yarayı ile cümle
yarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.أنا أول مرة لاحظت الجرح على رأسه قبل أن إأترجل من عربتي، نبضات الدماغ تبدو واضحة للغاية.
Orada Lilly, Vali'ye yaptıkları için teşekkür eder ve Vali'nin kafasına aldığı bir yarayı iyileştirir.Lilly agradece por ele ter se arriscado por sua família, e limpa um ferimento que ele recebeu na cabeça.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Skids loukkaantui ja hoist korjasi häntä.
Bu taktiğin işe yarayıp yaramadığı tam öğrenilemedi.この戦術が実用的なものでなかったことはすぐ明らかになった。
Oyuncu yaralandığında yara kanamaya başlıyor ve yarayı sarana kadar kanamaya devam ediyor.Раната все още е леко отворена, когато състезанието започва, и кърви по време на Тура.
Egzamalıların rahat etmek için almaları gereken önlemlerin başında yarayı kaşımamak gelir.Важно: Начинаещите трябва много да внимават да не се наранят.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Azucena ga je našla i izliječila mu rane.
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.Jej zranenia boli natoľko vážne, že sa nikdy neprebudila z kómy.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Aber wir konnten herausfinden, ob es für Humberto funktionieren würde.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Dar puteam vedea daca va functiona la Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.하지만 훔베르토에게는 효과적이었는지 확인할 수 있었습니다.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Ma abbiamo potuto vedere se avrebbe funzionato per Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Mais nous pourrions voir si ça allait marcher pour Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Nhưng chúng tôi có thể nhận thấy nosddax có tác dụng với HUmberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Pero podiamos ver si es que iba a funcionar para Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Todos os clínicos aqui vão falar da potência do teste e do desvio padrão.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.We konden wel zien of het ging werken voor Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Но можехме да видим дали ще подейства за умберто.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.Но мы смогли увидеть, будет ли это работать в случае с Умберто.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.لكننا استطعنا أن نرى فيما إذا كان هذا سينفع لهمبيرتو .
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.ご参加の臨床医の方々は 威力やら標準偏差やらについて
- Ama yarayı temizlemek lazım.- De ki kell tisztítani a sebet.
- Ama yarayı temizlemek lazım. - Hm, yara iltihap ka..Tapi aku harus bersihkan lukamu./ Ada peradangan luka.
- Ama yarayı temizlemek lazım. - Hm, yara iltihap ka...אבל צריך לנקות את הפצעים .או, פצע מכוער -
- Ama yarayı temizlemek lazım. - Hm, yara iltihap ka..يجب تنظيف الجرح فحسب - ... عجبي ، جرح بشع . ملتهب -
- Ama yarayı temizlemek lazım.Maar ik moet de wond reinigen.
- Ama yarayı temizlemek lazım.- Men jag måste tvätta såret.
- Ama yarayı temizlemek lazım.- Men jeg skal rense såret.
- Ama yarayı temizlemek lazım.- Pero tengo que limpiar la herida.
- Ama yarayı temizlemek lazım.- Αλλά πρέπει να καθαριστεί.
- Ama yarayı temizlemek lazım.- Но аз трябва да се почисти раната.
- Ama yarayı temizlemek lazım.Само трябва де се почисти. Оуу. Гадост.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Ich wusste nie wirklich, ob es funktioniert hat.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Ik heb nooit echt geweten of het werkte.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Je n'ai jamais vraiment su si ça a marché.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.저는 결코 그것이 효과가 있었는지 알지 못했습니다.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Nigdy nie dowiedziałem się czy zadziałał.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Non ho mai saputo se avesse funzionato.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Nu am stiut niciodata daca va functiona.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Nunca supe con seguridad si funcionó o no.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Tôi không hề biết liệu nó có thành công hay không.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Всъщност така и не разбрах дали е подействала.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.Я никогда не узнал наверняка, сработало ли это для него.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.את העבודה הזו, ואף פעם לא באמת ידעתי.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.أنا لم أعلم اطلاقا فيما إذا نجحت .
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.私は1億もの細胞を
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Bạn có thể nhìn vào lịch sử và sẽ thấy viện trợ có đem lại điều tốt đẹp hay không?
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Kanske tittar du på historien och ser om det har gjort någon nytta.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.하지만 지난 날을 돌아볼 때 그런 원조는 소용이 없었습니다.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Misschien kijk je naar het verleden om te zien of het iets heeft uitgehaald.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Może zapytacie: "Czy to coś pomogło?"
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Mungkin anda memandang masa lalu dan melihat apakah dana bantuan itu telah membuat perubahan yang baik.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Peut-être que vous regardez le passé et voyez si cela a eu des effets positifs.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Poate că vă uitaţi în trecut şi vedeţi dacă a fost de folos.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Può essere che guardando al passato vediate che non è stato fatto niente di buono.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Talán a múltba tekintve látjuk történt-e bármi jó?
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Talvez olhem para o passado e pensem: Serviu para alguma coisa?
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Tal vez vemos al pasado y vemos si ha hecho algún bien.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Vielleicht schaut ihr zurück und fragt euch ob es was gebracht hat.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Возможно, вы оглянетесь в прошлое и посмотрите, принесло ли это какую-то пользу.
İlgili Sayfalar