yarayı ile cümle
yarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Adam bu tür yarayı tedavi etmeye alışkındı.The man was used to treating this kind of wound.
Bunun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.It is doubtful whether this will work.
Bu metodun işe yarayıp yaramayacağı şüpheli.It is doubtful whether this method will work.
O bir bandaj koymadan önce yarayı temizledi.He cleansed the wound before putting on a bandage.
Sorun planın işe yarayıp yaramayacağıdır.The problem is whether the plan will work.
Çabalarımın işe yarayıp yaramayacağını merak ediyorum.I wonder if my efforts will pay off.
Bunun işe yarayıp yaramayacağından ben bile emin değilim.I'm not even sure if that would help or not.
İlacın işe yarayıp yaramayacağı belirsizdir.Whether the medicine will work or not is uncertain.
Yarayı hemen bandajlasan iyi olur.You'd better bandage the wound at once.
Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum.I wonder if this really works.
O, yarayı bandajladı.She bandaged the wound.
Bu yarayı nerede aldın?Where did you get that scar?
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Bunu işe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum.I don't know if it's going to work.
Neden bu ilacı birkaç gün almıyorsun ve İşe yarayıp yaramadığını görelim.Why don't you take this medicine for a few days and let's see if it works?
Yaptırımların işe yarayıp yaramayacağından şüpheliyim.I doubt if sanctions will work.
Bunun işe yarayıp yaramadığını görelim.Let's see if it works.
Bunu sadece deneyelim ve işe yarayıp yaramadığını görelim.Let's just try it and see if it works.
"Ben yarayı incelemem gerekiyor" dedi doktor."I need to inspect the wound," said the doctor.
Yarayı sabun ve su ile yıkayın.Wash the wound with soap and water.
Yarayı sabun ve su ile yıka.Wash the wound with soap and water.
"O yarayı nasıl aldın?" "Uzun bir hikaye.""How did you get that scar?" "It's a long story."
O yarayı nasıl aldın?How did you get that scar?
Bunun işe yarayıp yaramayacağını bilmiyorum.I don't know whether it's going to work.
Doktor yarayı yaktı.The doctor cauterised the wound.
Yarayı bu antiseptik ile yıkayın.Wash his wound with this antiseptic.
Paramedik, Tom'un gömleğini yırtarak açtı ve yarayı inceledi.The paramedic ripped open Tom's shirt and took a look at the wound.
Çenendeki o yarayı nasıl aldın?How did you get that scar on your chin?
Lütfen yarayı gösterin.Please show me the wound.
İşe yarayıp yaramadığını neden görmüyoruz?Why don't we see if it works?
Şu yarayı halledelim.Let's take care of this wound.
Giuseppe Garibaldi'yi 28 Ağustos'ta Aspromonte'de onun ayağındaki bir yarayı tedavi etti.He treated Giuseppe Garibaldi for an injury to his foot sustained at Aspromonte on 28 August.
Açık yaralar, yarayı oluşturan nesneye göre sınıflandırılabilir.Forensic doctors agreed that the wound could indeed be self-inflicted.
Bu saat 4'ün işe yarayıp yaramayacaığını şimdilik bilmiyorum.I don't know if this 4 o'clock is useful yet.
Karara varmak ile kastettiğim şey tüm kararlarınızı denemeniz ve işe yarayıp yaramadığını görmeniz.Arriving at decisions meaning put all your decisions to test, see if they work.
Bir yaralanmadan sonra da, kan damarları kabuğun altında gelişip, yarayı tedavi ediyorlar.And after injury, blood vessels actually have to grow under the scab in order to heal a wound.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Maybe you look at the past and see. Has it done any good?
Bunun işe yarayıp yaramayacağını öğrenmemize yardım edebilirsiniz.You can help figure it out.
Yarayı tut. -Tamam, tutuyorum.Cribbs?
Yarayı tut. Doktor. Doktor.Keep firing...
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.See that it will not work.
Burada tarayıcının ileri geri giderek yarayı taradığını görebilirsiniz.Here's the scanner going through, scanning the wound.
Benim bilmek istediğim şey, aşının işe yarayıp yaramadığı.The one thing I would want to know is the vaccine working?
Merak ettiğiniz başka bir şey de işe yarayıp yaramadığıdır.Another thing you might wonder about is, does it work?
Burada toplam 625 kişiyiz ve hepimiz ömür boyu bu yarayı taşıyacağız.There's 625 of us in this room. We're going to be scarred for life.
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.And they said, you know, "Jamie, PLM, can you guys tell us whether this works or not?"
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.I can't say whether lithium works in all ALS patients, but I can say whether it works in Humberto.
Ama Humberto için işe yarayıp yaramayacağını öngördük.But we could see whether it was going to work for Humberto.
Asla işe yarayıp yaramadığını bilemedim.I never really knew whether it worked.
- Ama yarayı temizlemek lazım.The wound just have to be cleaned. - Ooh.
Hedef eğrilerimizi tutturup işe yarayıp yaramadığını görürsek her sene bunu tekrarlayabiliriz.If it works well, we might even do it anually, just to keep the head of the curve.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar. Hayır.They stimulated her gums with a toothpick, to see if that was doing it.
Ki Allah amellerinizi barışa/hayra yarayışlı kılsın, günahlarınızı affetsin.and He will set right your deeds for you and will forgive you your sins.
Kanayan bir yarayı tedavi etmenin ilk adımı kanamayı durdurmaktır.Bei der Erstversorgung einer blutenden Wunde geht es zunächst um die Blutstillung.
Yarayı iyileştirmek, öç almaktan iyi değil mi?Ne vaut-il donc pas mieux guérir une blessure plutôt que de la venger ?
Lütfen yarayı gösterin.Por favor, muéstreme la herida.
Giuseppe Garibaldi'yi 28 Ağustos'ta Aspromonte'de onun ayağındaki bir yarayı tedavi etti.Curó a Giuseppe Garibaldi en Aspromonte de una herida en el pie el 28 de agosto de ese año.
Spike ise, belkemiğinde oluşan yarayı gizlice tedavi eder.Spike va a su cripta claramente afectado.
Bir kişideki her türlü yarayı iyileştirir.Guarisce alcune ferite.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Андрюша вылечил его и сделал крепче.
İlgili Sayfalar