Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.E so per certo che funzionerebbe.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Ik weet zeker dat dit zal werken.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.I wiem na pewno, że to zadziała.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Je suis certain que cela fonctionnera.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.나는 이 방법이 효과가 있을 것이라고 확신한다.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Saya tahu pasti bahwa itu akan berhasil.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Şi stiu sigur că ar funcţiona.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Und ich weiß sicher, dass es funktionieren wird.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Và tôi biết chắc chắn ràng nó sẽ hoạt động.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.Y sé que funcionaría.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.И знам със сигурност, ще това ще сработи.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.И я точно знаю, что это сработает.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.ואני יודע בודאות שזה יעבוד.
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.وأنا متاكد أن هذه الطريقة سوف تنجح
Ve bunun kesinlikle işe yarayacağını biliyorum.副作用がないわけではありません しかし必ず効果が得られます
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Iar noi am crezut că avem o metodologie foarte solidă care ar putea funcţiona...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...그리고 우리는 매우 확실한 방법론을 확보했고, 통할 것이라 확신했습니다.
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Maar we geloofden in onze manier van werken.
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Nhưng chúng tôi tin rằng chúng tôi có một phương pháp vững chắc và có thể thực hiện.
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Nous croyons que nous avions là une méthodologie robuste qui avait des chances de fonctionner ...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Pensavamo che la nostra metodologia fosse solida e che avrebbe funzionato...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Wierzyliśmy, że mamy solidne, teoretyczne podstawy, które mogą zadziałać...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Y creíamos que nuestra metodología era muy sólida que podría funcionar...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Και εμείς πιστεύαμε πως είχαμε μία πολύ ισχυρή μεθοδολογία η οποία πιθανώς θα δούλευε ...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...А мы верили, что у нас есть очень надежная методология, которая, возможно, сработает ...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...Вярвахме, че имаме стабилна методика, която може да проработи...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...І ми вірили, що в нас була дуже надійна методологія, що повинна спрацювати...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...אך האמנו שיש לנו מתודולוגיה מוצקה שכנראה תעבוד ...
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...وكنا نعتقد أن لدينا منهجية صلبة للغاية التي رب ...ربما ستعمل..
Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...と信じていましたがー 彼らは口約束以外に-
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.A lidé, kteří přijdou s nápadem, který je pozoruhodný, častěji využijí toho, aby design pracoval pro ně.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.As pessoas que inventaram qualquer coisa notável normalmente conseguem pôr o "design" a trabalhar para elas.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.E chi se ne esce con roba notevole, riesce più spesso a mettere il design al suo servizio.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.En de mensen die opmerkelijke dingen bedenken vinden vaker wel dan niet hoe het design voor hun kan werken.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.In ljudje, ki so si izmislili izjemne stvari, pogosto ugotovijo, kako narediti dizajn, ki bo delal za njih.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.제품의 혁신을 외치는 사람들 중에 간간히 디자인이 얼마나 중요한지 간과하는 경우가 있는데, 이는 매우 큰 실수입니다.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Ludzie tworzący takie nadzwyczajne rzeczy często po prostu nie znajdują zastosowania w tym, co już istnieje
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Och människor som kommer på anmärkningsvära saker kommer nästan alltid på hur de skall utnyttja design.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Và thường thì người ta nảy ra những ý tưởng xuất sắc hơn là tìm ra cách xay dựng ý tưởng
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.А люди, приходящие с выдающимися идеями чаще всего не понимают, как заставить дизайн работать на них.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.Хората, на които им хрумват забележителни идеи по-често успяват да се възползват от дизайна.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.והאנשים שממציאים דברים יוצאים מהכלל מוצאים לרוב דרך לכך שהעיצוב יעזור להם.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.والناس الذين يتوصلون للأشياء التي هي ملحوظة في الغالب لا يعرفون كيفية وضع تصميم ناجح بالنسبة لهم.
Ve dikkate değer şeylerle piyasaya çıkan insanlar genellikle işe yarayacak olan tasarımı bulamazlar.うまく機能してくれるデザインを思いつきます。 2番目。最も危険なことは安全を選ぶことです。
Ve düşündüm ki gerçekten -- (Kahkahalar) Bu cidden işe yarayabilir diye düşündüm, bir şans daha verelim.I myślę, że naprawdę -- (śmiech) naprawdę mogłoby się udać.
Ve düşündüm ki gerçekten -- (Kahkahalar) Bu cidden işe yarayabilir diye düşündüm, bir şans daha verelim.Y realmente pensé -- (Risas) pensé que realmente resultaría, el darle otra oportunidad.
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,A ak to vyjde, čo pevne verím, že áno,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,A jestli to přinese ovoce, a jsem si naprosto jistý, že ano,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Als dat slaagt
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,E se funziona, e sono fiducioso che funzionerà,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Jeśli to się rozwinie, a jestem pewien, że tak,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,제가 확신하는 바와 같이 이 테스트가 성공적으로 완료되면
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Si ça fonctionne bien, ce dont je ne doute pas,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Şi dacă reuşeşte, iar eu am toată încrederea că va reuşi,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Si eso sale bien, y tengo plena confianza en que así será,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,Và nếu nó thành công, điều mà tôi rất tự tin là có thể,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,И ако това сполучи, което съм сигурен, че ще стане,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,И если всё удастся, в чем я абсолютно уверен,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,ואם זה יצליח, מה שאני בטוח שיקרה,
Ve eğer işe yararsa, ki yarayacağına her türlü güvenim var,وإذا أدى النتيجة المرجوة، وعندي كل الثقة بأنه سيفعل،