Comme par magie, tout se met en route.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Dice su madre a los sirvientes: «Haced lo que él os diga».
Fakat güçlü bir merkezi otoritenin işe yarayabileceği zaman artık neredeyse geçmişti.Pero ya casi había pasado la hora en la que una autoridad central fuerte podía haber ayudado.
Arka ayaklarda toprağı kazmaya yarayan kazıcı bir çıkıntı (metatarsal tüberkül) bulunur.Los que aparecen detrás de él sostienen un pendum (bastón de mango curvado).
Bunlar neye yarayacaktı bilmiyorum.Realmente no sé para qué sirve.
Bir kimseyi, nesneyi, varlığı ya da olguyu anlatmaya, akla getirmeye yarayan kelimedir.Quizá sea un error creer en la existencia de cosas, personas o sujetos.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Un barómetro es un instrumento que mide la presión atmosférica.
NEZGEP : Kadınlarda başa takılan, başı sıcak ve saçları düzgün tutmaya yarayan başlıktır.Cuello: Debe ser fuerte y bien proporcionado en relación con el cuerpo y cabeza.
Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır.Un instrumento de medición es un aparato que se usa para medir una magnitud física.
Yaraya rağmen, ölümcül savaşçılarla savaşarak ölümcül yara alıp savaşamayana kadar savaşmaya devam etti.A pesar de la herida, luchó contra los combatientes enemigos hasta ser herida de muerte.
En geniş anlamı ile, ışıkölçer(fotometre), aydınlık ölçümü yapmaya yarayan herhangi bir aygıttır.En un amplio sentido, un fotómetro es cualquier instrumento usado para medir la intensidad de la luz.
Siklograf, yay çizmeye yarayan araç.Defensa o porra, artefacto para golpear.
Ludwig ölçeği kadın tipi kellik düzeyini belirlemeye yarayan bir ölçek.Afirma que el índice de Pignet sirve para medir la forma física de una persona.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Esa información podría resultar útil en futuros conflictos.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Infine, la signora sbottò: "Ma allora, a che cosa vi serve la vostra scienza?".
Opa, Web uygulamaları geliştirmeye yarayan açık kaynak kodlu bir programlama dilidir.Opa è un linguaggio di programmazione open-source per lo sviluppo di applicazioni web scalabili.
Lacarnum Inflamarae: Asadan alevler çıkararak yakmaya yarayan büyü.Salamandre: creature che traggono la forza dal fuoco.
Archie arama motoru anonim FTP tarafından sağlanan dosyaları bulmaya yarayan bir arama motorudur.Archie è un sistema che permette di effettuare una ricerca di file su server FTP anonimi.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Queste esperienze avrebbero in seguito influenzato fortemente il suo lavoro.
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.Molti strumenti sono costruiti da loro stessi.
Konimetre, havadaki toz taneciklerinin sayısını saptamaya yarayan aygıt.Ed è questa l'aria che offre la maggior parte del materiale per la polka Kriegsabenteuer.
Bununla birlikte kulenin içerisinde en yüksek katına çıkmaya yarayan bir asansör bulunmaktadır.Qui è presente anche un ascensore che rende la stazione accessibile.
Magnometre, (Manyetometre) Manyetik alanın yoğunluğunu ölçmeye yarayan bir araçtır.Il magnetometro è lo strumento di misura del campo magnetico.
Planının işe yarayacağını sanmıyorum.Не думаю, что твой план сработает.
Bu işe yarayabilir.Это будет полезно.
Eskiden gıda maddelerini koymaya yarayan tahta kaplara külek denirdi.Раньше, деревянные ёмкости, в которые можно было положить продукты питания, назывались "кюлек".
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Они приехали и обалдели: «Это шедевр.
Bu yaraya ek olarak aynı bıçakla açılmış başka kesikler de tespit edilmiştir.Кроме того, на теле обнаружено несколько ранений, нанесенных тем же ножом.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Зато потом такая подготовка очень пригодилась.
Kamyon, ağır yük taşımaya yarayan motorlu araçtır.Грузоподъёмная машина — машина, предназначенная для подъёма грузов.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Во всех обителях усилена молитва с упованием на помощь небесную».
Bununla birlikte kulenin içerisinde en yüksek katına çıkmaya yarayan bir asansör bulunmaktadır.И тогда первым, как правило, наблюдается лифт, который идёт вверх.
Süreölçer ya da Kronometre, zamanı hassas bir şekilde ölçmeye yarayan sayaç.Хронофантастика, темпоральная фантастика, или хроноопера — жанр, рассказывающий о путешествиях во времени.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.Защита тела: защитная рабочая одежда.
O konser karar verdiğimiz nokta oldu, ikimiz bir grup kuracaktık, işe yarayacaktı ya da rezil olacaktık.Одно из двух: либо мы будем согласны, либо нам здесь придется очень плохо.
Antcontrib, bu sorunu çözmeye yarayan bir değişken görev sunmaktadır.يوفر Antcontrib مهمة متغيرة لحل هذه المشكلة.
Elbise askısı - Giyisileri asmaya yarayan alet.الكرته: أداة تساعد في لبس الحذاء.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?قال: ثمَّ أيٌّ؟ قال: "الْجِهَادُ فِي سَبِيلِ اللهِ".
Palamar, gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halattır.البحر الأحمر أو بحر القُلْزُم أو البحر التهامي أو بحر الحبشة.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.جهاز البارومتر وهو مقياس للضغط الجوي.
Bu basit program, birçok işe yarayabilir.بعض هذه الألائل قد تكون نافعة.
Bunlar neye yarayacaktı bilmiyorum.Eu não sei para que servem.
Sistem Dinamiği karmaşık sistemlerin zaman içindeki davranışlarını anlamaya yarayan bir yaklaşımdır.Dinâmica de Sistemas é uma abordagem para entender o comportamento de sistemas complexos no tempo.
Helikopterde işine yarayacak ilk yardım çantası bulur.Ela carrega uma caixa de primeiros socorros consigo.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?"Quando se abaterem, dirás: Haja exaltação!
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Estes eram provavelmente inúteis na luta.
Medyayı oynat Değirmen, tahılları öğütmeye yarayan araçlardan biridir.Porco Mecânico é um porco que dá upgrade à veículos.
Barometre, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alet.Barometer om de luchtdruk te meten.
Eve ise onlara şöyle der: "Bu neye yarayacak?Over zijn vertrek zei Spruyt: "Ik ben zwaar teleurgesteld in wat er is bereikt.
Oyun, her oyuncunun uygarlık seviyelerini yükseltmeye yarayan birçok teknoloji barındırır.EE2 heeft technologieën om elke speler zijn beschaving te verbeteren.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Vrouwen bidden op de achterste plaatsen of op een verhoogde plaats.
TARDIS'in kapılarını açmaya yarayan anahtar.Sleutel van de nacht, die dient om deze poorten te openen.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır.Meetgereedschap is gereedschap om een natuurkundige grootheid mee te meten.
Gini katsayısı, bir ülkede milli gelirin dağılımının eşit olup olmadığını ölçmeye yarayan bir katsayıdır.Dit manifest stelt dat we in een wereld leven waarin de economische middelen zeer ongelijk verdeeld zijn.
El feneri - Işık vermeye yarayan bir el aleti.Hand apparaat (hand device) Een apparaat dat om de hand gedragen moet worden.
İp bükmeye yarayan bu çıkrıklarıda satarlarmış.Dit zijn nu eens géén boeken die ik moet verkopen.
Gelecekte gerçekleşecek olayları anlatmaya yarayan zamandır.Het verleden diende om situaties in het heden te kunnen verklaren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod